bayrak bayrak

(*SİTE İÇİ COĞRAFYA KONULARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ*)

BURDUR - COĞRAFYACI - Blogcu



COĞRAFYACI

ENGİN ŞALLI BURSA-ORHANGAZİ ÇOK PROGRAMLI LİSESİ COĞRAFYA ÖĞRETMENİ

13/2/2008 - BURDUR

Kategori: il il Turkiye

 

 

Burdur tarihi

Burdur ve çevresi dünyânın en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Eski devirlere âit eşyâlar ve harâbeler bulunmuştur. Anadolu’nun ilk sâhipleri ve Anadolu’da ilk devlet kuran, Anadolu birliğini temin eden Hititler, M.Ö. 2000 senesinden M.Ö. 700 senelerine kadar Burdur bölgesine hâkim olmuşlardır. Hititlerin kendi iç bünyelerinde iktidar ve iç savaşları Hitit Devletini zayıflatmış ve Frigyalılara yenilince, bu bölge de Frigyalıların kontrolüne geçmiştir.Lidyalılar, Frigyalıları yenince bu sefer Lidyalılar bölgeye hâkim olmuşlardır. Perslerin de Lidyalıları yenmesiyle kısa bir müddet Perslerin işgâli altında kalan bölge, Makedonya Kralı İskender’in istilâsı ile Anadolu, İran ve Hindistan, Makedonya’ya katılmıştır. İskender’in ölümü üzerine imparatorluğu kumandanlar arasında bölünmüş ve Burdur, Selevkos Devleti içinde kalmıştır. M.Ö. 183 senesinde Romalılar bu bölgeyi ele geçirmişlerdir. M.S. 395 senesinde Roma İmparatorluğu parçalanınca, Burdur ve çevresi Doğu Roma (Bizans)nın payına düşmüştür.

 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Burdur, Selçuklu Devletinin toprağı olmuştur. Haçlı seferleri sebebiyle Bizanslılar kısa bir müddet yeniden bu bölgeyi istilâ etmişlerdir. Daha sonra bölgeye hâkim olan Hamidoğulları, 1308’e kadar Selçuklulara ve 1335’e kadar İlhanlılara tâbi olmuşlar. 1391’de Yıldırım Bâyezîd, Hamidoğlu Beyliğine son verince, Burdur ve çevresi Osmanlı Devletinin olmuştur. Timur’un 1402 senesinde burayı almasından başka hiçbir devlet tarafından bugüne kadar ele geçirilmemiş; Osmanlı devrinde Isparta (Hamidili) sancağına bağlı bir kazâ iken; Tanzîmâttan sonra Konya vilâyetine bağlı bir bağımsız sancak olmuştur. Birinci Dünyâ Harbinden sonra İtalyanlar Burdur’u işgâl ettiklerini îlân etmelerine rağmen, fiîlen işgâl edemediler. Mayıs 1921’de bölgeden askerlerini çektiler. Cumhûriyet devrinde vilâyet olmuştur.

Burdur tarihi eserler ve turistik yerler

Burdur târihî eserler bakımından oldukça zengindir. Târihî eserlerin çoğu Osmanlı ve Selçuklu devrine âittir.

Ulu Câmi: Hamidoğlu Dündar Bey tarafından dördüncü asırda yaptırılmıştır. Yüksek bir tepe üzerindedir. Birkaç kere tâmir görmüştür.

Şeyh Sinan Câmii: 1776’da Çelik Mehmed Paşa tarafından medresesi ile berâber yaptırılmıştır. İnce görünümlü minâresi 1914 zelzelesinde yıkılmıştır.

Divan Baba Câmii: Değirmenler Mahallesindedir. Minârenin kitâbesinde 1775’te Tilurzâde Hacı Süleymân tarafından yaptırıldığı yazmaktadır. 1971 zelzelesinden sonra tâmir edilmiştir.

Çeşmedamı Câmii: Çeşmedamı Mahallesindedir. 1914 zelzelesinde yıkılmayan birkaç yapıdan biridir. 1842 târihli bir vakıfnâmede câmiden muallimhâne olarak söz edilmektedir.

Kayışoğlu Câmii: Kuyu Mahallesindedir. Taş temel üstünde yükselen ahşap bir minâresi vardır. Yapım târihi kesin olarak bilinmemekle berâber 1872’de tâmir görmüştür.

Susuz Hanı: Mîmârî özelliklerinden Selçuklu devrine âit olduğu anlaşılan eser, Bucak ilçesinin Susuz köyündedir.

Saat Kulesi: 1830’da Konya Vâlisi Tevfik Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Tabak Hamamı: 1523’te Şeyhülislâm Bedâi Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Burdur içindeki Çelikpaşalar Konağı ve Taşoda dış yapısı ve iç süslemeleri ile Osmanlı Türk sivil mîmârîsinin uzakta kalan ender yapılarındandır. İl merkezinde çok sayıda bulunan çeşmelerin büyük kısmı yıkık veya kullanılmayacak hâldedir. Üzerlerindeki süslemeler ve hat sanatı Türk taş işçiliğinin ince örnekleridir.

Burdur eski devirlere âit eserler bakımından da zengindir. Başlıcaları şunlardır:

Hacılar: Burdur’a 25 km uzaklıkta olup, 7500-8000 sene önceye ait binâ kalıntıları, seramik eşya ve heykellerin bulunduğu yerdir. Höyükler:Hacılar dışında 34 adet höyük eski çağlara âit sayısız eserlerle doludur. Bu höyükler (7000-10.000) sene öncesine âittir. Burdur ve çevresi 50 büyük ve 20 kadar antik şehir kalıntısıyla Anadolu’nun en zengin köşelerinden biridir.

Ağlasun: Makedonya Tralı İskender’in savaştığı Sağalasus Roma devrinden kalma 12.000 kişilik tiyatro, kale ve lahitler, Antonius mâbedi ve sütun başlıkları Burdur’a 31 km uzaklıktadır. M.S. 2. asra âittir. Gremna:Pisidya’nın korunma bölgesiydi. Çamlık köyündedir. Kale vesâir kalıntılar vardır. Gölhisar: Cibaya (Horzum) harâbeleridir. 20.000 kişilik 3 kademeli tiyatrosu, stadyumu, agorası, anıtları, tapınakları ve lahitler hâlen ayaktadır.

İbecık-Lüba: Gölhisar yakınındadır. Tiyatro, stadyum, tapınak ve kalelerin kalıntıları vardır.

Belenni, Bereket,Karacaören, Akçaören, Akviran Yuva, Kestel, Melli, Kızılkaya, Karaot ve Pırnas köylerinde eski çağlara âit kentlerin kalıntıları bulunur. Burdur’da antik çağlardan kalma eserlerin sergilendiği büyük bir müze vardır. Buradaki eserler çok kıymetlidir. Burdur’da kütüphâne Hamidoğullarından beri mevcuttur.

Mesîre Yerleri: Burdur’da tabiî güzelliği insanı rahatlandıran pekçok yer mevcuttur. İl sınırları içinde yer alan on dört göl ayrı güzelliklere sâhiptir. Fakat Salda Gölü, çevresini kaplayan ormanlarla birlikte fevkalâde bir görünüm arz eder. Gölhisar Dirmil ormanları, manzarası güzel, temiz suları ve havası ile ideâl bir mesîre yeridir. Aziziye, Çamlık ve Melli ormanları havası, suyu ve manzarası ile şâhâne bir yerdir. Erenardıç bol ağaçlı sulak yerdir. Çok soğuk ve lezzetli suyu vardır. Kocapınar, Beşköy ve Yazıpınar birbirinden güzel mesîre yerleridir.

İnsuyu Mağarası: Burdur-Antalya yolu üzerinde Burdur’a 12 km uzaklıktadır. Ülkemizin turizme açılan ilk mağaralarındandır. Dünyânın ikinci büyük mağarasıdır. Dünyâca meşhûrdur. İçinde 9 tâne gölcük vardır. En geniş yeri 80 metre, uzunluğu 597 metredir. Mağarada binlerce sarkıt ve dikit yer alır. Mağara içinde kolaylıkla dolaşılır. Mağaradaki şifâlı suyu şeker hastalarına iyi gelir ve şeker miktarını düşürür. Şeker hastalığının yanısıra mîde, sinir ve cilt hastalıklarına da iyi gelir. Mağara içinde çavlanlar da mevcuttur.

