bayrak bayrak

(*SİTE İÇİ COĞRAFYA KONULARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ*)

Ekonomik Cografya - COĞRAFYACI - Blogcu



COĞRAFYACI

ENGİN ŞALLI BURSA-ORHANGAZİ ÇOK PROGRAMLI LİSESİ COĞRAFYA ÖĞRETMENİ

28/6/2009 - DENİZCİLİK TERİMLERİ VE DEYİMLERİ

DENİZCİLİK  TERİMLERİ VE DEYİMLERİ


Aborda : Bir teknenin diğer bir tekne üzerine veya rıhtıma, iskeleye yanaşmasıdır.

Abosa :
Akan bir zinciri veya halatı o durumda durdurmak ve tutmak için bosaya vurmak.

Abramak :
Kontrolden çıkan bir gemiyi veya bir işi kontrol altına almak.

Acenta :
Deniz işletmelerinin, gemilerini çalıştırırken limanlardaki bürokrasi işlerinde, gemi ve personelinin ihtiyaçlarını teminde aracı olarak kullandığı anlaşmalı veya temsilci kuruluşlardır.

Alabora:
Bir deniz aracının ters dönmesine alabora denir.

Alarga :
Bir geminin sahilden açıkta bulunması, demirlemiş olması durumuna denir.

Alesta:
Bir işe hazırlanılması veya işe hazır olunduğunu belirtmek için verilen komut.

Aganta :
Hareket halindeki bir halatın kumanda edildiği an akışının tutulması durumudur.

Arya :
Toka edilmiş vaziyetteki bir sancağı aşağı indirmek için verilen komut.

Avara :
Bir gemi veya teknenin yanaşmış olduğu yerden açılması, ayrılması

Balast (Safra) :
Seferine yüksüz olarak çıkan veya yüklü olup denge problemi olan gemilerin, dengesini iyileştirmek için, gemi tanklarına aldıkları deniz suyuna balast denir.

Balb :
Gemilerin baş bodoslamalarının su içindeki kısmında ileri doğru uzanan şişkin kısımdır. Geminin hızını arttırmaya yarar. Ayrıca geminin baş-kıç yaparak sallanmasını azaltır.

Başaltı :
Geminin baş tarafının iç kısmına verilen isimdir. Baş tarafı kasaralı gemilerde kasara altı “başaltı” olarak adlandırılır.

Charter (Çartır ) :
Kiralamak, bir geminin kiralanması anlamına gelir. “Çartırdaki gemi” sözü, gemiadamları arasında taramp seferi yapan gemi karşılığında kullanılsa da esas kira altındaki gemi demektir.Yani çartırdaki gemi düzenli sefer yapabilir.

Çalım ve Kuruz :
Geminin su hattından aşağıda kalan kısmının başta ve kıçta, omurgaya yaklaşıldıkça daralmasıdır. Bu daralma baş tarafa doğru olduğunda çalım, kıç tarafa doğru olduğunda kuruz adını alır.

Çamçak :
Filikaların suyunu boşaltmak için yapılmış, ağaç kepçelerdir.

Çapariz :
Bir manevra veya bir işlemin engellenmesi anlamına geldiği gibi, demir zincirlerinin biryerlere (başka bir zincire vs.) dolaşması, karışması anlamında da kullanılır.

Çiftelemek :
Tek demir atmış bir geminin emniyet için diğer demirini de atma işlemi.

Danec :
Yükün hasardan korunması ve hızlı tahliye edilebilmesi için yüklerin aralarına ve altlarına konulan tahta, hasır v b. malzemeye denir.

Dalgakıran :
Limanları ve limanlar içindeki gemilerin denizlerden (dalgadan) zarar görmemesi için limana hakim rüzgara yüzey verecek şekilde yapılmış dalga önleyici yapılar.

Deniz Haritası :
Denizcilikte kullanılan sahilleri, seyir alametlerini, derinlikleri gösteren ve özel işaretleri olan haritalardır.

Duba :
Altı düz ve yük taşıma maksatları için inşa edilmiş ağaç veya saç tekneler.

Düşme :
Bir geminin rüzgar ve akıntı etkisiyle bulunduğu rotadan veya mevkiden kaymasıdır.

El iskandili :
Derinlik ölçmede kullanılan bir ağırlık ve ince halattan meydana gelen basit bir alet.

Façuna :
Halatların fazla sürtünmeye maruz kalan kısımlarının yıpranmasını önlemek için bu kısımlar gırcala ve mürsel ile sarılır. Bu işleme façuna denir.

Falaka :
Puntel , dikme ve matafora cundalarının (uçlarının) arasına gerilerek, bulundukları durumlarını muhafaza etmesini sağlayan halatlardır.

Firengi Delikleri
: Güvertede biriken suların dışarı akması için, bir ağzı bordaya açılmış güverte üstü deliklerdir.

Forklift :
Yükleme ve tahliye işlemlerinde, rıhtımda veya gemi ambarında ağır malzemenin kaldırılıp taşınması için kullanılan, manevra kabiliyeti yüksek araçlara denir.

Formen:
Yine yükleme veya tahliye işlerini yürüten işçi gurubunun (posta) başı.

Gemi Jurnali :
Gemi ile ilgili olayların kaydedildiği, hukuki işlemlerde çok önemli yeri olan defter.

Havuz :
Gemilerin su altı kısımlarınınbakım ve onarımı için alındıklarıkuru veya yüzer tipteki havuzlardır.

Iskarça :
Liman ve rıhtımlarda çok sayıda gemi bulunmasına denir. Karışıklık anlamına da gelir.

İstif :
Her cins eşyanın ve yükün geminin dengesini bozmayacak şekilde geminin yapısına en uygun şekilde yerleştirilme ve yüklenme işlemidir.

Kabadalga :
Dalga yüksekliği fazla olan ve gemiyi rahatsız eden dalgalardır.

Kamara:
Gemideki personelin kaldığı odalara verilen isim.

Kampana :
Gemiyle ilgili bazı acil durumları bildirmek için belirli kurallar içinde kullanılan çana kampana denir.

Kana Rakamları :
Bir gemi teknesinin ne kadar su çektiğini (suya battığını) öğrenmemize yarayan, her iki bordada baş, vasat ve kıç taraflardaki rakamlardır. "Draft rakamları " da denilir

Kana rakamlarından draftın nasıl okunacağı bilinmelidir; İskele tarafta metrik birime göre yazılan rakamların boyları ve rakamlar arası düşey boşluklar 10 cm, Sancak tarafta (Romen rakamlarıyla) kadem (fit) birimine göre yazılan rakamların boyları ve rakamlar arası 6 pustur (inçtir).

Kapela :
Gemilerde teçhizatları korumak üzere üstlerine örtülen branda kılıflardır.

Kasırga :
Çok kuvvetli rüzgar, büyük dalgalar ve kuvvetli rüzgarın oluştuğu gemiler için tehlikeli fırtına.

Kavela :
Halat dikme işlemlerinde kullanılan sert bir ağaçtan yapılmış havuç şekline benzeyen malzemedir.

Kılavuz kaptan (pilot) :
Bölgesel tehlikeleri, seyir yollarını, geçitlerini ve limanlarını iyi bilen gemileri emniyetle sevk ve idare edebilecek tecrübeli kaptanlara denir.

Laşka :
Boş veya boşalmış anlamına gelir. Bir halatı boş koyuvermektir.

Laşing
: Yükün gemiye, kendisine veya diğer yüklere verebileceği hasarı önlemek amacıyla yapılan bağlama işidir.

Liman :
Gemilerin yük ve yolcu alıp vermesine elverişli, rüzgar ve dalgalardan korunur şekilde yapılmış tesislerdir.

Lumbar :
Gemi bordalarına veya küpeştelerine açılan dört köşe, giriş çıkış mevkileridir.

Lumbar ağzı :
Gemilere giriş çıkış yapılan yerlere verilen isimdir.

Manifesto :
Ticaret gemilerinde yükün cinsini gösteren resmi evrak.

Mezestre :
Sancağın yarıya kadar çekilmesi işlemine denir.

Mola
: Halatların bağlı bulundukları yerlerden fora edilmesi için verilen kumanda.

