bayrak bayrak

(*SİTE İÇİ COĞRAFYA KONULARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ*)

COĞRAFYACI - Blogcu




COĞRAFYACI

ENGİN ŞALLI BURSA-ORHANGAZİ ÇOK PROGRAMLI LİSESİ COĞRAFYA ÖĞRETMENİ

5/11/2009 - 1780 BÜYÜK KASIRGASI

Kategori: Cografya 10

1780 BÜYÜK KASIRGASI

 

Oluşma

10 Ekim, 1780 

Dağılma

19 Ekim, 1780 

Ölüm

22.000 doğrudan
(tüm zamanların en ölümcül
Atlantik kasırgası)

Etkilenen
alanlar

Küçük Antiller, Florida, Georgia

 

1780 Büyük Kasırgası Atlantik'in gelmiş geçmiş en ölümcül tropikal kasırgası olarak kabul edilir. Fırtınanın Küçük Antiller'den Barbados, Martinique ve Sint Eustatius'u 10-16 Ekim  tarihleri arasında vurması sonucu yaklaşık 22.000 kişi ölmüştür. Binlerce ölü kıyıdan uzakta ortaya çıkmıştır. Mitch Kasırgası ise 1998 Atlantik kasırgası sezonunda Honduras ve çevresinde 11.000-18.000 kişinin ölümüne yol açmıştır. 1780 fırtınasındaki ölü sayısı yalnız başına, diğer tüm Atlantik kasırgalarının 10 yıllık zaman aralıklarındaki toplamlarından daha fazladır.

 

Kasırga Karayipleri Amerikan Devrimi'nin tam ortasında vurmuştur, ve bölgeyi kontrol eden Britanyalı ve Fransız donanmalarının büyük kayıplar vermesine neden olmuştur.

 

Tesir ve Fırtına Geçmişi

 

Büyük Kasırga Barbados yakınlarında 10-12 Ekim 1780 tarihleri arasında iki gün kadar kalarak, 4.326 kişinin ölümüne neden olmuştur. Fırtına birçok ağacı yıkmış, adanın yapısını değiştirmiş, düzinelerce balıkçı botunun geri dönmesini engelleyerek birçok kişinin ölümüne sebep olmuştur. Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.

 

Britanyalı Amiral George Rodney fırtınadan sonra New York'a gelmiş, Barbados'da bıraktığı on iki savaş gemisinden 8 tanesinin tamamen kaybolduğunu ve birçok mürettebatının boğulduğunu görmüştür. Fırtına ayrıca onun komutası altındaki donanmanın da dağılmasına ve hasar görmesine neden olmuştur.

 

Fırtına Martinique'de dokuz bin kişinin ölümüne sebep olmuştur. Aynı zamanda Lesser Antilles'de, birkaç bin İspanyol, Hollandalı, Britanyalı ve Fransız donanmasında bulunan denizcinin ölümüne sebep olmuştur. Saint Lucia dahil birçok adada da birçok kişinin de hayatını almıştır.

 

Sint Eustatius'da dört-beş bin kişinin ölümüne neden olmuştur, daha sonra fırtına Porto Riko'nun güneybatı köşesinden kuzeybatıya doğru harekete geçmiştir.

 

Kasırga yaklaşık 16 Ekim tarihinde Haiti ve Dominik Cumhuriyeti'nin bulunduğu adaların doğusuna ve kuzeyine geçmiş ve yaklaşık olarak 17 Ekim tarihinde Florida'ya ulaşmıştır. Charleston, Güney Carolina'da kuvvetli rüzgarlar oluşturmaya devam etmiştir. Bazı kaynaklar Haiti'nin kuzeyinde 16-18 Ekim'de Yengeç Dönencesi'nde merkezinin geriye ve aşağıya doğru kaydığını söylemektedirler; diğerleri ise fırtınanın Florida'ya daha fazla yakınlaştığını söylemektedirler.

 

Londra'da bulunan Lloyd's List dergisi fırtına hakkında ilk bilgiyi 19 Aralık sayısında yayımlamıştır ve ek bilgileri Nisan 1781 tarihine kadar yayımlamaya devam etmiştir.

 

http://tr.wikipedia.org/

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

25/10/2009 - HUGO KASIRGASI

Kategori: Cografya 10

HUGO KASIRGASI

 

Hugo Kasırgası 1989 Eylül ayında, Saffir-Simpson Kasırga Ölçeğine göre 5 şiddetinde; Guadeloupe, Montserrat, Porto Riko, St. Croix, Güney Carolina ve Kuzey Carolina'yı vuran ve 82 kişinin ölümüne ve 56.000 kişinin evsiz kalmasına neden olan kasırgadır.

 

Hugo, Afrika'nın kıyılarından 9 Eylül'de ayrılan tropikal bir dalgadan köken aldı. Fırtına batı kıyılarını izleyip, 11'inde tropikal bir fırtınaya ve 13'ünde bir kasırgaya dönüştü ve Birleşik Devletler'e doğru yol almaya başladı. İlk kez Güney Karolina'da 4 şiddetindeyken görüldü.

 

Kasırga, ozamana kadar kaydedilmiş en yıkıcı kasırgalardan biri olan Frederic Kasırga'sını geçerek 10 milyar dolar hasara yol açmıştır. Hugo, üç yıl sonrasında Andrew Kasırgasınca geçilmiş, sonrasında ise 2005'de meydana gelen Katrina Kasırgası da bunları sollamıştır.

 

Fırtınanın kaynağı

 

Hugo'nun kaynağı 9 Eylül'de Afrika kıyılarını terkeden fırtınaların toplanmasıyla oluşan bir kümeydi.Hugo, batı kıyılarını izlerken durmadan güçlenerek 11'inde tropikal bir fırtınaya ve 13'ünde kasırgaya dönüştü.Hugo, şiddetli zirvesine Porto Riko'nun batısından bir kaç yüz mil uzaktayken ulaştı. daha kuzey/kuzeybatı yönüne doğru yöneldi ve bu sırada hala şiddetini arttırmaya devam ediyordu. 17'sinde Hugo'nun yönü Guadeloupe üzerindeydi. Bundan kısa süre sonra, Hugo kuzey/kuzey-batı yönünde hızlandı ve 19'unda Porto Riko'nun kuzeyinde konumlandı. Kuzey kıyılarını bir süre daha izlemeye başladı, Birleşik Devletler'e doğru yol alan alçak basınç sistemiyle ilişkilendilirilen bir yönde sonuçlandığında 21'inde Hugo Florida'nın doğusuna birkaç yüz mil kala konumlandı. Hugo kuzeybatıya doğru yöneldi ve Saffir-Simpson Kasırga Ölçeğine göre 4 şiddetiyle Güney Karolina'da Eylül'ün 22'sinde görüldü. Fırtına, karaya doru devam etti ve bu günün ertesinde tropikal fırtınaya dönüşerek zayıfladı. Fırtına etkisini azaltarak karaya doğru devam etti ve Eylül'ün 23'ünde geçiş zayıflamasını yapmaktaydı.

Hazırlıklar

 

Savannah şehri, Hugo'nun önceden beklenmesiyle boşaltıldı ama burada fırtının yıldırım sağanaklarından ve sınırlı etkisinden daha fazlası görülmedi. Hugo Savannah'ı vurduğunda, 1898 Atlantik fırtına mevsiminden beri Georgia'da görülen ilk fırtına oldu.

 

Güney Karolina valisi Carroll Campbell fırtınanın ilerlemesiyle şehrin boşaltılması kararını verdi; bu çoğu hayatın kurtulmasını sağladı.

 

 

 Dosya:Hurricane Hugo mobile home damage.jpg

 

 Dosya:Hurricane Hugo beach front damage.jpg

http://tr.wikipedia.org/

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/10/2009 - KIZILIRMAK

Kategori: Cografya 10

KIZILIRMAK

 

Kaynak

İç Anadolu, Türkiye

Ağız

Karadeniz

Havza ülkeleri

Türkiye

Uzunluk

1.355 km

Kaynak rakımı

2.000 m

 

Kızılırmak Nehri Türkiye topraklarından doğarak yine, Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Uzunluğu 1.355 km’dir. Deniz taşımacılığı için kullanılmaz. Başlıca kolları Delice Irmağı, Devrez ve Gökırmak’tır.

 

Nehir, İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ 'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39,8° Kuzey 38,8° Doğu noktasından doğar,ilk önce batı ve güney batıya 38,7° Kuzey 34,8° Doğu ya kadar akar ,daha sonra yay şeklinde biçimlenir.İlkin batıya ,daha sonra kuzey doğudaki Tuz Gölü'nü geçerek kuzey batıya akar.Daha sonra kuzey ve kuzey doğuya yönelir.Burada Delice Irmağı ile 40.47° Doğu 34.14° Batı noktasında birleşir.Sonra zigzaglar çizerek kuzey batıya akar.41.10° Doğu 34.42° Batı da Devrez Nehri ile birlikte akar.Ve Kuzey doğuya doğru döner .Sonuçta Karadeniz'e 41.72° Kuzey 35.95° Doğu noktasında boşalır. Sırasıyla Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Çankırı, Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu'ndan Karadeniz'e ulaşır.

 

Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Temmuz ve Şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir, Mart ayında hızla kabarmaya başlar ve Nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. Ortalama debisi 184 m³/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18,4 m³/sn’ye ve en çok 1.673 m3/sn.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir.

 

Nehir üzerine 7 baraj yapılmıştır. Bunlar Kayseri ilinde Sarıoğlan, Ankara yakınlarındaki Kesikköprü, Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. Nehir üzerine son olarak Obruk Barajı yapılarak 2007 yılı içerisinde su tutumuna başlanılmıştır.

 

İrili ufaklı birçok gölün bulunduğu Kızılırmak Deltası, Türkiye'nin Karadeniz kıyısında özelliğini büyük ölçüde koruyabilmiş en önemli sulak alanlarından biridir. 321 kuş türünün bulunduğu delta bitkiler bakımından da öneme sahiptir. Deltanın doğu tarafında ülkemizin nadir su basar ormanlarından Geleriç Ormanı bulunur.

 

Adını suyunun renginden alan, antikçağda ise tuzlu akarsu anlamına gelen Halys adıyla anılan Kızılırmak, Anadolu'da kurulmuş medeniyetlere hep ev sahipliği yapmış. Bugün Kızılırmak Vadisi'nde tarihin her dönemine ait izler bulmak mümkün; kaya mezarları ve yerleşimleri, farklı medeniyetlere ait kaleler, köprüler ve daha pek çok iz.

 

Kızılırmak ve yaşam verdiği kentler

Akaçlama alanı üzerinde yaşam verdiği ilçe ve merkez ilçe sayısı 11 ilde 45 tanedir. En çok sayıda kentin kurulmasına neden olduğu bölgesi Çorum İl sınırları içerisinde kalan kısmı olup burada 10 adet kentin varlık bulmasını sağlamıştır. 45 adet kentin yalnızca 24 tanesi Sivas, Kırıkkale ve Çorum illerindedir.

 

Iralama alan çığırında yer alan ilçe ve merkez ilçe belediyeleri (11 ilde 45 adet); sıralama çoktan aza doğru yapılmıştır:

 

Çorum ilinde 10 adet: Kargı, Osmancık, Dodurga, Laçin, Oğuzlar, Çorum, İskilip, Uğurludağ, Bayat, Sungurlu

Kırıkkale ilinde 7 adet: Sulakyurt, Bahşılı, Yahşihan, Kırıkkale, Keskin, Karakeçili, Çelebi

Sivas ilinde 7 adet: Gemerek, Şarkışla, Yıldızeli, Sivas, Hafik, Zara, İmranlı

Kayseri ilinde 5 adet: İncesu, Kayseri, Felahiye, Özvatan, Sarıoğlan,

Ankara ilinde 4 adet: Kalecik, Bala, Şereflikoçhisar, Evren

Kırşehir ilinde 3 adet: Kaman, Kırşehir, Mucur

Nevşehir ilinde 3 adet: Gülşehir, Avanos, Ürgüp

Sinop ilinde 2 adet: Durağan, Saraydüzü,

Samsun ilinde 2 adet: Bafra, Vezirköprü

Çankırı ilinde 1 adet: Kızılırmak,

Aksaray ilinde 1 adet: Sarıyahşi


Bu kentlerin bazıları zaman içinde yapılan baraj göletleri nedeniyle Kızılırmak ile sınır olmuşlardır; Sarıyahşi, Bahşılı gibi.

 

Doğal yaşam

Aşağı Kızılırmak ıralaması üzerinde sayılan alanlarda:

 1- Güvercinlik Göleti

 2- Cevizlik Göleti

 3- Gamlık Deresi

 4- Dereköy Göleti

 5- İstavloz Çayı

 6- Uluçay (Vezirköprü)

 7- Narlı Göleti

 8- Altınkaya Baraj Gölü

 9- Eser Çayı

 10- Ağacalan Çayı

 11- Derbent Baraj Gölü

 12- İlyaslı Çayı

 13- Cemal Deresi

 14- Kaynatma Deresi

 15- Kızılırmak; olmak üzere Haziran 2003 ila Eylül 2005 tarihleri arasında Prof. Dr. Nazmi Polat ve arkadaşları; Selma Uğurlu, Şevket Kandemir tarafından yapılan bilimsel çalışmalarda; 10 familyaya ait (Anguillidae, Atherinidae, Balitoridae, Cyprinidae, Gobiidae, Percidae, Poecilidae, Salmonidae, Siluridae, Syngnathidae) 22 tür ve 3 alttür teşhis edilmiştir.

 

  • Familya: Anguillidae

Anguilla anguilla (Linnaeus, 1758)

  • Familya: Atherinidae

Atherina boyeri (Risso, 1810)

  • Familya: Balitoridae

Oxynoemacheilus eregliensis (Banarescu&Nalbant 1978) Endemik tür

Barbatula kosswigi (Erk’akan ve Kuru, 1986)

Oxynoemacheilus banarescui (Delmastro, 1982)

  • Familya: Cyprinidae

Alburnoides bipunctatus (Bloch,1782)

Alburnus chalcoides (Güldenstädt, 1772)

Barbus tauricus (Kessler, 1877)

Capoeta sieboldii (Steindachner, 1864)

Carassius auratus auratus (Linnaeus, 1758)

Chondrostoma angorense (Elvira, 1987)

Cyprinus carpio (Linnaeus, 1758)

Squalius cephalus (Linnaeus, 1758)

Tinca tinca (Linnaeus, 1758)

  • Familya: Gobiidae

Neogobius fluviatilis (Pallas, 1814)

Neogobius melanostomus (Pallas, 1814)

  • Familya: Percidae

Perca fluviatilis (Linnaeus, 1758)

Sander lucioperca (Linnaeus, 1758)

  • Familya: Poecilidae

Gambusia holbrooki (Girard, 1859)

  • Familya: Salmonidae

Salmo trutta labrax (Pallas, 1814)

Oncorhynchus mykiss (Walbaum, 1792)

  • Familya: Siluridae

Silurus glanis (Linnaeus, 1758)

  • Familya: Syngnathidae

Syngnathus abaster (Risso, 1827)

Syngnathus acus (Linnaeus, 1758)

 

Eski Zamanlarda

Hititler onu Marassantiya Nehri olarak söylüyorlardı..Hitit ülkesinin sınırlarını şekillendiriyordu.Hitit İmparatorluğunun çekirdeği idi.Klasik eski zamanlarda Ön Asya ve Asya' nın geri kalanı arasında bir sınır idi.M.Ö.28 Mayıs 585 yılında Medler ile Lidyalılar arasında yapılan "Battle of Hallys" Kızılırmak Savaşı burada olmuştur.Önceleri Lidya'lılar ve Pers'ler arasında bir sınırdı.Lidya'lı Croesus sınırı geçip Pers'lere (Pers Kralı Cyrus II) hücüm etti ve bu savaşta M.Ö.547 yenildi.Böylece Pers'ler sınırlarını Ege Denizi'ne genişletti.