Yarıköy kükürtlü suyu, kaşıntı ve cilt hastalıklarına iyi gelir.Kokar pınar, mîde hastalıklarına iyi gelir. Barutlu su, Tefenni yakınındadır. Eski ismi sıtma suyu olup, böbrek kum ve taşlarını düşürür. Çerçin suyu, Çerçin köyündedir. Aktığı yerde kırmızı çökelek bırakır. Mîde ve böbrek hastalıklarına iyi gelir.

Burdur nüfus ve sosyal hayat

1990 nüfus sayımına göre toplam nüfûsu, 254.899 olup bunun 129.112’si şehirlerde ve 125.787’si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 6887 km2 olup, nüfus kesâfeti 37’dir.

Örf ve âdetler: Burdur, dünyânın en eski yerleşim merkezlerinden olup, 5000 senelik bir târihi vardır. Beş bin senelik bir geçmişin ve eski medeniyetlerin izleri kalmışsa da, örf ve âdetlerinde ve sosyal hayatlarında Türk-İslâm kültürü hâkimdir. Halkı çalışkan, örf ve âdetlerine bağlı, iyimser ve kendilerine yapılan hizmetleri takdir eden husûsiyetlere sâhiptir. Selçuklular bölgeye 11. asırda gelmişler ve 13. asır başına kadar Haçlı seferleri sebebiyle işgâl ve istilâ altında kalmışlarsa da, millî ve dînî değerlerine son derece sâdık kalmışlardır. On üçüncü asırdan bugüne hiç bir yabancı işgâli görmemiştir. Burdur’a mahsus mahallî kıyâfetlere ancak düğünlerde rastlanır. Meşhur yemekleri testi (çömlek) kebabı, kabak helvası ve ceviz ezmesidir. Burdur folklor bakımından da çok zengindir. Oyunların çoğunluğu zeybek türünden oyunlardır. Ağır zeybek, teke zortlaması, teke zeybeği, moğaz havası ve serenler zeybeği meşhurlarıdır. Burdur’un efsâneler, atasözleri, mâni ve masalları bakımından halk edebiyatı çok zengindir. Halk şâirlerinden Şemsi Baba, Kemal Baba ve Âşık Vecaî başlıcalarıdır. Kemal Baba, Burdur’da yetişen evliyâları şiirleri ile meth eder. Spor, bilhassa minder ve yağlı güreş yaygındır.

Eğitim: Burdur’da okur-yazar nisbeti % 80’dir. Bütün köylerinde ilkokul, bütün ilçelerde ortaokul ve lise vardır. Burdur’da 9 lise ve 19 meslek ve teknik lise, 2 fakülte (eğitim ve meslek yüksek okulu) mevcuttur.

Burdur coğrafi bilgiler

Fiziki yapı

Burdur’un % 60’ı dağlık, % 19’u ovalık, geri kalanı plato ve yayladır. Göl hâline gelmiş çöküntüler, kanyonlar ve mağaraların sayısı oldukça fazladır. Göller ve ovalar, dağlar arasında kalmış bir çöküntü bölgesidir.

Dağlar: Burdur ova ve göllerinin etrâfı dağlarla çevrilidir. Dağlar Batı Toroslar silsilesine dâhildir. En yüksek dağı Kızılcadağ (2591 m) dır. Başlıca dağları; Eşeler Dağı (Akkaya Tepesi 2268 m), Koçaş Dağı (2095 m), Rahat Dağı (2298m), Kestel Dağı (2231 m), Katrancık dağları, Akdağ (2271 m), Söğüt Dağı (Asar Tepe 1919 m). Kestel, Katrancık, Rahat,Koçaş ve Eşeler dağları, üzerindeki düzlükler (yaylalar) su kaynakları bakımından zengindir. Ayrıca geniş mer’aları ile hayvancılığa çok müsâittir.