Navlun :
Bir yerden bir yere para karşılığı taşınmak üzere bir sözleşme ile gemiye alınan yükün tümü. Bu yükün taşınmasının para değeri anlamında da kullanılır.

Nete (neta) :
Düzeni bozulmuş bir şeyin tertiplenip düzenlenmesi, ayrıca seyirde kullanılan anlamıyla aykırı ve tehlikeli bir durumun olmadığı, her şeyin normal devam ettiği anlamında kullanılır.

Ölüdeniz (Sıvel) :
Fırtınanın dinmesi ile oluşan, çatlaksız, rahatsız edici dalgalar.

Parakete :
Geminin süratini ölçmek için kullanılan aletin ismidir.

Parima :
Filikaların baş ve kıç taraflarında bağlama amacı ile kullanılan yeterli uzunluktaki ince halat.

Rüzgar altı :
Rüzgarın estiği (geldiği) yöne ters yön (sırt dönüldüğünde, ön tarafın olduğu yer).

Rüzgar üstü :
Rüzgarın esmekte olduğu (geldiği) taraf.

Savlo :
Gemicilikte sancak çekmede paraketede, el incesi olarak kullanılan bir ile birbuçuk burgatalık ince halatlara verilen isimdir.

Stevedor :
Limanda gemilerin yükleme veya tahliye işlerini yürüten insan veya şirkettir.

Şifting :
Bir yere yanaşmış veya demirlemiş geminin yerini değiştirme işlemidir. Ayrıca yükün yerini değiştirme anlamında da kullanılır.

Tersane :
Gemilerin inşa edildiği veya tamir ve bakım gördüğü yerler.

Toka :
Bir sancağın, bayrağın göndere çekilmesi için verilen komut.

Tonilato :
Gemilerin gerek ağırlık gerekse hacim ölçümü ile belirtilebilen kapasiteleridir.

Tramp Gemi :
Düzenli sefer yapmayan gemi demektir. Yani sürekli belli birkaç liman arasında değilde, yükü bulduğu limandan yükün götürüleceği liman neresi ise oraya sefer yapan gemi anlamına gelir.

Trim
: Geminin baş draftıyla- kıç draftı arasındaki fark.(geminin başa veya kıça eğik olması)

Valf :
Borulardaki sıvıların akışlarını kontrol etmeye yarayan bir çeşit vana.

Vardiya :
Gemilerin liman ve seyir hizmetlerinin görülmesi için, gemi personeli tarafından zamana bağlı olarak tutulan nöbet.

Yalpa :
Geminin dalgalardan sancak ve iskeleye aralıklarla yatıp, doğrulması, sallanması.

Yükleme sınırı hatları (Fribord Markası) :
Sancak - iskele her iki bordadaki bu şekiller gemilerin uluslararası kurallar gereğince değişik şartlarda (mevsim, su yoğunluğu ) yükleme sınırını gösterir. Fazlaca yükleme sebebiyle bu sınırların aşılması, gemi emniyetini ortadan kaldırır.



DENİZCİLİK ÖLÇÜLERİ:


1 Deniz mili:
1852 metre - 10 Gomino - 2000 Yarda

1 Gomino :
185,2 metre

1 Kadem (fit) :
30,48 santimetre

1 Kulaç :
183 santimetre (1.83 metre)

1 Pus (inç) :
2,54 santimetre

1 Metrik ton : 1000 kg
(1 ton)

1 Tonilato : 2.83 metreküp (100 fitküp)

 

http://www.bilimler.net/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2009 - TÜRKİYE’DE ORMANCILIK

TÜRKİYE’DE ORMANCILIK

Türkiye, sıcaklık ve yağış şartları bakımından ormanın yetişmesine genel olarak elverişlidir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı alanlar hariç, ülkemizin % 70'lik kısmının orman olması gerekir. Fakat, bugün bu oran % 26 civarındadır. Bu durum ormanlarımızın büyük bir kısmının yok edildiğini göstermektedir.

 

Ülkemizde, şu anda orman dağılışındaki en önemli faktör yağış ve nemdir. Yağış miktarı ile orman dağılımı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Örneğin, Doğu Karadeniz kıyılarında yağış fazlalığından ormanlar çok iken, Güneydoğu Anadolu’da aşırı kuraklıktan dolayı ormanlar azdır.

