DEPREM SÖZLÜĞÜ

2011-03-05 11:22:00

DEPREM SÖZLÜĞÜ

 

Acil durum: Bir afet sırasında olağanüstü tedbirlerin alınmasına gerek duyulan geçici bir süreyi ifade eder. Durumun gerekliliklerinin her yönüyle koordineli bir şekilde, siyasi irade tarafından değerlendirilmesi, gönüllü ve özel kurumları bir araya getirmek için planlamalar, yapılanmalar ve düzenlemeler yapılmasına  Acil durum yönetimi denir.  

 

Acil durum görevlisi (ADG) tesis: Doğal ya da teknolojik afetlerde can kurtarma ve yardım hizmetleri vermesi öngörülen, konum, yapı güvenliği ve işletme biçimi açılarından yönetmeliklerde belirlenen koşullara uygun, yetkili birimlerce düzenli olarak denetlenen kamu ya da özel yapı ve tesislerdir.  

 

Afet: Yaygın biçimde can kaybı, fiziki ve ekonomik veya çevresel kayıplara sebep olan, toplumun işlevselliğinde ciddi bozulmalar oluşturan ve kendi kaynakları ile başa çıkamayacağı olağan dışı durumdur. 

 

Afet Yönetimi: Hem afet öncesi hem de afet sonrası aktivitelerin yani müdahale, iyileştirme, yeniden yapılanma, zarar azaltma ve hazırlık safhalarını kapsayan bir süreci ifade eder. Afet riski ve onun doğurduğu sonuçları azaltmayla ilgili diğer çalışmaları da kapsar.

 

Afet Yönetimi Döngüsü: Birbiriyle bağlantılı olan (zarar azaltma, hazırlık, müdahale, yardım, iyileştirme) aşamaları bulunan ve bir afetle başlayıp bitmeyen sürekli bir döngüdür.  

 

Aktif Fay: Belirli bir sürede kırılma hareketini tekrarlayan faylardır. Genellikle son 10,000 yıl içinde bir veya daha fazla sayıda kırılmış faylara denir.  

 

Alüvyon: Son buzul çağından sonra nehirler tarafından taşınarak oluşturulmuş çakıl, kum, silt ve kil birikintileridir.

 

Alp-Himalaya: Sık sık depremlerle sarsılan Akdeniz'den başlayıp Türkiye, İran üzerinden kuzey Hindistan'a kadar giden uzun bir sıradağ oluşumudur.

 

Ana kaya: Nispeten daha sert ve yoğun kayalardan oluşan ve genellikle üzerinde yumuşak kayaçlar ve toprak örtüsü buluna tabanı ifade eder.

 

Ana şok: Bir dizi yer sarsıntısının en büyük olanıdır, genelde önce meydana gelir ve bunu pek çok artçı sarsıntı takip eder.

 

Ani sel: Kısa zamanda aşırı derecede yağan yağmur sonucunda nehir ve derelerin süratle akarak çevresini yıkıp hasara uğratmasıdır. 

 

Arama ve Kurtarma: Özel olarak eğitilmiş kişilerce gerekli donanım, arama cihazı ve köpekler kullanılarak  afet sonrasında çöken binaların altından canlıların bulunup çıkarılması amacıyla faaliyet gösterilmesidir. Genellikle bir kaç gün süren arama kurtarmalar bazı durumlarda 14 güne kadar uzayabilir.

 

Artçı deprem: Bir büyük depremin ardından gelen daha küçük depremlerdir. Bu sarsıntılar haftalar, aylar ve bazen yıllarca devam edebilir.

 

Asismik: Bir fay veya bir yerde deprem olmadığını ve muhtemelen de olmayacağını belirten bir terimdir.

 

Azalım: Dalgalar, oluştukları yerden itibaren genlikleri küçülerek ve etkileri azalarak ilerler. Deprem  dalgalarının yer kabuğunda geometrik olarak ilerlerken geçtikleri ortama ve uzaklığa bağlı olarak genlikleri ve sismik enerjileri azalmaktadır.  

 

Büyüklük (Magnetüd): Depremin ortaya çıkardığı toplam enerjiyi karakterize eden, aletsel ölçüm ve hesaplama sonucunda bulunan değerdir. İlk olarak 1930 yılında C.F. Richter tarafından tanımlandığı için bu adla anılmaktadır. Farklı sismik dalgalar ve formüller kullanılarak çeşitli magnetüd hesaplama yöntemleri  geliştirilmiştir; Yerel, Yüzey dalgası, Hacim dalgası, Moment magnetüd gibi.

