AKDENİZ BÖLGESİ

AKDENİZ BÖLGESİ

 

Ülkemizin güneyinde yer alan Akdeniz Bölgesi, batı­da Dalaman Çayı ve Köyceğiz Gölü'nün batısından başlar Doğuda Suriye sınırına kadar uzanır. Akdeniz kıyılan boyunca uzanan Toros dağ kuşağını ve doğu­da Nur dağlarını kapsar.


Akdeniz Bölgesi 117.000 km2 lik bir alana sahip olup, Türkiye'nin %15'ini oluşturur. Alanın büyüklüğü bakı­mından Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz'den sonra dördüncü sırada yer alır. 1997 verilerine göre 8,1 milyon nüfusa sahiptir. Nüfus yoğunluğu ise 66 dır.

 

A. FİZİKİ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİ

 

1.  YÜZEY ŞEKİLLERİ

 

Bölgenin en önemli yüzey şekilleri Toros Dağları'dır. Dağlar denize çok yakın ve paralel olduğundan, iç kesimlerle kıyı kesim­lerini birbirinden ayırmıştır. Dağların bu durumu, Ak­deniz ikliminin iç kesimlere sokulmasını engellemiştir.

 

Ulaşım sadece geçitlerden sağlanabilmektedir. Bölgede dağların denize paralel uzanması, kıyı kesimi ile iç kesimlerde iklim, doğal bitki örtüsü, nüfus, yerleşme, tarım ve hayvancılık gi­bi faaliyetlerin birbirinden farklı olmasına yol açmıştır.

 

Bölgenin batısında Akdeniz'e göre dik uzanan büyük çıkıntıya Teke yarımadası ya da Teke Yöresi denir. Bu yö­redeki en önemli dağlar Beydağları ve Akdağlar'dır. Antalya Bölümü'nün kuzeyinde Sultan dağları, Geyik dağları ve Dedegöl dağları; Batı Torosları oluşturmak­tadır.

 

Taşeli platosu, Göksu ve kolları tarafından oldukça derin olarak yarılmıştır. Bu platonun batısında Geyik dağları doğusunda ise Bolkar dağlan bulunur. Diğer dağlar ise Aladağ, Tahtalı dağları, Binboğa dağlan yer alır. Doğuda ise, Nur dağları ve doğusunda Antakya - Maraş Tektonik oluğu uzanır.

 

Önemli Geçitleri

Çubuk Boğazı : İç Anadolu'yu ve Ege'yi Antalya'ya bağlar.

Sertavul Geçidi : İç Anadolu'yu Silifke'de Akdeniz'e bağlar.

Gülek Geçidi: İç Anadolu'yu Pozantı üzerinden Akde­niz'e bağlar.

Belen Geçidi : Güneydoğu Anadolu'yu İskenderun Körfezi'ne bağlar. Akdeniz'i Amik ovasına bağlar.

 

Toroslar bugünkü yüksekliğine üçüncü jeolojik zamanın sonunda toptan meydana gelen yük­selme ile ulaşmıştır. Göller yöresi ve Antalya - Kahra­manmaraş oluğunun bulunduğu sahalar, kırık hatlar boyunca parçalanarak çökmüştür.

 

Marmaris Körfezi, Fethiye Körfezi, Finike Körfezi, An­talya Körfezi, Mersin Körfezi ve İskenderun Körfezi batıdan doğuya doğru uzanan önemli körfezlerdir.

 

Teke yöresinde bulunan Burdur Ovası, Acıpayam Ovası, Tefenni Ovası, Elmalı Ovası gibi ovalar çökme sonucu oluşmuştur. Daha sonra da karstik aşınma sonucu genişlemişlerdir.

 

Bölgenin en önemli delta ovaları, Çukurova, Amik ve Silifke ovasıdır


2. AKARSU ve GÖLLER

 

Batıdan doğuya, Dalaman çayı, Aksu, Köprü, Manav­gat çayı, Göksu, Seyhan, Ceyhan ve Asi Nehirleri yer alır.

 

Bölgedeki akarsular düzensiz bir rejime sahiptir.