 

 Dosya:Taybi Ovasi Kızılırmak.jpg

İskilip Ovasından Kızılırmak

 

 Dosya:Toklumen004.jpg

Toklumen - Hirfanlı Baraj göletinden

 

 Dosya:Toklumen007.jpg

Toklumen - Hirfanlı Baraj göletinden

 

 Dosya:Toklumen011.jpg

Toklumen - Hirfanlı Baraj göletinden Toklumen görüntüsü

 

http://tr.wikipedia.org/

 

 

 

 

 

 

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

13/9/2009 - SIĞLA AĞACI

Kategori: Cografya 10

SIĞLA AĞACI

 Dosya:Liquidambar-styraciflua-foliage.jpg

Amerika sığla ağacı (Liquidambar styraciflua)

Bilimsel sınıflandırma

Alem:

Plantae (Bitkiler)

Bölüm:

Magnoliophyta
(Kapalı tohumlular)

Sınıf:

Magnoliopsida
(İki çenekliler)

Takım:

Saxifragales

Familya:

Altingiaceae (Acıfındıkgiller)

Cins:

Liquidambar
L.

Diğer adları

Günlük ağacı, Sığala ağacı

 

Sığla ağacı, Altingiaceae familyasından günümüzde sadece Anadolu, Amerika ve Çin'de doğal olarak yayılış gösteren Liquidambar cinsine ait türlerin ortak adı.

 

Özellikleri

 

25-40 m'ye kadar boylanan yaprak döken kalın dallı ve geniş tepeli bir ağaçtır. İlk bakışta çınara benzer. Yaşlandıkça, kabuğu koyulaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır. Elsi loplu yapraklar sürgünlere sarmal dizilmiştir.

 

Çiçekler küçüktür. Çiçek kurulu 1-2 cm çapında olup küre şeklinde çok sayıda çiçek kümesini bulundurur.

 

Meyve 2-4 cm çapında çok sayıda kapsülden oluşur ve içerisinde çok miktarda tohum bulunur. Gövdesinden çıkarılan balzam kozmetik ve eczacılıkta kullanılır. Gövdesinden çıkarılan bu balzam kapsül halinde bitkisel besin takviyesi olarak da kullanılmaktadır.

 

 Dosya:Liquidambar styraciflua0.jpg

 

Dağılımları

 

İlk bulunan Liguidambar poleni ve paleosen devrinde, Kafkasya'nın ve Türkmenistan'ın (Hazar Denizi'nin doğusunda) maden yataklarında ve benzeri yerlerde bulunmuştur. En eski yıllara ait Liguidambar polenleri paleosen'de Sibirya ve Kafkasya'da, alt Oligosen depositelerinde Rusya ve Uzakdoğu'da bulunması bu cinsin jeolojik devirlerde bütün Kuzeydoğu Asya'da geniş yayılış gösterdiğine işaret sayılmaktadır Weyland (1964). Tersiyer ve Tebeşir'de geniş yayılış gösterirken, bugun sahasının çok sınırlı olmasını uzun zamanın etkilerine bağlamaktadır. Szafer (1947) Karpatların kuzey eteklerinde, Depape(1923) aşağı Rhono vadisinde Tersiyer zamanından kalma Liguidambar cinsine ait fosilleri tespit etmişlerdir.

 

Dosya:Liquidambar-styraciflua-fruit.jpg 

Meyve çok sayıda kapsülden oluşur.

 

Türleri

 

 

http://tr.wikipedia.org/

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/8/2009 - NİJER NEHRİ

Kategori: Cografya 10

NİJER NEHRİ

Kaynak

Gine

Ağız

Gine Körfezi

Havza ülkeleri

 Gine,Mali,Nijer,Nijerya

Uzunluk

4.184 km

Havza alanı

2.261.763 km2


Nijer Nehri, 4.000 kilometreyi aşan uzunluğuyla Batı Afrika'daki en büyük nehirdir. Gine, Mali, Nijer ülkelerinden geçerek Benin - Nijerya sınırının bir kısmını oluşturur ve Nijerya topraklarına sokularak bir delta yapar ve Atlas Okyanusu'nun bir kolu olan Gine Körfezi'ne sularını boşaltır. Doğduğu kaynaktan döküldüğü yerin doğrultusu bir hilâli andırır.

 

Nehrin adının kaynağı

 

Nijer Nehri, adını zannedildiği gibi Nijer ve Nijerya gibi ülkelerden almamıştır. Aksine bu ülkeler adlarını bu nehirden alır. Nehrin adının nereden geldiğini gösteren kesin hiçbir kaynak bulunmaz. Her ne kadar elde bir kanıt olmasa da nehrin adının Latince'de kara anlamına gelen Niger sözcüğünden geldiği genel olarak kabul edilen varsayımdır. Bunun yanında bu yörelere ilk ayak basan Portekizli kâşiflerin kendi dillerinde kara anlamına gelen Negro kelimesinin değişerek Nijere dönüşmesi de muhtemeldir. Fakat Nijer Nehri'nin suyunun kara olmaması bu tezleri sarsar. (Bir nehrin suyunun kara olması, çamurlu, kahverengi olması anlamındadır.)

 

Bu nedenle nehrin adının kökenini bulmak için yapılan araştırmalarda Nijer adının bölgedeki yerel dillerden birinden kaynaklandığı düşünülmüşse de nehrin suladığı ülkelerde nehrin yakınında konuşulan 30 yerel dilden hiçbirinde böyle ya da buna benzer bir ad bulunanmamıştır. Nehir için Nijerin dışında kullanılan en yaygın isimler ise Jeliba, Joliba, Kwora, Quora şeklindedir.

 

 Resim:Niger nehri maptr.png

Nijer nehri bölgesi.

 

Coğrafya

 

Nijer Nehri, Nil'e göre oldukça berraktır. Bunun sebebi yatağındaki materyalin iyice aşınmış antik kaya kütleleri olmasından kaynaklanır. Nil Nehri'nde ise taşınan alüvyon Nijer Nehri'nin 10 katından fazladır. Nijer Nehri aynı Nil gibi yılın belirli dönemlerinde taşar, Nijer Nehri'nin sularının yükselme mevsimi Eylül'de başlar ve Kasım'da zirveye ulaşır ve Mayıs ayına gelindiğinde normale döner.

 

Nijer Nehri'nin pek sık görülmeyen bir özelliği de eğiminin iyiden iyiye düştüğü yerde bir iç delta yapmasıdır.Nehrin kollara ayrıldığı yerde birçok çay, bataklık ve göl oluşur. Mevsimi geldiğinde taşan nehirin tarıma elverişe yaptığı katkı bu kadar büyükken nehrin onlarca, kola ayrıldığı bu delta bölgesinde daha da artar ve balıkçılık ile tarıma elverişli geniş topraklar sağlar.

 

Nijer Nehri, akarsuların yol alabileceği en ilginç doğrultulardan birini izler. Atlas Okyanusu'na sadece 150 mil (240 km) uzaklıktayken denize değilde kıtanın içine Sahra Çölü'ne doğru yönelip oradan da keskin bir dönüşle tekrar okyanusa dönmesi tüm dünyada coğrafyacılara hayret vermektedir.

 

Tarih

 

Antik Romalılar nehrin Nil'in bir kolu olduğunu düşünüyorlardı. İbn Battuta'nın da sandığı gibi bazı Avrupalı kâşifler Nijer Nehri'nin batıya doğru ilerlediğini ve Senegal Nehri ile birleşerek denize döküldüğünü sanıyordu.

 

Fakat nehrin bu denli ilginç şeklinin kaynağı Nijer Nehri'nin aslında iki eski nehrin birleşmesiyle oluşmasından kaynaklanır. Günümüzde birçok coğrafyacı tarafından kabul edilen açıklamaya göre, Yukarı Nijer Nehri, bugünkü gibi Gine'den doğuyor ve Sahra'ya doğru ilerleyerek günümüzde bulunmayan bir göle dökülüyordu. Aşağı Nijer Nehri'de bu gölün yakınlarında bir tepeden doğuyor ve güneye Atlas Okyanusu'na ilerliyordu. Fakat M.Ö. 4000'li yıllarda Sahra'nın kuruyup çölleşmesi ile Yukarı Nijer Nehri yönünü değiştirdi ve Aşağı Nijer ile buluşarak tek bir nehir hâlini aldı.

 

 Resim:Niger River Center Island.jpg

 

 Resim:Niger river at Koulikoro.jpg

 

http://tr.wikipedia.org/

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

10/8/2009 - NİL NEHRİ

Kategori: Cografya 10

NİL NEHRİ

Kaynak

Afrika

Ağız

Akdeniz

Havza ülkeleri

Mısır, Sudan, Burundi, Ruanda, Kongo, Tanzanya, Kenya, Uganda ve Etiyopya

Uzunluk

6.650 km

Kaynak rakımı

1.134 m

Havza alanı

3.400.000 km²

 

Nil nehri, Dünyanın en uzun nehridir (6.650 km). Havzası Afrika kıtasının onda birini kaplar. Güneyden kuzeye doğru akar ve üç ana kolu vardır: Beyaz Nil Nehri, Mavi Nil Nehri ve Atbera Nehri.

 

Nehrin en uzaktaki kaynağı Burundi'deki Doğu Afrika Göller Bölgesi'ndeki Kagera Nehri olarak doğar ve Tanzanya, Ruanda ve Uganda sınırlarını oluşturarak Victoria Gölü'ne katılır. Asıl Nil nehri bu gölden Victoria Nili olarak çıkar. Kyoga ve Albert Göllerinden geçtikten sonra Albert Nili olarak yoluna devam eder. Nimule'de Sudan'a giren nehrin ana kolu, Melekal yakınında Bahrü'l Gazal ve Sobat Nehirleriyle birleştikleri yere kadar Bahrü'l Cebel, Mavi Nil Nehri ile birleştiği yere kadar da Beyaz Nil Nehri olarak anılır. Mavi Nil Etiyopya'nın orta kesiminde doğar ve Beyaz Nil'e Hartum yakınlarında doğu kıyısından katılır.Mısır'daki taşkınlara yol açan suyu ve bereketli çamuru Mavi Nil getirir.

 

Asıl Nil son büyük kolu olan Atbera nehrini Hartum'un kuzeydoğusunda ve doğu kıyısından alır. Daha sonra kuzeybatıya doğru geniş bir S çizer. Bu arada üç çağlayanı aşarak "Nasır Gölüne" katılır. Bu gölü oluşturan Assuan Barajı'nın aşağısında Mısır içlerinde kuzeye doğru akar ve Kahire yakınlarında "Nil Deltası"nı olusturur ve İskenderiye ile Dimyat'tan Akdeniz'e dökülür.Denize dökülen yer olan ağız kısmı yaklaşık olarak 300 km uzunluğundadır.


Mısır'da Nil Nehri'nin sulama amacıyla kullanılması çok eski bir geçmişe dayanır. 19. yüzyılda baraj ve kanalların yapımı ile daha geniş bir alanda ve sürekli sulama olanağı sağlanmıştır. Nil nehri üzerinde bulunan Assuan Barajı hem sulama, hem de elektrik üretiminde Mısır için hayati bir önem taşımaktadır. Nil nehri tarih boyunca ve günümüzde taşımacılıkta da yoğun olarak kullanılmaktadır.

 

 Resim:Egypt Nil.jpg

Mısır'da Nil nehri

 

"Nil" adının kaynağı

 

"Nil" sözcüğü (Arapça: 'nīl) Yunanca "nehir yatağı" anlamına gelen Neilos sözcüğünden gelmektedir. Antik Mısır Dili'nde, nehir iteru diye adlandırılmıştır. İteru, "büyük nehir" anlamına gelir (Sağdaki çerçevede hiyerogliflerle de gösterilmiştir. Sözcüğün aslı "İtrw"dur) Kıpti dilinde nehrin adı piaro ya da phiarodur ve yine "nehir" anlamına gelir (tam tercüme: p(h).iar-o "-.kanal-büyük").


"
http://tr.wikipedia.org/wiki/Nil" adresinden alındı.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

25/7/2009 - AFYON-ÇAY KARAMUK BATAKLIĞI

Kategori: Cografya 10

AFYON/ÇAY/KARAMUK BATAKLIĞI

 

İli:Afyon        

İlçe:Çay             

Yüzölçümü:4500 ha. 

     

Çok sayıda küçük gölcükten oluşan bir tatlı su bataklığıdır. Alana giren önemli bir dere yoktur. Başlıca su kaynağı çevredeki tepelerden gelen yüzey suları ve çok sayıdaki kaynaktır.

 

Küçük balaban ve pasbaş patkanın üreyen populasyonları nedeniyle önemli kuş alanıdır. DSİ tarafından kurutulmaya başlamadan önce ornitolojik açıdan çok daha büyük öneme sahipti.

 

Koruma Statüsü:

 

Karamuk Sazlığı 1993 yılında Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.

 

Sulak Alanın Kullanım Durumu:

 

Sazlıkların içinde ve çevresinde çok sayıda büyükbaş hayvan otlatılmaktadır. Alanda balıkçılık yapılmaktadır fakat balıkçılığın ekonomik değeri çok azdır. Sazcılık bölge insanı için en önemli gelir kaynağını oluşturmaktadır.

 

Sulak Alanı Tehdit Eden Faktörler:

 

Kirlilik:

 

SEKA kağıt fabrikası tüm atık sularını arıtmadan göle boşaltmaktadır. Bu durum bataklıklarda ciddi bir ötrofikasyon tehlikesine yol açmaktadır.

 

 Atık suların yanı sıra SEKA kağıt fabrikası selüloz atıklarını kireçle karıştırarak çevredeki mera arazilerine dökmektedir. Bu da hem görsel kirliliğe hem de toprak yapısının bozulmasına neden olmaktadır.

 

Habitat tahribi:

Alanda önemli miktarda saz kesimi ve otlatma yapılmaktadır. Alanda kaçak avcılık yapılmaktadır.

 

 Su Rejimine Yapılan Müdahaleler:

 

Bataklığın yüzölçümü son on yıl içinde büyük oranda  küçülmüştür. DSİ alanın kotunu 1002 metrede tutmak için düdenlerin ağzına 1970’lerde savaklar inşa etmiş, böylece sazın artmasını ve taşkınların kontrol edilmesini sağlamıştır. Alandaki su, savakların seviyesine geldiği ve dışarı atıldığı zaman sulak alanın güney tarafının kuruduğu görülmüştür.

 

Çözüm Önerileri:

 

Bölgedeki saz kesiminin bir plana bağlanması,

Avcılığın önlenebilmesi için yerel koruma merkezi kurularak denetimin yapılması gereklidir.

SEKA kağıt fabrikasının atık sularının arıtıldıktan sonra sazlık alana verilmesi sağlanmalıdır.

SEKA’nın katı atıklarının verilmesi için uygun depone alanı belirlenmeli ve mevcut atık alanı rehalibilite edilmelidir.

 

http://www.cevreorman.gov.tr/

 

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

30/6/2009 - DİŞBUDAK

Kategori: Cografya 10

DİŞBUDAK

 

 

Trakya, Doğu ve Batı Karadeniz Bölgesi, Marmara ve Ege Bölgesi'nde yayılış gösterir.

 

Türüne göre maksimum boyu 10-30 m arasında değişebilen dolgun ve düzgün gövdeli yuvarlak tepeli ağaçlardır.

 

Ülkemizde 4.690 hektar koru, 743 hektar baltalık dişbudak ormanı bulunmaktadır.

 

Genellikle sulak ya da derin toprağa sahip yerlerde bulunur.

 

Olgun bireyleri gri kabuklu ve derin çatlaklıdır.

 

Genellikle elips ve kenarları ince dişli olan yaprakları, bir sap üzerinde bir arada bulunur.

 

Beyaz çiçekleri salkım, meyveleri de dar ve uzun şerit şeklindedir.

    Türkiye'de doğal olarak yetişen üç türü ;


    Adi dişbudak (F. Excelsior, Y),
    Sivri meyveli dişbudak (F. Angustifola, Y),
    Çiçekli dişbudaktır. (F. Ornus, Y).

 

 

 http://www.resimler-im.com/


http://www.bademlikoop.org.tr/

http://www.ogm.gov.tr/

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/6/2009 - SELLER NE TÜR SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR?

Kategori: Cografya 10

SELLER NE TÜR SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR?


Dünyada en sık görülen doğal afet seldir. Tüm “doğal nedenli olağandışı durumlar” a bağlı mal kayıplarının % 40’ı sel nedeniyledir. Sellerin sayısı ve olumsuz etkisi artsa da, ölüm sayısı yıldan yıla azalmaktadır. Ancak yine de tüm dünyada “doğal nedenli olağandışı durumlara” bağlı ölümlerin yarısından fazlası sellere bağlıdır. Ülkemizde ölüme yol açan doğal nedenli olağandışı durumlar arasında seller 2. sırada yer almaktadır. 1903-2004 yılları arasında ülkemizde 100 ve üstü insanın etkilendiği veya 10 ve üstü ölüme yol açmış 27 sel incelendiğinde, meydana gelen sellerden 94.657 kişinin etkilendiği, 1252 kişinin yaşamını yitirdiği görülmektedir. Bu 27 selin yol açtığı toplam zarar 1.971.291.860.000 TL. olarak bildirilmektedir.

 

Sellerin yol açtığı toplam maddi zarar açısından doğal nedenli olağandışı durumlar arasında 2. sırada olduğu görülmektedir. Ülkemizde seller etkilediği toplam kişi sayısında ise 3. sıradadır. hastalıklar daha çok ortaya çıkar.

 

1. dönem : İlk üç gün, bulaşıcı/salgın hastalık pek görülmez.

2. dönem : Dördüncü günden dördüncü haftaya kadar olan bölümdür.Bulaşıcı hastalıkların görülmesi, sık karşılaşılan bir durumdur. Genellikle sel bölgesinde, selden önce tek tek bulunan hastalıkların salgın yaptığı görülmektedir.

3. dönem : Dördüncü haftadan sonrasıdır. Kuluçka süresi uzun olan hastalıklar, bu dönemde görülür.

 

Hangi hastalıklar görülür?

 

Suyla bulaşan enterotoksijenik E-Coli enfeksiyonları, Şigellozis, Hepatit-A, Leptospirozis hatta Giardiazis salgınları görülme riski artar. Genellikle sel bölgesinde, sel öncesinde görülen hastalıkların salgın yaptığı görülmektedir. Öncelikle su ve besin kaynaklı ishalli hastalıkların ortaya çıkmasını beklenir. Burada temel etken, su, kanalizasyon altyapılarının zarar görmesi, özellikle de sağlıklı içme ve kullanma suyu sağlanmasında görülen aksaklıklardır. Bir başka temel etmen, vektör üreme alanlarının artmasıdır.Vektör ve kemiricilerin kontrolü önemlidir.

 

Olağan şartlarda vektörle bulaşan hastalıkların sağlık riskleri oluşturduğu bölgelerde olağandışı durumlar sonrasında vektör üreme alanlarında genişleme ve insan vektör ilişkisinde artış görülmesi, buna bağlı olarak vektörlerle bulaşan hastalıkların çoğalması beklenir. Sellerden sonra yuvaları bozulan fare gibi kemiricilerin ve yılan, akrep gibi canlıların oluşturduğu sağlık risklerinde artış görülebilir.Fare gibi kemiriciler sel ortamında artar ve enfekte fare idrarı ile kontamine olan sel suları ile bütünlüğü bozulmuş ciltlere temas sonrası “leptospirozis” olguları görülebilir.İzmir’de 1995 yılı kasım ayında yaşanan ve 62 kişinin öldüğü selden sonra toplam yedi kişide leptospirozis saptanmış ve bu hastalardan bir kişi ölmüştür. Sivrisinek üreme alanlarında bir artış olması, sıtma olgularını artırır. Suların içindeki sıvı ve katı atıkların cilde temas etmesi sonucu deri enfeksiyonlarının da artmasını beklenir. Selin ev ve ev eşyalarını etkilemesi, sel geçtikten sonra da etkili olur. Bu etkileme, sağlık sorunlarını uzun döneme yayar.

 

Bu arada, sel sırasında yaşanan sağlık sorunlarının zamanında tedavi edilmemesi, sağlık sorunlarını ağırlaştırır, komplikasyonlara yol açar, tedaviyi zorlaştırır.

 

Peki, neler yapılabilir?

1- Sel riski olan bölgede, hangi sağlık sorunlarının yaşanabileceği önceden değerlendirilmelidir.

2- Düzenli bir bilgi toplama sistemine sahip olmak, kritiktir. Yoksa, oluşturulmalıdır. Bu salt bürokratik bir işlem olarak kabul edilmemelidir; bununla, olası hastalıkların/sağlık sorunlarının erken belirlenmesi ve zamanında müdahalesi mümkün hale gelir.

3- Selden etkilenen evlerde yaşayanlar hergün ziyaret edilerek, sağlık sorunları izlenmelidir.

4- En önemli ihtiyaç, sudur. Sel bölgesindekilere, günlük ihtiyacı kadar temiz su sağlanmalıdır. Su dezenfeksiyonu için en kolay ve en hızlı etki gösteren yöntem klor uygulamasıdır. Suların sürekli dezenfeksiyonu sağlanmalı, sağlıklı olmayan sular için, evlere klor tabletleri dağıtılmalıdır.

5- Halk, kaynağını bilmediği suları kullanmamaları uyarılmalıdır. Sel sularıyla temasın önlenmesiyle ilgili eğitim yapılmalı, bu durumla karşılaşanların ciltlerini sabunlu suyla yıkaması önerilmelidir.

6- Kısa sürede, vektör kontrol önlemleri alınmalıdır. Sıtma için, bu çok önemlidir. Fare ve benzeri kemiricilerin risk durumu da değerlendirilmelidir.

7- Aşılama hizmetleri aksatılmadan sürdürülmelidir.

 

http://www.e-hayat.net/

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

BENİM HAKKIMDA

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.

coğrafyacı

BANNERİ SİTENİZE EKLEME KODU

SON YAZILARIM

DEVREZ ÇAYI
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR HAFTASI
TÜRK HARF İNKILABI HAFTASI
DÜNYA TASARRUF GÜNÜ
KIZILAY HAFTASI
CUMHURİYET BAYRAMI
AVRUPA’NIN DAĞLARI
STAVROLİT
URANOTİL (URANOFAN)
TÜRKİYE’NİN HİDROELEKTRİK ENERJİ POTANSİYELİ
HUGO KASIRGASI
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜNÜ
ÜLKEMİZDEKİ MİLLİ PARKLAR LİSTESİ
YEŞİLIRMAK
GALENİT
MOLİBDENİT
DENİZALTI VOLKANLARI
KIZILIRMAK
AVRUPA’NIN DÜZLÜKLERİ
TARİHİ NÜKTELER-2

Gazeteler

BAĞLANTILARIM

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
COĞRAFYAM NET
ZÜLFİKAR ÖĞRETMEN FORMU
COĞRAFYA SAATİ
COĞRAFYA KULÜBÜ
COĞRAFYA SEVGİSİ
COĞRAFYA TUTKUDUR
COĞRAFYA TV
TÜRK COĞRAFYA KURUMU
ÜLKELER NET
COĞRAFYALAR COM
COĞRAFYAM ORG
COĞRAFYACIYIZ COM
E-COĞRAFYA
PROF.DR.RAMAZAN ÖZEY
COĞRAFYA DERSİM
NÜFUS PİRAMİTLERİ
COĞRAFYAMIZ NET
TÜRKCOĞRAFYA COM
FİZİKİ COĞRAFYA COM
COĞRAFYACI NET
COĞRAFYAM VE HAYAT
COĞRAFYA ÖĞRETMENİM
COĞRAFYA DÜNYASI
ATLAS DERGİSİ
COĞRAFYALİSE COM
SOSYAL DERSLERİ
DÜNYA DEPREMLERİ
MEB COĞRAFYA TV
COĞRAFİ ŞEKİLLER
TÜBİTAK
BİLİM TEKNİK
SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
ARİFİYE Ö.L.MEZUNLARI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
EĞİTİM HABER
ÖĞRETMEN SAYFASI
ÖĞRETMEN SİTELERİ
ÖĞRETMENİN PUSULASI
ORHANGAZİ REHBERİ
ORHANGAZİ BELEDİYESİ
ORHANGAZİ GEN.TR
ORHANGAZİ WEB.TR
GEOBİLİM.COM
GENÇ BİLİM
BULUTSU ORG
İLİMSEL COM
COGRAFYADERSANESİ.BLOGSPOT
Esma-ul Husna
sitene ekle

KATEGORİLERİM

  • Avrupa Birligi
  • Belirli Gün ve Haftalar
  • Bitki Cografyasi
  • Cografya
  • Cografya 10
  • Cografya 11
  • Cografya 12
  • Cografya 9
  • Cografya Haberleri
  • Cografya ile ilgili makale ve arastirmalar
  • Cografya Siirleri
  • Cografya Soru Bankasi
  • Cografya Sunumlari
  • Cografya Video ve Animasyonlari
  • Cografyada ENler
  • Darica-Gebze-Kocaeli
  • Dis Kuvvetler
  • Egitim
  • Eglence
  • Ekoloji-Cevre
  • Ekonomik Cografya
  • Fotograflar
  • Guncel Haberler
  • Harita Bilgisi
  • Ic Kuvvetler
  • Iklim ve Bitki Ortusu
  • il il Turkiye
  • Ilginc Cografi Bilgiler
  • Kim Kimdir
  • Kozan Geyve Sakarya
  • Kuran-i Kerim ve Cografya
  • Madenler ve Enerji Kaynaklari
  • Nufus ve Yerlesme
  • Okunasi Yazilar
  • Orhangazi
  • Orhangazi CPL
  • Rehberlik Dosyalari
  • Sivil Savunma Kulubu
  • Siyasi Cografya
  • Spor
  • Tarih
  • Tarim ve Hayvancilik
  • Turizm
  • Turkiye
  • Turkiye Cografyasi
  • Ulasim
  • Ulkeler Cografyasi
  • Uzay Cografyasi
  • Uzay ve Gokyuzu Fotograflari
  • ARKADAŞLARIM

    BALKOVANI
    AspAvAyAsAr
    vakanuvis
    opalankok
    acizm1988
    alsancakkoyu
    sarozfatihi
    Rahmetli645
    yahsieli
    geograpy
    cografyadersanesi
    karakurum
    vatanseverpatriot
    polatalemdarkurtlarvadisi
    cografyamiz
    reef
    sakary54
    cografiegitim
    bloghertelden
    BilgisayarEgitimlerimiz
    gercekyasamdan
    herneysem
    marasili
    cografyaci10
    cografyapaylasim1
    zulfikar22
    gazgaz1
    ankakusum
    hilalliler
    nurdanhicyilmaz
    tekamul
    40ayak
    bilimyurdu
    bizimegemiz
    sarkilaridinle
    sohbetsevenler
    16dido61
    bengisutuna
    realozi

    ARKADAŞLARIMIN BANNERLERİ

    COGRAFYAMİZ
    vakanuvis
    gerçek yaşamdan
    EĞİTİM VE ÖĞRETMEN FORUMU