 

Çığ: Genellikle dağların yamaçlarında biriken karların kendiliğinden veya tetikleyici bir etki sonucunda aniden ve büyük bir hızla harekete geçip akmasıdır.

 

Deprem: Genellikle bir fay kırılması sonucunda ortaya çıkan sismik enerjinin yarattığı yer sarsıntısıdır.

 

Deprem Tehlikesi: Can ve mal kaybına, yaralanmalara, sosyal ve ekonomik dengelerin bozulmasına veya çevresel zararlara sebep olan  yerkabuğu hareketlerinin tabii süreci veya bunu etkileyen doğal etmenlerdir. 

 

Erken Uyarı: Afet riskini engellemek veya bu riskleri azaltma için yada afete daha etkili müdahaleye imkan verecek zamanlamayla gerekli bilgilerin, belirlenmiş kurumlar tarafından topluma duyurulmasıdır. Afete hazırlık çalışmaları içinde önemli bir yeri vardır.

 

Fay: Yer kabuğundaki gerilme veya sıkışmalar sonucunda tabakalarda, iki tarafın birbirine göre hareket etmesi biçiminde meydana gelen kırılma hattı.

 

Frekans: Birim zamanda meydana gelen olay veya hareket sayısı

 

Küresel Konum Belirleme Sistemi (GPS): Yeryüzündeki noktaların koordinatlarını uydular vasıtasıyla belirleyen sistem. Fay zonları boyunca meydan gelen gerilim birikmeleri ve hareketleri izlemek için hassas  GPS ölçümleri yapılmaktadır. 

 

Graben: Tektonik açılma hareketi sonucunda çevresine nazaran aşağı doğru çöken yerkabuğu parçası.   

 

Gönüllü: Herhangi bir şekilde parasal karşılık beklemeden, sosyoekonomik veya politik baskı altında kalmadan topluma hizmet götürerek yararlı çalışmalar sunan bireylerdir.  

 

Hazırlık: Zamanında ve etkili erken uyarıların yayımlanması ve tehdit alanından insanların ve değerli varlıkların geçici olarak çıkarılması da dahil olmak üzere, afetlerin zararlı sonuçlar doğurmaması amacıyla yapılacak etkili müdahale için alınan önlem ve yapılan hazırlık faaliyetleridir.

 

Heyelan: Jeolojik materyallerin yerçekimi kuvveti etkisiyle yamaç aşağı harekete geçmesidir.

 

İnsan kaynaklı afet: Doğrudan veya dolaylı olarak insan faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan afetlerdir.

 

İnsan kaynaklı tehlike: Nükleer kaza, kimyasal sızıntı, baraj çökmesi, savaş, toplumsal çatışma, terörizm gibi faktörlere bağlı olarak oluşan tehditlerdir.

 

İnsani yardım: Bir afet sonrasında bölgedeki afetzedelerin hayatlarını sürdürmeleri için acilen yapılmaya başlanan tıbbi bakım, beslenme ve barınma yardımlarını kapsar.

 

İvme: Deprem yer hareketinin hızındaki değişimi ifade eder. Kuvvetli yer hareketi sismolojisinde ivme değeri, yerçekimi kuvvetinin (g) yüzdesi ile ifade edilir. Bir cismin ağırlığı, kütlesi ile yerçekimi ivmesinin çarpımına eşit olduğundan, deprem sarsıntısının yaratacağı ivmeyle gelen ani ve ilave yükler binaların dayanım gücünü aşarak hasar görmelerine/yıkılmalarına neden olmaktadır.    

 

İyileştirme: Afete uğrayan toplumun yaşam koşullarını yeniden oluşturma amacıyla, muhtemel afet risklerini azaltmak için sistemli bir özendirme ve gerekli düzenlemeleri yapmak için alınan kararlar ve faaliyetlerin tümüdür.

 

Jeomorfoloji: Dağlar vadiler gibi yeryüzü şekillerinin kaynağını ve niteliklerini inceleyen bilim dalı.

 

Korunma: Tehlikelerin sebep olabileceği afetlerden korunmak için genel anlamda alınan önlemleri ifade eder. Bu amaçla uygulanacak, uzun vadeli politika ve programları da kapsar. 

 

Krip: Tektonik şekil değiştirme hareketine bağlı olarak fay zonlarında oluşan yavaş ama devamlı biçimdeki sürüklenme hareketidir.

 

Kütle dalgası: Bir sismik dalga çeşidi olup, yeryüzüne yakın mesafelerde ilerleyen dalgaların aksine kabuğun daha derin katmanlarını geçerek yayılan sismik dalgalardır. 

 

Maksimum yer ivmesi: Bir depremde ivme kayıt cihazları tarafından ölçülen (veya oluşması beklenen) ivme'nin en yüksek genliğini ifade eden değerdir.

 

Merkez üssü: Yerkabuğu içinde deprem oluşturan bir kırılmanın yeryüzü üzerindeki izdüşümü noktasıdır.  Genellikle en fazla hasarın görüldüğü bölgeyi ifade eder. 

 

Mikro bölgeleme: Bir yerdeki tehlikenin yıkıcı deprem etkileri, yer sarsıntısı şiddeti, sıvılaşma ve heyelan potansiyeli dikkate alınarak tanımlanması ve böl yerel olarak haritalanmasıdır.  

 

Müdahale ve Yardım: Afet sırasında veya hemen sonrasında, etkilenmiş insanların yaşamlarının korunmasını ve temel ihtiyaçları ile geçimlerinin karşılanması için müdahale ve yardımda bulunulmasıdır. Bu süreç anında yapılan müdahale ile başlar, duruma göre kısa dönemli veya daha uzun süreyle olabilir. Arama-kurtarma, tıbbi sağlık, gıda, barınma, giyim, su ve arıtma temini hizmetleri gibi faaliyetler ve diğer acil önlemler bu kapsamdadır. Bazen acil müdahale olarak da tanımlanmaktadır.

 

Odak derinliği: Yer kabuğu içinde depreme sebep olan fay kırığının başladığı ve sismik enerjinin açığa çıktığı noktanın derinliğidir.

 

Orojen: Yer kabuğundaki kıvrımlanma ve kırılma hareketleriyle gelişen dağ oluşumu sürecidir.

 

Plaka Tektoniği: Pek çok gözlemle ispatlanmış bulunan bu teoriye göre, yer kabuğunun üst manto kısmında belirli sayıda ve birbirine göre hareket halinde olan ince, rijit tabakalar bulunmaktadır. Bu plakaların sınırlarında genellikle şiddetli depremler meydana gelir.  

 

Poisson dağılımı: Belirli bir zaman içerisinde birbirinden bağımsız olarak meydana gelen olayların istatistiksel dağılım ihtimalini karakterize eder.

 

Rehabilitasyon: Hasara uğramış veya fonksiyonunu kaybetmiş hizmetlerin, alt yapının ve binaların kısa sürede onarılarak çalışabilir hale getirilmesi faaliyetleridir. Tam olarak iyileştirilemese de hayatın nispeten normale dönmesini kolaylaştırmak amacını taşır. 

 

Risk: Can kaybı, yaralanma, mal kaybı, ekonomik dengelerin bozulması veya çevre zararları gibi doğa veya insan kaynaklı tehlikelerin zarar görebilirlik koşullarına bağlı olarak kayıplar ve hasarlarla  sonuçlanma olasılığı veya beklenen kayıplar.

Sakınım planı: Yerleşim alanlarında ya da belirli bir bölgede doğal ya da teknolojik tehlikeler nedeniyle beliren farklı risk türlerini tanımlayan, risklerin yönetim biçimi ve uygulama araç ve yöntemlerini belirleyen plandır. Sakınım Planı, riskleri nedensellik yapılarına göre farklı sistem, grup ya da sosyo-ekonomik sektörlerde ele alıp bunlarla ilgili veri tabanları oluşturabilir. Her sektörde ilgili kesimler arasında protokollerin geliştirilmesi ve fiziki planların hazırlanmasını öngörür.

Planlama en genel tanımıyla, ‘belirlenen hedeflere erişmek üzere gereken uygulama yöntemini ortaya koymak’ ise, Sakınım Planlaması, ‘belirlenen sakıncalı koşullardan uzak kalma yöntem(ler)ini tanımlama’ ve uygulama çabasıdır.

 

Sel: Normalde kuru olan yerlerin yağışlara bağlı olarak yükselen yüzey suları, gel-git olayları veya nehir yükselmesi nedeniyle geçici bir süre sular altında kalmasıdır.

 

Sıvılaşma: Genellikle suya doygun tabakaların dayanma dirençlerini kaybederek, sıvı gibi davranmasıdır. Depremde sarsıntısının etkisiyle oluşan kum fışkırmaları sıvılaşma işaretidir.

 

Şiddet: Depremin belirli bir yerde canlılara ve çevreye verdiği zararın gözlemleme sonucunda tespit edilen derecesi. Genellikle 12 dereceye ayrılan şiddet cetveli, Romen rakamı kullanılarak ifade edilir. En çok kullanılan Şiddet cetvelleri; MSK  cetveli, Avrupa Makro sismik Cetveli (EMS–98) , ABD'deki MM Cetveli ve Japonya’daki JMA Cetvelidir.

 

Sismik boşluk: Bir fay hattının daha önce deprem meydana getirmiş ancak belirli bir süredir hareketsiz olan kısmıdır. Uzun süreli hareketsizlikler ileride güçlü bir deprem olacağı ihtimalini arttırır.

 

Sismisite: Depremlerin alansal ve zamana bağlı olarak dağılımıdır. 

 

Sürdürülebilir kalkınma: İnsan hayatının yaşam kalitesi arttırırken bunu çevre koşullarına ve ekosisteme zarar vermeden gerçekleştirilen ilerleme sürecidir.

 

Risk sektörleri: Kentsel Sakınım Planı kapsamında, ayrı nedensel ilişkilerle ortaya çıkan risklerin incelendiği alt çalışmalardır. Zarar azaltma amacıyla incelenerek ayrı politika ve kentsel risk yönetimi uygulamaları arasında: Üretim Kaybı (Sanayi, sabit ve hareketli Altyapı, İşgücü); Yapı Stoku ve Kentsel Altyapı Sistemleri; Doku Riskleri (yapılaşma türü, arsa, yol, otopark, açık alan, yoğunluk); Makro form ve Kentsel Büyüme Eğilimleri; Arazi Kullanımı Uyumsuzlukları (alan ve yapı ölçeklerinde uyumsuzluklar); Özel Alanlar (vadiler, yamaçlar, kıyılar, baraj altı havzalar); Kültür Mirası Özel Yapılar (tarihi ve anıtsal yapılar ve çevreler); Tehlikeli Kullanımlar (yanıcı, patlayıcı, kimyasal, radyasyon yayan kullanımlar, vb depo, dolanım alanları); Acil Durum Görevlisi (ADG) (hastane, itfaiye, okul, haberleşme merkezi, vb.) Tesisler; Yönetsel Yeterlik (uzman personel, temrin-eğitim, kurumsal kapasite yetersizlikleri); Dışsal Etkenler (kaza, sabotaj, terörizm) gibi risk alanları bulunur. 

 

Tehlike: Can ve mal kaybı, yaralanma, sosyal ve ekonomik dengelerin bozulması veya çevresel zararlara yol açma potansiyeli bulunan fiziksel olaylar, etmenler yada insan faaliyetleridir.

 

Yeniden yapılanma: Afetlerde hasar gören sistemlerin, alt yapının ve hizmetlerin tam olarak onarılması ve yenilenmesi çalışmalarıdır. Yeniden inşa veya onarma sırasında eskisinden daha dayanıklı malzemelerin ve teknikler kullanılır.  

 

Yer hareketi: Bir deprem veya yeraltı patlaması sonucu yeryüzünde meydana gelen güçlü ve tahripkar sarsıntı.

 

Zarar Azaltma: Doğal tehlikeler yanında, çevre bozulması ve teknolojik tehlikenin geniş ölçekli yıkıcı etkilerinin azaltılması veya sınırlandırılması için alınan yapısal ve yapısal olamayan önlemler.

 

Zarar görebilirlik: Tehlikelerin doğuracağı etkilere karşı toplumun veya bireylerin direncini azaltan fiziksel, sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerin oluşturduğu bütün şartlar ve süreçlerdir.

 

Zarar görebilirlik analizi: İlk bakışta kolaylıkla fark edilemeyen ancak mevcut bulunan potansiyel afet  etkisinin, o yöreye has pek çok faktör dikkate alınarak belirlenmesidir. 

 

Kaynak: Türkiye’de Doğal Afetler Konulu Ülke Strateji Raporu, 2004,  JICA Turkiye Ofisi, MWH, Mühendislik ve Müşavirlik Ltd.

 

72
0
0
Yorum Yaz