 

Bölgenin batısında tektonik ve özellikle karstik etken­lerle oluşmuş birçok irili ufaklı göl bulunur. Buraya "Göller Yöresi" de denir. Bu yörenin belli başlı gölleri; Beyşehir, Eğridir, Burdur, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Kovada'dır. Eğridir Gölü suyunu yeral­tından Akdeniz'e ulaştırdığı için, suları tatlıdır. Burdur Gölü'nun etrafında jipsli kayalar bulunduğu için suyu acıdır


3.  İKLİM

 

Akdeniz Bölgesi'nin kıyı kesiminde Akdeniz iklimi etki­lidir. Buralarda yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve ya­ğışlıdır.

 

Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe Akdeniz iklimi­nin etkisi azalır, karasal iklimin etkileri ortaya çıkar. Bu durumun oluşmasında, Toros Dağları'nın denize pa­ralel olması etkilidir. Çünkü bu dağlar yüksek oldu­ğundan denizin etkisini iç kesimlere kadar sokulması­nı engeller.

 

Akdeniz Bölgesi'nin kıyı kesiminde yıllık sıcaklık orta­laması 18°C - 19°C dolayındadır. İç kesimlerde ise bu değer 10 - 12°C'ye kadar düşer.

 

Kıyı şeridinde yaz aylarının ortalama sıcaklığı 27 -28°C civarındadır. Kıyıda nem miktarı fazla olduğun­dan günlük ve yıllık sıcaklık farkı azdır. Ancak iç ke­simlere gidildikçe günlük ve yıllık sıcaklık farkı art­maktadır.

 

Örneğin; Burdur, Isparta ve Kahramanmaraş gibi merkezlerde kış aylarında kar yağışı görülür. Ancak Antalya, Mersin ve Adana gibi merkezlerde denizelliğin etkisiyle kışlar ılık geçer. Kar yağışı oluşmaz.

 

Bölgenin kıyı kesiminde güneşlenme süresi yüksek olup yıllık 3000 saat civarındadır. Yaz süresinin ve gü­neşlenme süresinin uzun olması deniz turizminin ge­lişmesine yol açmıştır.

 

Akdeniz Bölgesi'nde yağış rejimi düzensiz olup yazlar kurak, kışlar yağışlı geçer. Bölgede yağışlar Ekim ayından sonra başlar ve Nisan ayına kadar aralıklar­la düşer. Yağışlar genellikle cephesel kökenlidir.

 

Özel­likle Akdeniz üzerinden gelen cepheler yağış bırakır.

 

Bölgede en fazla yağış kış mevsiminde görülür. Böl­gede yağış getiren cepheler Akdeniz üzerinden gelir.

 

Kıyı kesiminde tipik Akdeniz iklimi, dağların diğer ya­maçlarında ise karasal lığa yaklaşan bir geçiş iklim ti­pi görülür.

 

Adana, Akdeniz kıyılarında yer almasına rağmen yıl­lık yağış miktarının

Antalya'ya göre az olduğu görülür. Bu durum Adana'da dağların Antalya'ya göre kıyıdan daha geride başlaması ve düzlüklerin daha fazla ol­ması etkilidir.

      

4-BİTKİ ÖRTÜSÜ


Akdeniz Bölgesi'nde 1000 m yükseltiye kadar olan alanlarda Kızılcam ormanları ile maki denilen yaz kış yeşil kalabilen bitkiler hakimdir. Maki, Akdeniz iklimi­nin etkili olduğu yerlerde yetişen Defne, Zakkum, Ke­çi boynuzu, Kermez Meşesi ve Zeytin gibi kısa boylu bodur ağaç ve çalılardan oluşan bir bitki topluluğudur. Bu bitkilerin yaprakları yaz kuraklığına dayanacak şe­kilde olduğundan yaz kış yapraklarını dökmezler.

 

B. BEŞERİ ve EKONOMİK COĞRAFYA ÖZELLİKLERİ


1.  NÜFUS ve YERLEŞME

 

Akdeniz Bölgesi 117 000 km2 lik alanı ile dördüncü büyük bölge olmasına rağmen 1997 verilerine göre 8,1 milyon nüfusu ile beşinci bölgemizdir.

 

Bölgede km2 ye düşen insan sayısı yani aritmetik nü­fus yoğunluğu 66'dır. Buna göre, bölgenin nüfus yo­ğunluğu Türkiye'nin ortalamasından (81 kişi/km2) dü­şüktür. Bu durumun oluşmasında bölgenin çoğunluk­la çok yüksek, engebeli ve arızalı Toros Dağları ile kaplı olmasıdır. Gerçekten de bölgede nüfusun daha çok kıyı kesimindeki ovalarda toplanması, iç kesim­lerde nüfusun çok az olması bu yargıyı doğrulamak­tadır.

 

Bölge nüfusunun %70'i Adana Bölümü'nde toplan­mıştır. Bunun nedenleri arasında;

-       Zengin tarım alanı olan Çukurova'nın varlığı

-       Çukurova'da endüstri, tarım ürünlerini işleyen sa­nayinin gelişmesi

-       Adana Bölümü'nün yollarla Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu'ya bağlanması ve yeryüzü şekillerinin Antalya Bölümü'ne göre daha sade olması sayılabilir.

-       Bölge nüfusunun %30'u Antalya Bölümü'nde toplan­mıştır. Bölgede yerleşmeler genellikle toplu yerleşme­dir. Ancak suyun bol olduğu alanlarda ve özellikle karstik dağlık alanlarda dağınık yerleşme de görülür.

 

Toroslar, Teke Yöresi, Taşeli yöresi yurdumuzun en seyrek nüfuslu bölgeleridir. Ancak Adana Bölümü özel konumunun etkisiyle nüfus yoğunluğu açısından Tür­kiye'nin üstündedir. Çukurova tarım işçisi göçü alır.

 

Bölgede nüfus artış hızı Türkiye ortalamasının üstün­dedir. Özellikle kentsel yerleşmeler diğer bölgelerden göç aldığından buralarda nüfus artış hızı daha fazla­dır. Antalya, İçel ve Adana'da nüfus hızla artmaktadır.

 

Bölgenin nüfus yaş piramidi incelendiğinde bölgede nüfusun genç sayılabileceği, ancak nüfus artış hızının azalmaya başladığı görülür.

 

Akdeniz Bölgesi'nde nüfusun yaklaşık %10'u sanayi­de, %32'si hizmet ve %58 kadarı da tarım sektöründe çalışmaktadır.

 

Bölgenin hemen hemen bütün yerleşmelerinde tarım­sal nüfus daha fazladır. Bölgede sanayide çalışan nü­fus daha çok Adana ve Hatay'da toplanmıştır.

 

2. TARIM ve HAYVANCILIK

Akdeniz Bölgesi'nde sanayi fazla gelişmediğinden, ekonomi daha çok tarıma dayalıdır. Bölge toprakları­nın ancak yaklaşık %25'i tarıma uygun sayılabilir. Çünkü bölge oldukça dağlık ve engebelidir.

 

Bölgenin iç kesimleri çoğunlukla kireçli kayalardan oluşan dağlık ve engebeli alanlar olduğundan tarım alanları kıyı kesimindeki ovalar olarak karşımıza çı­kar. Bu alanlar; Köyceğiz Gölü ve çevresi, Kumluca, Finike, Antalya ovaları ile Göksu, Çukurova ve Asi delta ovalarıdır.

 

Bu kıyı ovalarımızda Akdeniz iklimi etkili olduğundan ve tarım topraklan verimli olduğundan, buralarda turunçgil, muz, değişik sebzeler ve pa­muk tarımı yapılır. Kıyıda yaygın olarak yürütülen se­racılık sayesinde domates, biber, patlıcan ve salatalık gibi sebzeler üretilir. Hatta yılda birden fazla ürün alı­nır.