 

Türkiye’de ormanların coğrafi dağılışı (%)

Karadeniz Bölgesi ..........................................25

Akdeniz Bölgesi .......................................... ..24

Ege Bölgesi ..................................................17

Marmara Bölgesi  ...........................................13

Doğu Anadolu Bölgesi  ....................................11

İç Anadolu Bölgesi  .........................................7

G. Doğu Anadolu Bölgesi  ..................................3

 

Ülkemizdeki ormanların % 79'u kıyı bölgelerimizde toplanırken, %21'i iç bölgelerimizde toplanmıştır. İç bölgelerdeki orman azlığının nedeni, sıcaklıkların ve yağışların yetersiz olmasıdır.

 

http://www.cografyaogretmenim.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

15/4/2009 - TÜRKİYE’DE HAYVAN VARLIĞI VE COĞRAFİ DAĞILIŞI

TÜRKİYE’DE HAYVAN VARLIĞI VE COĞRAFİ DAĞILIŞI


1. Küçükbaş Hayvancılık

 

Koyun: Kısa boylu otların yaygın olduğu bozkırlara uyum sağlamış bir hayyandır. Ülkemizde en çok beslenen küçükbaş hayvandır. İç Anadolu ile Doğu Anadolu bölgelerindeki koyun sayısı ülke genelinin yarısına yakındır.

Güneydoğu Anadolu, İç Ege ve Güney Marmara çevresinde de beslenmektedir. Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında çok azdır. Türkiye’de, kıvırcık, dağlıç, karaman, merinos ve sakız gibi çeşitli ırklara ait koyunlar bulunur.

 

Keçi: Koyuna göre daha dayanıklı olan, engebeli arazilerde yayılabilen ve süt üretimi iyi olan küçükbaş hayvan türüdür. Kıl keçisi ve tiftik keçisi gibi türleri vardır.

 

2. Büyükbaş Hayvancılık

 

Sığır: Ülkemizin genelinde doğal şartlar büyükbaş hayvancılığa çok elverişli değildir. Bu yüzden, büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık kadar yaygın değildir. Fakat, et ve süt veriminin daha fazla olmasından dolayı, son yıllarda daha çok tercih edilmeye başlamıştır. Özellikle Marmara, Ege ve İç Anadolu gibi bölgelerimizde modern ahır hayvancılığı giderek artmaktadır.

Türkiye’de sığır yetiştiriciliği en fazla, Erzurum - Kars Bölümü ile Doğu Karadeniz Bölümü’nde yaygındır. Buralarda yazlar serin ve yağışlı geçtiğinden gür otlaklar gelişir. Bunun sonucunda da sığır yetiştiriciliği kolaylaşır.

 

Manda: Akarsu ya da bataklık kenarlarında beslenir. Suyu çok seven bir hayvandır. Sütü yağlı olduğundan kaymak yapımında kullanılır.Türkiye’de daha çok Karadeniz Bölgesi’nde beslenir. Sayıları gittikçe azalmaktadır. 1994 de 305 bine düşmüştür.

 

3. Kümes Hayvancılığı

 

Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıktan sonra, hayvancılığımızın en önemli uğraş alanlarındandır. Özellikle son yıllarda, kent nüfusunun artması ve sağlığa daha yararlı olmasından dolayı beyaz et tüketimi artmış ve kümes hayvancılığında çok büyük gelişmeler olmuştur. Kümes hayvancılığı en çok Marmara Bölgesi’nde yapılır. Ege ve İç Anadolu bölgelerinde de oldukça yaygındır.

 

4. Arıcılık

 

Ülkemiz, iklim ve bitki çeşitliliğinin fazla olmasından dolayı arıcılığa son derece elverişlidir. Ege Bölgesi’ndeki Muğla, İzmir, Manisa ve Aydın illeri, Akdeniz Bölgesi’ndeki Antalya ve Mersin illeri ile Erzurum, Kars, Hakkâri, Ordu, Rize ve Elazığ çevresinde arıcılık gelişmiştir.

 

5. İpek Böcekçiliği

 

Dut yaprakları ile beslenir. Salgıladığı sıvının katılaşması ile ipek telleri oluşur. İpekböcekçiliği en çok Güney Marmara’da Bursa, Gemlik, Balıkesir, Bilecik çevresinde yapılır.

 

6. Balıkçılık

 

Balıkçılığın Türkiye’de gelişebilmesi için;

  • Açık deniz balıkçılığı yapılmalıdır.
  • Tatlı su balıkçılığı teşvik edilmelidir.
  • Zararlı balık avlama yöntemleri önlenmelidir.
  • Kıyı kirlenmesi önlenmelidir.
  • Modern balıkçılık yöntemleri uygulanmalıdır.
  • Depolama ve soğutuculu araçlarla taşıma olanakları artırılmalıdır.
  • Kültür balıkçılığı geliştirilmelidir.

 

Deniz balıkçılığı: Ülkemizdeki su ürünlerinin büyük bir kısmı (% 90) denizlerden elde edilmektedir. Denizlerden sağlanan balık üretiminin % 81 ini Karadeniz, % 11'ini Marmara, % 5 ini Ege, % 3 ünü Akdeniz karşılar.

 

Tatlı su balıkçılığı: Bu balıkçılık akarsularda tatlı su göllerinde ve barajlarda yapılır. Eğirdir, Beyşehir, Ulubat, İznik, Sapanca, Çıldır göllerinde tatlı su balıkçılığı yapılırken, Tuz Gölü, Burdur, Acıgöl ve Van Gölü’nün akarsu ağızları dışında balık üretimi yapılamaz. Son yıllarda Keban, Karakaya, Seyhan, Hirfanlı, Atatürk gibi baraj göllerinde balık üretim çalışmaları başlamıştır.

 

Kültür Balıkçılığı: Son yıllarda ülkemizde temiz akarsu boylarında, özel yapılmış havuzlarda kültür balıkçılığı yapılmakta ve çoğunlukla alabalık yetiştirilmektedir.

 

http://www.cografyaogretmenim.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

8/1/2009 - BESİN SANAYİ

BESİN SANAYİ

Hammaddesi tarımsal ve hayvansal ürünlerden oluşan sanayi dalıdır.

Ülkemizde tarım ve hayvancılık geliştiğinden ve nüfus fazla olduğundan besin sanayii oldukça gelişmiştir. Kuruluş yerleri genelde hammaddenin fazla olduğu yerlerde veya büyük şehirlerin kenarlarında toplanmıştır.

Şeker fabrikaları

İlk defa 1926 yılında kurulmuştur. Şekerpancarı kıyı kesimler hariç her yerde yetişir. Hemen işlenmesi gerektiğinden fabrikaları üretim alanları yakınında kurulmuştur. Şu anda ülkemizde 30'a yakın şeker fabrikası bulunmaktadır.

Çay Fabrikaları

Trabzon - Rize arasındaki bölgede bulunmaktadır.

Un Fabrikaları

Gıda sanayi ürünleri içerisinde en büyük yeri un ve unlu mamuller almaktadır. Bu sektörde, yılda yaklaşık 10 milyon ton buğday unu ve buna bağlı olarak, 10 milyon tona yakın ekmek üretimi gerçekleşmektedir.

Türkiye, bisküvi alt sektöründe 780 bin ton yıllık üretim kapasitesi ve 400-450 bin ton üretim düzeyi ile ihracatçı ülke konumunda bulunmaktadır. 1994 yılında 353 bin ton olan bisküvi üretimi, 2000 yılında 441 bin tona ulaşmıştır.

İhracata yönelik sanayileşme stratejisi sonucunda, makarna ihracatında gözlenen canlanma ve iç talepteki artış, bu sektörde önemli gelişmelere neden olmuştur. Bugün, 900 bin ton kurulu kapasitesi ve 480 bin ton üretim düzeyi ile Türkiye, dünyanın en büyük makarna üreticisi ülkeler arasında yer almaktadır

Buğday, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz kıyıları dışında her yerde yetiştirilir. Aynı zamanda halkın temel besin maddesidir. Bu nedenle un fabrikaları her bölgeye dağılmıştır.Makarna ve bisküvi fabrikaları daha çok İç Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Bitkisel Yağ ve Margarin

Bitkisel yağ üretiminde dünyanın üretici ülkeleri arasında yer alan Türkiye, zeytinyağı üretiminde dünyanın dördüncü büyük üreticisi konumundadır. Diğer önemli bitkisel yağ ürünlerinin başında ayçiçeği, soya, mısır gelmektedir. Son yıllarda fındık ve diğer bazı tarım ürünlerinden elde edilen bitkisel yağlar kullanıma sunulmaktadır.

Bitkisel yağ açısından zeytinyağı hariç, ülkemizde önemli bir yağ açığı bulunmakta olup, bu açık yıllık ortalama 300-350 bin ton arasında değişen miktarlarda ithal edilerek giderilmektedir. Diğer taraftan, son yıllarda çekirdek ve ham yağ olarak ithal edilen ürün, işlenerek ihraç edilmektedir.

Zeytin yağı fabrikaları Ege ve Güney Marmara’da yoğun olarak görülür. Özellikle Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Aydın, İzmir çevresinde yoğunlaşmıştır.

Ayçiçek yağı fabrikaları ise Trakya’da yoğun olmakla birlikte, İç Anadolu, Ege ve Güneydoğu Anadolu’da da görülür. Soya ve mısırdan ise Akdeniz Bölgesi’nde yağ elde edilir.

 

http://www.cografyaciyiz.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

31/12/2008 - DOKUMA,TEKSTİL VE KONFEKSİYON SANAYİ

Dokuma, Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi

Dokuma ve giyim, Türkiye’de en gelişmiş ve üretimin önemli bir kısmının ihraç edildiği bir sanayi koludur. Gelişmiş ülkelerle rekabet edilebilmekte ve onların pazarlarına dahi girebilmektedir. Böylece ülkemize çok fazla döviz girdisi sağlanmaktadır.

Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi

Türkiye’de tekstil ve konfeksiyon sanayi, 1980’li yıllarda başlayan ihracat hamlesi ile birlikte, hızla büyüme ve gelişme sürecine girmiştir. Türk tekstil-konfeksiyon sanayi, dünya tekstil ihracatında %2,2’lik, konfeksiyon ihracatında %3,5’lik ve tekstil-konfeksiyon ihracatında %3’lük payı ile en büyük üretici ve ihracatçı ülkeler arasında yer almaktadır.

Tekstil ve konfeksiyon sektörü 21,5 milyar dolarlık üretim değeri ile GSMH içerisindeki ve istihdamdaki payı yaklaşık %11 dolaylarındadır. Sektör üretiminin yaklaşık yarısı ihraç edilmekte olup, genel ihracattaki payı %37’dir. Sektörde mevcut yaklaşık 40 bin firmanın % 25’i aktif ihracatçı konumundadır.

2000 yılı verilerine göre; tekstil ve konfeksiyon ihracatında örme giyim eşyası %37, dokuma giyim eşyası %25, pamuklu ve sentetik mensucat %23, sentetik iplikler %4, pamuk ipliği ve halı %25’lik paya sahiptir. İhracatımızda Avrupa Birliği Ülkeleri %65’lik payla ilk sırada yer almaktadır.

Pamuk ipliği ve pamuklu dokuma: Adana, Antalya, K. Maraş, Tarsus, Nazilli, Denizli, Manisa ve İzmir

Yün ipliği ve yünlü kumaş: Hereke

Suni ipek ve kumaş: İstanbul ve Bursa

Tabii ipek ve kumaş: Gemlik ve Bursa

Hazır giyim sanayi: İstanbul, Bursa ve İzmir

Halıcılık: Isparta, Uşak, Gördes ve Kayseri

 

http://www.cografyaciyiz.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

26/12/2008 - ŞEKER VE SÜT ÜRÜNLERİ SANAYİ

Şeker ve Şekerli Ürünler Sanayi


Şekerleme ve kakao katkılı ürünler, ülkemiz ihraç ürünleri arasında yer almaktadır. Son yıllarda artış gösteren şeker stoklarının dengelenmesi amacıyla, şekerpancarı ve dolayısıyla şeker üretimi sınırlandırılmış ve şeker üretim miktarı iç ve dış talepler doğrultusunda belirlenmiştir.

Sektörde, geleneksel üretim yöntemleriyle birlikte, modern üretim teknolojisi kullanılmaktadır. Şekerli ve çikolatalı mamulleri, çiklet, şekerlemeler, lokum, helva, çikolata ve kakaolu ürünleri kapsamaktadır. Bu sektörde üretim son 8 yıllık süreçte %59 oranında artış göstermiştir. 1993 yılında 324 bin ton olan üretim, 2000 yılında 428 bin tona dolaylarına yükselmiştir.

Süt Ürünleri Fabrikaları

Türkiye, bölgede süt ve süt ürünlerinde en büyük üretici ülke olarak dikkat çekmektedir. Üretim; işlenmiş içme sütü, yoğurt, beyaz peynir ve tereyağında yoğunlaşmıştır. 2000 yılı itibariyle, işlenmiş içme sütü üretimi 350 bin ton, beyaz peynir üretimi 220 bin ton ve tereyağı üretimi 130 bin ton düzeyine çıkmıştır. Ayrıca, son yıllarda, süt mamulü olan dondurma üretimi ve ihracatında önemli artışlar kaydedilmiştir.

İzmir, Balıkesir, Edirne, Erzurum, Elazığ, Kars, İstanbul, Trabzon ve Bursa çevresinde süt ürünleri sanayi yoğunlaşmıştır.

 

http://www.cografyaciyiz.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

13/12/2008 - KONSERVE VE SALÇA SANAYİ

Konserve ve Salça Sanayi


1900’li yıllarda kurulan ve büyük gelişmeler kaydedilen meyve-sebze işleme sanayinde turşu, konserve sebze ve meyve, meyve suyu ve dondurulmuş meyve-sebze üretmektedir.

 

Dondurulmuş meyve ve sebze üretimi Türkiye’de yeni olmasına rağmen hızla gelişen gıda sanayi ürünleri arasındadır.

Konserve işleme sanayinde ağırlıklı olarak, bezelye, fasulye, bamya ve karışık sebzeler ile şeftali, kayısı ve vişne kullanılmaktadır.

İşlenmiş tarım ürünleri arasında domates salçası farklı bir yere sahiptir.

 

Türkiye’de üretilen domatesin %25-30’u işlenmektedir. İşlemeye alınan toplam miktarın %80’i salça, kalan kısım ise konserve, ketçap, domates suyu gibi ürünlerde kullanılmaktadır. Üretilen toplam domates salçasının %50-60’ı ihraç edilmektedir.

Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinin kıyı kesimlerinde yaygındır.

 

http://www.cografyaciyiz.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

7/12/2008 - ÇİMENTO,CAM SERAMİK SANAYİ

Çimento, Cam, Seramik Sanayi


Bu sanayi koluna
taşa, toprağa bağlı sanayi kolu da denilmektedir.

Çimento fabrikaları: Hammaddesi kolay temin edilir. Her bölgede inşaat sanayinde kullanılır. Ayrıca ulaşım masrafları maliyeti artırır. Bu nedenle çimento fabrikaları Türkiye’nin her bölgesine dağılmıştır. İstanbul, İzmit, Adana, İzmir, Elazığ, Mersin, Yozgat, Denizli, Adıyaman, Ordu gibi merkezler bunlardan bazılarıdır.

Cam fabrikaları: İstanbul (Kapandı-2004), Denizli, Mersin, Kırklareli ve Sinop’ta cam fabrikaları bulunmaktadır. Ülkemiz cam ürünleri üretiminde ve ihracatında Dünya’da sayılı ülkeler arasındadır.

Seramik fabrikaları: Çanakkale, Bilecik, Kütahya, İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. Üretimin bir kısmı yurt dışına ihraç edilir.

 

http://www.cografyaciyiz.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/12/2008 - ORMAN ÜRÜNLERİ SANAYİ

Orman Ürünleri Sanayi


Ağaç malzemeden üretilen tüm malzemeler orman ürünleri endüstrisine girer. Karadeniz Bölgesi’nde hammadde fazla bulunduğundan burada gelişmiştir.

Başlıca kereste fabrikaları Düzce, Bartın, Ayancık, Rize, Ordu, Ardeşen, Burdur, Antalya ve Isparta’da bulunur.

Mobilya Sanayi: Adapazarı, Ankara, İnegöl, İstanbul, İzmir ve Kayseri’de gelişmiştir. Türkiye mobilya ürünlerini ihraç edebilmektedir.

Kâğıt fabrikaları: İzmit, Balıkesir, Giresun, Zonguldak, Taşucu (Mersin), Dalaman (Muğla), Bolvadin (Afyon), Bartın ve Denizli çevresinde bulunur.

 

http://www.cografyaciyiz.com/

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

BENİM HAKKIMDA

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.

coğrafyacı

BANNERİ SİTENİZE EKLEME KODU

SON YAZILARIM

RODONİT
TREMOLİT (AKTİNOLİT)
DİNLER VE İNANÇLAR
DÜNYADA KONUŞULAN DİLLER
KITA VE BÖLGELERDEKİ DEVLET SAYILARI
DÜNYA YÜZÖLÇÜMÜ İSTATİSTİKLERİ
TÜRKMENİSTAN ŞEHİRLERİ
MARS
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
DELİCE IRMAĞI
1987-1993 YILLARI ARASI TÜRKİYE EKONOMİSİ
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
DİYOPSİT
DUMORTİYERİT
1983-1987 YILLARI ARASI TÜRKİYE EKONOMİSİ
TRANS-SİBİRYA DEMİRYOLU
DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
JÜPİTER
SAKARYA NEHRİ
1980-1982 YILLARI ARASI TÜRKİYE EKONOMİSİ

Gazeteler

BAĞLANTILARIM

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
COĞRAFYAM NET
ZÜLFİKAR ÖĞRETMEN FORMU
COĞRAFYA SAATİ
COĞRAFYA KULÜBÜ
COĞRAFYA SEVGİSİ
COĞRAFYA TUTKUDUR
COĞRAFYA TV
TÜRK COĞRAFYA KURUMU
ÜLKELER NET
COĞRAFYALAR COM
COĞRAFYAM ORG
COĞRAFYACIYIZ COM
E-COĞRAFYA
PROF.DR.RAMAZAN ÖZEY
COĞRAFYA DERSİM
NÜFUS PİRAMİTLERİ
COĞRAFYAMIZ NET
TÜRKCOĞRAFYA COM
FİZİKİ COĞRAFYA COM
COĞRAFYACI NET
COĞRAFYAM VE HAYAT
COĞRAFYA ÖĞRETMENİM
COĞRAFYA DÜNYASI
ATLAS DERGİSİ
COĞRAFYALİSE COM
SOSYAL DERSLERİ
DÜNYA DEPREMLERİ
MEB COĞRAFYA TV
COĞRAFİ ŞEKİLLER
TÜBİTAK
BİLİM TEKNİK
SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
ARİFİYE Ö.L.MEZUNLARI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
EĞİTİM HABER
ÖĞRETMEN SAYFASI
ÖĞRETMEN SİTELERİ
ÖĞRETMENİN PUSULASI
ORHANGAZİ REHBERİ
ORHANGAZİ BELEDİYESİ
ORHANGAZİ GEN.TR
ORHANGAZİ WEB.TR
GEOBİLİM.COM
GENÇ BİLİM
BULUTSU ORG
İLİMSEL COM
COGRAFYADERSANESİ.BLOGSPOT
Esma-ul Husna
sitene ekle

KATEGORİLERİM

ARKADAŞLARIM

zulfikar22
alsancakkoyu
reef
gercekyasamdan
herneysem
karakurum
rahmetli645
acizm1988
GÜVEN AKBULUT
vatanseverpatriot
vakanuvis
güven akbulut
cografiegitim
gazgaz1
sakary54
cografyamiz
marasili
ankakusum
polatalemdarkurtlarvadisi
bilgisayaregitimlerimiz
yahsieli
bloghertelden
cografyaci10
hilalliler
cografyapaylasim1
sarozfatihi

ARKADAŞLARIMIN BANNERLERİ

COGRAFYAMİZ
vakanuvis
gerçek yaşamdan
EĞİTİM VE ÖĞRETMEN FORUMU