Ovalar: İl topraklarının % 19’unu kaplayan ovalar, Burdur, Ağlasun, Bucak, Tefenni ve Yeşilova havzalarıyla Gölhisar çukurluğunda toplanmış olup, 700 ilâ 1400 metre yüksekliktedir. Eski kapalı havzaların dolması netîcesinde meydana gelen ovalar, kalın alüvyonlu topraklarla kaplıdır. Tefenni Havzasında Kağılcık-Karamanlı, Hasanpaşa ve Başpınar ovaları yer alır.Yeşilova Havzasında Akçay ve Erli ovaları; Ağlasun Havzasında Başköy, Ağlasun ve Öteyüz ovaları; Burdur Havzasında Yazıköy, Yarıköy, Hacılarköy, Eğneş, Kozluca, Elmacık, Çine, Kurköy ve Çeltikçi ovaları; Bucak Havzasında Kestel,Keçili, Bucak, Ürkütlü, Kızılkaya ve Karapınar ovaları; Gölhisar çukurluğunda Yamalı, Gölhisar, Çavdır ve Haravza ovaları yer alır. Ovaların hepsi su bakımından zengin ve bereketlidir.

Akarsular: Burdur’da büyük nehir ve ırmaklar yoksa da, akarsuları çok zengindir. Ovaları sular ve gölleri besler. Başlıca akarsuları şunlardır:

Alakır Çayı: Eşeler Dağından çıkar. 80 kilometrelik bir yatağa sahip olup Burdur Gölüne dökülür.

Burdur Çayı: İnsuyu, Gökpınar ve Yenipınar kaynaklarından çıkar. 25 kilometrelik bir yatağa sâhip olup, Kocayır yöresinden Burdur Gölüne dökülür.

Arvallı Çayı: Tekkegözünden çıkar. 20 kilometrelik bir yatağı olup, Çeltikçi Çayı ile birleştikten sonra Onaç Çayı ismini alır ve Kestel Gölüne dökülür.

Kravgaz Çayı: Kıravgaz Dağından çıkar. 45 kilometrelik bir yatağı izledikten sonra, Burdur Gölüne dökülür.

Askeriye Çayı: Leften Yaylasından çıkar. 15 kilometrelik bir yatağı izleyip Burdur Gölüne dökülür.

Dalaman Çayı: Gölhisar yöresinin en büyük akarsuyudur. Ege Denizine dökülür. İl sınırları içinde 30 kilometrelik bir yatağı vardır.

Başköy Çayı: Başköy yöresinden çıkar. 25 kilometrelik bir yatağı izledikten sonra Aksu Çayına dökülür.

Aksu Irmağı Isparta’dan Burdur’a girerek kısa bir yol alıp, 5 km uzunluğundaki bir kanyondan geçer. Bu kanyonun genişliği 5-7 m, derinliği 60-100 metredir. Kanyonun seyrine doyum olmaz.

Göller: Burdur’a "göller memleketi" denmesinin sebebi, sınırları içinde en çok gölü olan ilimizdir. İrili-ufaklı 14 göl vardır.

En büyüğü Burdur Gölü olup, çok tuzlu ve arsenikli olduğundan balık yaşamaz. Yüzölçümü 200 km2 olup, Türkiye’nin 7. büyük gölüdür. Genişliği 8.5 km ve uzunluğu 34 km olup, derinliği 110 metredir. Denizden yüksekliği 854 metredir. Manzarası fevkalâde güzeldir.

Salda Gölü; 45 km2 yüzölçümünde olup, 1139 m yüksekliktedir. Suyu tatlı ve balığı boldur. Türkiye’nin Abant dâhil en güzel gölü kabul edilir.

Kestel Gölü; 25 km2 yüzölçümünde ve 779 m yüksekliktedir. Suyu yazın çok azalır. Akgöl (çorak); yüzölçümü 12 km2 olup, yüksekliği 989 metredir.

Pınarbaşı, Karaeyli, Mamak, Bereketli, Yaraşlı, Geçenli, Yazır, Çavdır ve Ambahar göllerinin yüzölçümü 10 km2den azdır. Çavdır Gölünde balık vardır. Göller akarsularla beslenir. Göllerin bir kısmı yazın kurur.

İklimi ve Bitki Örtüsü

Burdur’da kara iklimi hüküm sürer. Yüksek dağlar, bölgeyi Akdeniz ikliminden ayırır. Yazlar sıcak, kışları çok soğuk geçer. Sıcaklık -16,7°C ile +39,6°C arasında seyreder. Senelik yağış ortalaması 443 milimetredir. Güneyde bu miktar fazlalaşır. Yağış kışın fazladır. Ovalar, ekili arâzi, sebze, bol meyve ağaçları ve gül bahçeleri ile süslüdür.

Burdur ilinin % 20’si hiçbir ekime elverişli değildir. Geri kalan % 80 arâzinin, % 35’e yakını ormanlık, % 35’e yakını ekili ve dikili arâzi ve % 10’u çayır ve mer’adır. Ormanlar ova ve gölleri çevreleyen dağların üzerindedir. Ormanlarda karaçam, kızılçam, katran, meşe, ardıç, köknar, sedir ve akçam ağaçları bulunur.

Ormanlarda, sayıları gün geçtikçe azalan karaca, vaşak, karakulak, yaban kedisi, saz kedisi yaşamaktadır. Tavşan, porsuk, kurt, tilki, çakal ve domuz gibi yabânî hayvanlar da bulunmaktadır.

Burdur ekonomisi

Burdur’un ekonomisi tarıma dayanır. Faal nüfûsun % 75’i tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılıkla geçinir.

Tarım: Burdur ilinde en çok tahıl üretilir. Ayrıca Burdur merkez ilçesinde ve Ağlasun’da gül yetişir. Türkiye’nin gülyağı üretimin % 85’i Isparta ve % 15’i Burdur’dan elde edilir. Meyvecilik, üzüm bağları, bostan ve sebzecilik oldukça ileridir. Diğer tarım ürünleri buğday, arpa, çavdar, mısır, şekerpancarı, nohut, anason, soğan, patates ve haşhaştır. Türkiye’de en çok anason Burdur’da yetişir, üzümleri meşhurdur.Modern tarım araçları kullanılmakta, sulama, sun’î gübreleme ve ilâçlama yapılmaktadır. İlde bulunan Şeker Fabrikası, şekerpancarı üretimini artırmaktadır.

Hayvancılık: Çayır ve mer’aların çokluğu sebebiyle hayvancılığa çok müsâittir. İlde beslenilen başlıca hayvanlar kıl keçisi, koyun ve sığırdır. At, eşek, deve, katır gibi yük hayvanlarının sayısı gittikçe azalmaktadır. Tavukçuluk, arıcılık ve balıkçılık ekonomik açıdan önemli olabilecek oranda gelişmemiştir.

Ormancılık: Burdur’un % 35’e yakını ormanlıktır. Bu ormanlar Türkiye’nin inşaat ve îmâlat sanâyiinin mühim ihtiyâcını karşılar. Orman içinde ve sınırında yaklaşık 100 köy geçimini orman ürünlerinden temin eder. Ormanlar ayrıca Burdur’a güzellik veren ve onu süsleyen bir hazînedir.

Mâdenler: Burdur mâden bakımından zengin ise de mâden işletmeleri azdır. Tefenni ve Yeşilova’da krom, diğer bölgelerde linyit, manganez yatakları vardır.

Sanâyi: Burdur’da sanâyi hızla gelişmektedir. Başlıca sanâyi kuruluşları Burdur Şeker Fabrikası (1958), Et-Balık Kurumu kombinası, Süt Endüstri Kurumunun Süt Fabrikası, Burdur Traktör ve Önyükleyici Fabrikası (Burtrak) senede 20.000 traktör îmâl edecek kapasitededir. Gülyağı sanâyii Isparta’dan sonra gelir. Çiçek ve nebâtât esansları fabrikasında 500 ton gül işlenir. Mobilya sanâyii oldukça gelişmiştir.

El sanatları: El sanatlarından halıcılık, dokumacılık, tabakçılık, dericilik, keçecilik ve bakırcılık çok gelişmiştir. Halı ve dokuma tezgah sayısı 10.000 civârındadır. Evlerin % 70’inde el tezgahı vardır. Alaca denilen el dokumaları meşhurdur. Halıları Isparta halısı kadar değerlidir. Türkiye’nin en meşhur, heybe, torba, sofra altı örtüsü ve çobanların koyun ve keçi yavrularını tuzlamak için kullandığı torbalar Burdur’da yapılır.Heybe ve torbalardaki süsler ve motifler 5000 sene öncesine dayanır. Heybe ve torbalardaki süslemelerin Amerika’daki Kızılderili kabîlelerin süslemeleri ile tamâmen aynı ve eski Türk kavimleri ile pekçok benzerliklerin olması bâzı ilim adamlarının dikkatini çekmiş ve Kızılderililerin Orta Asya’dan Bering Boğazı ile Amerika kıtasına geldikleri tezini ileri sürmüşlerdir.

Ulaşım: Burdur, komşu illeri Denizli, Antalya, Isparta ve Afyon’a vasıflı bir karayolu ile bağlıdır. Karayolu ulaşımı ile Türkiye’nin her bölgesi ile irtibatlıdır. 1936 yılında Baladız istasyonundan ayrılan bir hatla Karakuyu-Eğridir demiryoluna bağlanmıştır. Böylece Ege bölgesine (İzmir’e) olduğu gibi Ankara ve İstanbul’a da demiryolu bağlantısı sağlanmıştır.

www.ilimsel.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->
Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

BENİM HAKKIMDA

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.

coğrafyacı

BANNERİ SİTENİZE EKLEME KODU

SON YAZILARIM

MERKÜR
UMMAN DENİZİ
HABUR ÇAYI
OLİVİN
PREHNİT
İNSAN HAKLARI HAFTASI
NATO’YA ÜYE ÜLKELER
AVRUPA BİRLİĞİ’NE ÜYE ÜLKELER
BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU’NA ÜYE ÜLKELER
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI’NA ÜYE ÜLKELER
GEDİZ NEHRİ
VENÜS
HOTAN
ALFRED WEGENER
ULUSLAR ARASI ORGANİZASYONLARA ÜYE ÜLKELERİN SAYILARI
LAHN NEHRİ
RODONİT
TREMOLİT (AKTİNOLİT)
DİNLER VE İNANÇLAR
DÜNYADA KONUŞULAN DİLLER

Gazeteler
Feedjit Live Website Statistics

BAĞLANTILARIM

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
COĞRAFYAM NET
ZÜLFİKAR ÖĞRETMEN FORMU
COĞRAFYA SAATİ
COĞRAFYA KULÜBÜ
COĞRAFYA SEVGİSİ
COĞRAFYA TUTKUDUR
COĞRAFYA TV
TÜRK COĞRAFYA KURUMU
ÜLKELER NET
COĞRAFYALAR COM
COĞRAFYAM ORG
COĞRAFYACIYIZ COM
E-COĞRAFYA
PROF.DR.RAMAZAN ÖZEY
COĞRAFYA DERSİM
NÜFUS PİRAMİTLERİ
COĞRAFYAMIZ NET
TÜRKCOĞRAFYA COM
FİZİKİ COĞRAFYA COM
COĞRAFYACI NET
COĞRAFYAM VE HAYAT
COĞRAFYA ÖĞRETMENİM
COĞRAFYA DÜNYASI
ATLAS DERGİSİ
COĞRAFYALİSE COM
SOSYAL DERSLERİ
DÜNYA DEPREMLERİ
MEB COĞRAFYA TV
COĞRAFİ ŞEKİLLER
TÜBİTAK
BİLİM TEKNİK
SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
ARİFİYE Ö.L.MEZUNLARI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
EĞİTİM HABER
ÖĞRETMEN SAYFASI
ÖĞRETMEN SİTELERİ
ÖĞRETMENİN PUSULASI
ORHANGAZİ REHBERİ
ORHANGAZİ BELEDİYESİ
ORHANGAZİ GEN.TR
ORHANGAZİ WEB.TR
GEOBİLİM.COM
GENÇ BİLİM
BULUTSU ORG
İLİMSEL COM
COGRAFYADERSANESİ.BLOGSPOT
Esma-ul Husna
sitene ekle

KATEGORİLERİM

ARKADAŞLARIM

zulfikar22
alsancakkoyu
reef
gercekyasamdan
herneysem
karakurum
rahmetli645
acizm1988
GÜVEN AKBULUT
vatanseverpatriot
vakanuvis
güven akbulut
cografiegitim
gazgaz1
sakary54
cografyamiz
marasili
ankakusum
polatalemdarkurtlarvadisi
bilgisayaregitimlerimiz
yahsieli
bloghertelden
cografyaci10
hilalliler
cografyapaylasim1
sarozfatihi

ARKADAŞLARIMIN BANNERLERİ

COGRAFYAMİZ
vakanuvis
gerçek yaşamdan
EĞİTİM VE ÖĞRETMEN FORUMU