 

Türkiye'de muz sadece bu bölgemizde Alanya - Silif­ke arasında üretilir. Çukurova'da pamuk üretimi yay­gındır. Pamuk ve diğer tarım ürünleri üretimine bağlı olarak Adana'da tekstil sanayi, bitkisel yağ ve diğer gıda sanayileri oldukça gelişmiştir.

 

Finike, Antalya, Mersin, Alanya, Anamur ve Silifke'de turunçgil (portakal, mandalina, limon, greyfurt) üretilir.

 

Yine Çukurova, Amik Ovası (Hatay) ve Kahramanma­raş'ta çeltik (pirinç), Göller Yöresi'nde de anason, haşhaş, gül ve şekerpancarı üretimi yapılır.

 

Akdeniz Bölgesi'nde hayvancılık yeterince gelişme­miştir. Ancak kırsal alanda küçükbaş hayvancılık özellikle siyah kıl keçisi beslenir.


3.  MADENLER

 

Akdeniz Bölgesi yeraltı kaynakları bakımından fazla zengin değildir. Bölgede çıkarılan başlıca madenler:

Krom, Fethiye ve Dalaman çevresinde, Bolkar ve Nur dağları çevresinde

Boksit (Alüminyum), Batı Toroslar ve Seydişehir çev­resinde

Kükürt, Isparta, Keçiborlu çevresinde

Demir, Toroslarda, Adana Feke - Saimbeyli çevresin­de

Amyant, Doğu.  Akdeniz ve Hatay çevresinde


4.   ENDÜSTRİ

 

Bölgede, tarımsal ürünlere dayalı olarak gelişen sa­nayiye, diğer sanayi kolları da eklenmiştir.

 

Çukurova'da : Dokuma, bitkisel yağ, şeker, çimento, demir çelik ve gübre fabrikaları bulunmaktadır.

 

Mersin'deki Ataş Petrol Rafinerisi bölgeye akaryakıt ve çeşitli sanayi kollarına hammadde sağlamaktadır.

 

İskenderun'da demir çelik fabrikası

 

Isparta'da halı ve kereste, Dalaman ve Taşucu'nda kağıt, Seydişehir'de alüminyum, Antalya'da ferrokrom, Keçiborlu'da kükürt fabrikaları bulunur.

 

Toros dağlarındaki ormanlar kağıt, ambalaj ve mobil­ya sektörü için hammadde kaynağıdır.


5.  ULAŞIM ve TİCARET

 

Akdeniz Bölgesi dağlık ve engebeli olduğundan ula­şım zorlaşmaktadır. Dağların denize paralel uzanma­sı bu zorluğu artırmaktadır. Özellikle iç kesimlerle kı­yı kesimleri arasındaki bağlantı ancak geçitlerle yapı­labilmektedir.

 

Bölgedeki karayolları çoğunlukla kıyı şeridi boyunca uzanmaktadır. Deniz ulaşımı ve demiryolu ulaşımı za­yıftır. Ancak bölgede turizmin gelişmesiyle birlikte ha­vayolu ulaşımı çok hızlı gelişme göstermiştir.

 

Bölgede ticaret çok canlı değildir.


6. TURİZM

 

Akdeniz Bölgesi'nin kıyı kesiminde iklimin elverişli şartları, tarihi zenginlikler ile doğal güzellikler turizmin gelişmesini sağlamıştır.

 

Bölgede tarihi zenginlikler çok eskiye kadar gider. Bunlara örnek olarak Olympos, Patara, Myra gibi es­ki tarihi şehir kalıntıları ile Kız Kalesi (Silifke), Kleopatra kapısı (Toros) ve Aspendos (Antalya) tiyatrosu gibi eski medeniyetlere ait kalıntılar gösterilebilir.

 

Ayrıca karstik arazi üzerinde oluşan Karain Mağarası (Antalya), İnsuyu Mağarası (Burdur), Damlataş (Alan­ya) ve Cennet - Cehennem Obrukları (Silifke) ile de­ğişik şelaleler turistlerin ziyaret ettiği doğal güzellikler­dir.

 

Bölge kıyılarında yaz mevsimi erken başlamakta ve uzun sürmektedir. Bu da deniz turizmini canlandır­maktadır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !