AMANOS (NUR) DAĞLARI

AMANOS (NUR) DAĞLARI

Neden Amanos Dağları?

Amanos Dağları, Dünya'nın 25 biyolojik çeşitlilik merkezinden biri olan "Akdeniz Havzası Ormanları ve Makilikleri"nin sınırları içinde yer alır. Kahramanmaraş'tan başlayarak Hatay ilini boydan boya geçen Amanos Dağları, Karadeniz'i Akdeniz'e, bozkırı kıyıya bağlayan coğrafi ve biyolojik bir köprüdür. Dağın en yüksek noktası Dörtyol ilçesinin doğusundaki Mığır Tepe'dir (2240 m.). Dağlık alanın orta ve güney kesiminde batı yamaçlardan doğarak doğrudan Akdeniz'e dökülen küçük akarsular, doğu-batı yönlü pek çok vadiyi, alanda kuzey ve güney bakılı yamaçları ve bu vadi tabanları da kıyıda genişleyerek kıyı ovalarını oluşturur.

Buzul Çağı'ndan miras kalan Karadeniz iklim kuşağına ait bitki örtüsü, derin ve korunaklı vadileri, deniz seviyesinden birdenbire yükselerek oluşan sarp zirveleri ve iklim özellikleri ile Anadolu'nun en özel ekosistemlerinden biridir Amanos Dağları. İskenderun Körfezi'nden birdenbire yükselen zirveleri Amanos Dağları, Akdeniz'den gelen nemli havayı bloke ettiği için Amanos Dağları'nın dağların batı yamaçları Türkiye'nin Akdeniz sahillerinde en fazla yağış alan bölümlerinin başında gelir. Ortalama 1100 mm. olan yıllık yağış miktarı, yaklaşık 900-1000 m'lik. orta yüksekliklerde bazen 2300 mm'yi bulur. Sıcak yaz mevsimindeki yüksek nem, doğu kayınının, en yüksek dağların yağışlı rüzgarları alan kuzeybatı yamaçlarındaki bulut basamağında doğu kayınının kalıntı olarak bugüne kadar yaşabilmesini nasıl yaşayabildiğini açıklar.

Tarih öncesi çağlarda insanların barınak olarak kullandığı Çevlik Mağaraları ve farklı yeryüzü oluşumları ile Amanos Dağları, jeolojik açıdan da Ortadoğu'nun en önemli bölgelerinden biridir.

Önemli Bitki Alanı

Amanos Dağları; tüm Akdeniz Bölgesi'nde içinde bitki coğrafyası ve endemizm açısından özel bir yere sahip; 251'i Türkiye'ye endemik olmak üzere 1580 taksonu barındıran bir Önemli Bitki Alanı'dır. Özellikle dağların batı kısımlarındaki nemli ormanlar, günümüzde esas yayılış alanı Doğu Karadeniz ve Orta Avrupa olan doğu kayını (Fagus orientalis), doğu gürgeni (Carpinus orientalis), porsuk (Taxus baccata), ışılgan (Ilex colchica), ıhlamur (Tilia argentea), şimşir (Buxus sempervirens) gibi Öksin ve Avrupa-Sibirya floristik elemanlarının en güney yayılışını temsil eden kalıntı popülasyonlarını içeren içerir. Amanos ormanları sahip olduğu "bütünlük" ve "bakirlik" özellikleri ile dikkat çekmektedir.

Osmaniye'den başlayarak yaklaşık 850 m. yüksekliğe kadar maki formasyonu ve kızılçamların yaygın olduğu tipik Akdeniz kuşağı görülür. Bu yükseltiden sonra yaprak döken ağaçlarla birlikte karasal Akdeniz orman kuşağı başlar. Nemli ormanları oluşturan doğu kayınının en uygun yayılışı alanının 1500-1800 metre arasında olmasına rağmen karşın, daha düşük yükseltilerde de derin topraklı kuzey bakılarda, nemli vadilerde 100 metreden itibaren görülür. Toros göknarı (Abies cilicica subsp. cilicica), 1600-2100 m arasında daha çok gölge yamaçlarda; toros sediri (Cedrus libani) ise doğu yamaçlarda 550 m ile 1800-2000 m arasında yayılış gösterir. Orman sınırından itibaren bitki örtüsü, bodur çalılar ve otsu bitkiler bakımından zengin bir floraya sahip dağlık çayırlardan oluşur.


Amanos Dağları florasının %4,.5'i Ajuga postii, Danae racemosa, Trifolium davisii ve Wulfenia orientalis gibi yöreye endemik türlerden oluşur. Endemik türler 800-1500 m arasındaki saçlı meşe (Quercus cerris) ormanlarında yoğunlaşır.

Önemli Kuş Alanı

Amanos Dağları, özellikle yırtıcı kuşlar ve leylekler için "göç geçidi" işlevini gören bir Önemli Kuş Alanı'dır. Sonbaharda göç dönemlerinde, İstanbul Boğazı'ndan, Anadolu üzerinden güneydoğu yönüne ilerleyen kuşlar, Amanos Dağları'nda yoğunlaşarak güneye iner; ve ilkbaharda da ters doğrultuda yönde göç ederler. Leylek (Ciconia ciconia), ak pelikan (Pelecanus onocrotalus), kara leylek (Ciconia nigra), kaşıkçı (Platalea leucorodia), turna (Grus grus), sakarca (Anser albifrons), boz kaz (Anser anser), şahin (Buteo buteo), arı şahini (Pernis apivorus), kara çaylak (Milvus migrans), küçük akbaba (Neophron percnopterus), saz delicesi (Circus aeruginosus), yaz atmacası (Accipiter brevipes), küçük orman kartalı (Aquila pomarina), yılan kartalı (Circaetus gallicus), büyük orman kartalı (Aquila clanga) ve bozkır kartalı (Aquila nipalensis) göç sırasında gözlemlenen türlerden bazılarıdır. Alanda üreyen İzmir yalıçapkını (Halcyon smyrnensis) ise "Avrupa Ölçeğinde Korunmada Öncelikli" türlerden biridir.

Memeliler İçin Önemli Bir Alan


Amanos Dağları,; bütünlüğü bozulmamış ormanları, çeşitli yaşam alanları, farklı jeolojik yapıları, sarp kayalıkları ve mağaraları, derin ve korunaklı vadileri ile aynı zamanda memeliler için de önemli bir alandır. Karaca (Capreolus capreolus), Anadolu'nun güneyinde sadece yalnızca Amanos Dağları'nda yaşar. Bunun yanı sıra yabankeçisi (Capra aegagrus), boz ayı (Ursus arctos), kurt (Canis lupus), çakal (Canis aureus), vaşak (Lynx lynx), tilki (Vulpes vulpes), yaban kedisi (Felis silvestris), porsuk (Meles meles), ağaç sansarı (Martes martes), oklukirpi (Hystrix indica), susamuru (Lutra lutra), Mısır meyve yarasası (Rousettus aegyptiacus) ve Avrupa'da sadece yalnızca Türkiye'de yaşayan çizgili sırtlan (Hyaena hyaena) bölgede yaşayan önemli memelilerdir.

Mevcut Koruma Alanları


Tekkoz-Kengerlidüz Tabiatı Koruma Alanı: Doğu kayınının, dünyadaki en güney yayılışını yaptığı noktası olması ve Akdeniz Bölgesi orman ekosistemleri içinde farklı bir yere sahip olan Amanos Dağları'nda olduğu için bulunması nedeniyle, 29.05.1987 tarihinde Tabiatı Koruma Alanı olarak 29.05.1987 tarihinden koruma altına alındı. Alan, Karadeniz Bölgesi'nin orman yapılarını çağrıştıracak çeşitlilikte ve yoğunlukta geniş yapraklı karışık ormanlarla kaplıdır. Tabiatı Koruma Alanı birbirinden bağımsız iki parçadan oluşur: 60.5 hektar genişliğinde olan Tekkoz ve 11.5 hektar genişliğinde olan Kengerlidüz.

Zorkun Yaban Hayatı Koruma Sahası:
Alanda yaşayan karacanın (Capreolus capreolus) korunması için, 1980 yılında koruma alanı olarak belirlendi. Alanın büyüklüğü 2.874 hektardır.

Arsuz Yaban Hayatı Koruma Sahası:
Alanda yaşayan yabankeçisi (Capra aegagrus) ve karacanın (Capreolus capreolus) korunması için, 1986 yılında koruma alanı olarak belirlendi. Alanın büyüklüğü 49.395 hektardır.

Neden Milli Park?


Amanos Dağları'nda orman kaynaklarının yoğun kullanımı, yaz aylarında yüksek kesimlerde görülen aşırı otlatma, yaylaların yerleşim alanlarına dönüştürülmesi sonucu artan nüfus baskısı, yapılaşma ve betonlaşma, alt yapı hizmetlerinin getirilmesi, uygun olmayan tarımsal kullanım, kontrolsüz ve bilinçsiz avcılık gibi bazı aktiviteler etkinlikler nadir doğal türleri ve yaşam alanlarını tehdit etmektedir. Zengin tür çeşitliliğine ve yüksek endemizm oranına sahip olan saçlı meşe ormanları, alanda giderek artan rekreasyonel talebin tehdidi altındadır.

Amanos Dağları'nda hepimizin ortak mirası olan doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanması, küçük ve birbirinden kopuk korunan alanlar yerine bütüncül bir yaklaşımla mümkün olabilir. Bu da, Amanos Dağları'nın ekolojik değerleri ve farklı kullanım ihtiyaçları dikkate alınarak, geniş bir Milli Park olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir

http://www.wwf.org.tr/

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !