AVRUPA’NIN DÜZLÜKLERİ Avrupa’nın düzlüklerini, kökenlerine göre ; a) Eski peneplen ve platformlar, b) Çöküntü havzaları ve c) Birikim (alüvyon) ovaları diye,üç gruba ayırmak mümkündür. Ayrıca bunları, biraz şema halinde bile olsa bölgelere göre dağıtmak mümkündür, Eski peneplen ve platformlar Doğu Avrupa’da, çöküntü ovalarının Çoğu Orta Dağlar Bölgesi’nde, alüvyon ovaları da en çok Dinaridler’i çevreleyen çukur sahalarda görülmektedir. Doğu Avrupa’nın Peneplen ve Platformları Geniş düzlükler Avrupa’nın doğu yarısını kapladıktan başka, Orta Dağlar Bölgesi’nin kuzeyinde batıya doğru uzanırlar. Bu düzlüklerin zemini, eski kıvrımların aşılması ile oluşmuş peneplenlerden (Baltık Kalkanı’nda olduğu gibi) veya bu peneplenleri örten az eğimli tortul tabakaların yayıldığı sahalardan oluşmaktadır. Doğu Avrupa Ovaları’nın kuzey batı kısmı ve Kuzey Almanya Ovaları’nın geniş sahaları büyük buzul örtüsünün altından çıkmış olduğundan, buzulların bıraktığı morenler ile kaplıdır ve buzul birikimine özel karışık rölyef şekilleri göstermektedir; düzensiz bir şekilde sıralanmış sırtlar ve çukurlar, içinde çakıllar ve iri kaya blokları bulunan az çok verimli killer, daha çok çalılıklarla ve ormanlarla kaplı kumlu ve çakıllı arazi, sığ göller ve turbalıklar. Doğu Avrupa Ovaları’nın buzul ile kaplanmamış olan güneydoğu kısmı gayet ince taneli topraklar (lös) ile kaplıdır. Lös, nemli iklimin etkisi ile üstten az çok balçıklaşmakta bazen de bitkisel malzemelerin ayrışımı ile “kara toprak” halini almaktadır. Bu çok mümbit topraklar, Rus Platformu’nun güney yarısını kapladığı gibi. batıya doğru Orta Almanya Dağları’nın kuzey eteklerinde de uzanmaktadır. Avrupa’nın Çöküntü Havzaları Alp kıvrımlarını, takiben yer hareketleri bazı sahaları kütle halinde yükselirken, bazılarını da havza ve çanak şeklinde çukurlaştırmıştır, çok defa buralar denizlerin istilasına uğrayarak bunların bıraktığı çeşitli tortularla oluşmuştur. Bugün bile, bu çukur sahaların bazıları denizle kaplanmış bulunuyor. (Manş ve Kuzey denizleri, gibi) bazıları karalara katılmıştır. Yüksekliklerin farklı olması, zeminlerini kaplayan tortulların çeşitliliği aşınım faaliyetlerinin sayısız şekiller meydana getirmesine neden olmuştur. Bu çöküntü havzalara örnek olarak, batıdan başlayacak olursak, İrlanda’nın orta ovası. İskoçya’nın Lowlands’leri, bir ucu İngiltere’nin Güneydoğusunda, öteki tarafı Kuzey Fransa ve Belçika’da uzanan Anglo-Flamand Havzası; Fransa’nın Paris, Akiten, Saone havzaları; İber Yarımadası’ndaki Kastil Ovaları; Ebro Havzası; İsviçre ovası (Mitteland); Güney Almanya Ovaları; Bohemya havzasının ortasını kaplayan çanak; Balkan Yarımadası içindeki çukurlar; Doğu Trakya Çanağı (Ergene Havzası) gösterilebilir. Bu çukur ovaların bir kısmı bugün gerçek ova görünüşünde olmakla beraber, bir kısmı vadilerle yarılmış, yayla ve tepelik manzarasını almıştır. Bunlar, bulundukları bölgenin genellikle en kalabalık ve en iyi işletilen bölgelerini oluştururlar. Avrupa’nın Alüvyal Birikim Ovaları Avrupa ovaları arasında en düz ve en verimli olanları bunlardır. Oluşumları yeni çöküntülerle ilgili olan bu ovalar, Dinaridler’in iki tarafında ve Akdeniz çukurları yakınında uzanırlar. Yakın yer hareketlerinin meydana getirdiği çukurlaşma sahaları, yanı başlarında yükselen dağlarda faal bir aşınımın indirdiği alüvyonlarla doldurulmuştur. İçlerinde pek geniş olanlar yardır (Macar veya Orta Tuna Ovası, Po ovası), fakat çoğu küçük sahalardır (İberya’da Endülüs Ovası, Valencia ve Katolanya ovaları), Fransa’nın güneyinde Roussillon ve Languedoc ovası, İtalya’nın küçük kıyı ovaları (Napoli ve Roma), küçük Yunanistan ovaları (Larissa Ovası, Selanik) alüviyal birikim ovalarına örnektir. Bütün bu ovalar yazları kurak Akdeniz Bölgesi’nde veya hiç değilse bu mevsimde buharlaşmanın şiddetli olduğu stepler sahasında bulunduğundan, buralarda su sorunu büyük önem kazanır. Ayrıca çok yerde düz olan zemin, akışları düzensiz ve hatta sel halinde bulunan akarsular tarafından bazen bataklık durumuna getirilmiştir. Bu nedenle, bütün bu ovalar için, bataklıkları kurutmak ve kuru zeminli ovaları kanallarla sulamak, mutlaka çözümlenmesi gereken sorunlardır. Su sorunu iyi bir şekilde çözümlenecek olursa, bu ovalar Avrupa’nın en zengin tarım bölgeleri halini alır; ileride görülebileceği gibi Avrupa’da. kır nüfusunun en kalabalık olduğu sahalara buralarda rastlanmaktadır. Alıntıdır.
|