DOĞU KARADENİZ HAVZASI EKOLOJİSİ

2008-07-16 10:08:00
Doğu Karadeniz Havzası Konum

Doğu Karadeniz Havzası; batıda Ordu il sınırı, doğuda Gürcistan sınırı, güneydede Doğu Karadeniz dağ silsilesi ve kuzeyde Karadeniz’le sınırlanan Türkiye’nin kuzeydoğu bölgesini oluşturur. Doğu Karadeniz Havzası, Türkiye’deki 26 su havzasından biridir. Havza; Melet Çayı, Pazar Çayı, Harşit Çayı, Karadere, Fırtına Deresi gibi birbirine paralel olarak uzanan akarsuların alt havzalarından oluşur.

 

Kafkasya Ekolojik Bölgesi’nde, WWF Kafkasya Ofisi’nin koordinasyonunda Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, Rusya ve İran’dan resmi kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ve ulusal uzmanların katılımıyla Ekolojik Bölge Koruma Planı hazırlanmıştır. Bu planda yer alan beş ana biyolojik çeşitlilik koridorundan birisi olan Batı Küçük Kafkasya Koridoru, Türkiye’nin Doğu Karadeniz kıyılarından başlayarak Gürcistan’ın Acaristan bölgesine doğru uzanır. Doğu Karadeniz Havzası, Çoruh ve Aras havzalarıyla birlikte, doğa koruma açısından küresel ölçekte öneme sahip Kafkasya Ekolojik Bölgesi’nin Türkiye kısmını oluşturur.

 

Doğal Yapı

Bölgenin tümüne sert topografik şartlar hakimdir.  Bölgenin arazi yapısının, iklimin ve konumunun doğal yapı üzerinde çok büyük bir önemi vardır. Doğu Karadeniz Havzası; WWF tarafından biyolojik çeşitlilik bakımından küresel ölçekte öneme sahip 200 ekoojik bölgeden biri olarak belirlenmiştir. Havzada  Önemli Kuş Alanlarının, Önemli Bitki Alanlarının bulunması, bölgede koruma çalışmalarının hızını artırmıştır.  

 

Doğu Karadeniz Dağları, süzülen yırtıcı kuşların göçü için büyük önem taşır. Bölge, dar yayılışlı bir tür olan huş tavuğu (Tetrao mlokosiewiczi) popülasyonu nedeniyle Tükiye’de A2 kriterini sağlayan üç ÖKA’dan biridir. Önemli Kuş Alanı olarak Doğu Karadeniz Dağları’nda, Türkiye’deki alpin biyomu türlerinin tamamı, ılıman kuşak orman biyomu türlerinin ise büyük bir kısmı yuvalar. Türkiye’nin en önemli ve acil korunması gereken ÖKA’larından biridir.

 

Bu bölgedeki kuş türleri şunlardır: Sakallı akbaba (Gypaetus barbatus), küçük akbaba (Neophron percnopterus), kızıl akbaba (Gyps fulvus), kara akbaba (Aegypius monachus), kaya kartalı (Aquila chrysaetos), küçük kartalı (Hieraaetus pennatus), huş tavuğu (Tetrao mlokosiewiczi), urkeklik (Tetraogallus caspius), turna (Grus grus), gökçe güvercin (Columba oenas), ortanca ağaçkakan (Dendrocopos medius), aksırtlı ağaçkakan (Dendrocopos leucotos), sürmeli dağbülbülü (Prunella ocularis), çizgili ötleğen (Sylvia nisoria), alaca sinekkapan (Ficedula semitorquata), duvar tırmaşıkkuşu (Tichodroma muraria), sarı gagalı dağ kargası (Pyrrhocorax graculus), kar serçesi (Montifringilla nivalis), kara iskete (Serinus pusillus)

 

Doğu Karadeniz Havzası; ormancılık, tarım ve ekonomik faaliyetler anlamda Türkiye’nin önemli üretim bölgelerinden biridir.

 

Bölgede bulunan dağlardan Kaçkarlar’ın varlığı büyük önem taşır. Kaçkar Dağları, Soğanlı Dağı, Dilek (Tatos) Dağları, Vacakar Dağı, Demirkapı Dağları olarak adlandırılan Doğu Karadeniz dağ silsilesinin, Rize-Çayeli- Pazar- Ardeşen sahil kuşağının arkası ve su ayrım hattına kadar güney bakıları çok tipik sarp dağlık topografyayı temsil etmektedir. Yöre topografyasını esas olarak buzul oluşumlarının şekillendirdiği görülür. Buzul jeomorfolojisinin etkisi (ya da glasyal topografya) 2.200 m yükseltiden itibaren başlar. Bu yükseltinin üstünde donma, çözülme ve glasyal aşındırma ürünleri hakimdir. Çünkü bu yüksekliklerde günlük ve mevsimlik sıcaklık farkları oldukça yüksektir. Alanda yer alan en önemli ana buzul vadileri şunlardır: Hastaf Vadisi, Dübe (Döbe) Vadisi, Çeymakçur Vadisi, Kavron Vadisi, Elevit Vadisi, Haçıvanak Vadisi, Tirovit Vadisi, Palovit Vadisi ve Verçenik Vadisi’dir.

 

Tabanları ana buzul vadisi tabanından yüksekte bulunan, diğer bir deyişle, ana buzul vadisinin üst yamaçlarına açılan yan vadilere asılı vadiler denir. Çalışma alanı içerisinde yer alan çok sayıda ana buzul vadilerine kavuşan pek çok asılı vadi bulunmaktadır.

 

Alanda en çok görülen glasyal şekilleri sirkler oluşturur. Ortalama olarak 2.700 m’lerden itibaren görülen sirkler, kenarları sarp, yarım daire veya buna benzer şekildeki çanaklardır. Kaçkar silsilelerinin etrafı çok sayıda sirk ve sirk gölleri ile çevrilmiştir.

 

Sosyo-Ekonomik Yapı

Bölge nüfusunun yüzde 80’i kıyıda yığılmıştır. Ancak bu yığılma, bölge kalkınmasında motor görevi görecek birkaç yerleşmede toplanmamış, kıyı boyunca pek çok küçük kentsel yerleşime dağılmıştır. Bölge topografyası gelişmiş bir ulaşım altyapısı oluşturmayı güçleştirmiştir. Bölge kırsal yerleşimlere dağılmıştır ve Türkiye ortalamalarına göre çok küçüktür. Bölgenin sınırlı tarım toprakları ve bu toprakların kullanımına topografyanın getirdiği kısıtlamalar, özellikle genç erkek nüfusun köylerden göç etmesine neden olmuştur. Bunun bölge toplumsal yaşamı ve uzun dönem ekonomik gelişimi üzerinde önemli etkileri gözlenmektedir.

 

Bölge Türkiye’nin ortalama geliri en düşük olan bölgelerinden birisidir. En son veriler bölge gelir ortalamasının, Türkiye ortalamasının ancak 2/3 ü kadar olduğunu göstermektedir. Bu düşük gelir ve sınırlı istihdam olanakları nedeniyle bölgeden önemli oranlarda göç olmaktadır. Bölge 1960’tan beri doğal nüfus artışının önemli bir bölümünü göç olarak verirken, nüfus 1990’dan sonra mutlak olarak da düşmüştür. Düşük gelir düzeyi dışında, bölgenin gelir kaynakları açısından da önemli sorunları bulunmaktadır. Bölge illeri tek ürün tarımına çok bağımlıdır. (Rize’de çay, Giresun’da fındık gibi). Bu ürünlerde gözlenen kamuya bağımlılık ve kamu kuruluşlarının işlevlerinde beklenen azalma, çiftçi gelirlerinde önemli artışlar hedeflendiğinde, alternatif gelir kaynaklarını geliştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Kamunun bölgede ağırlıklı olduğu ikinci kesim hizmetler sektörüdür. Hizmet sektörünün 1997 yılı istihdamı 300 bin civarında tahmin edilmektedir. Bunun yarıya yakını kamu istihdamıdır. Türkiye’de beklenen şekilde kamu kesiminin boyutu küçültülürse, Doğu Karadeniz Bölgesi ciddi şekilde olumsuz etkilenecektir. Bölgenin kendi içinde büyük gelir farklılıkları vardır. Tarım sektöründe kişi başına düşen gelir, Türkiye ortalamasının yarısından daha azdır. Bölge içinde kıyı kesimleri ile iç kesimler arasında da önemli gelir farklılıkları vardır.

http://www.wwf.org.tr/

615
0
0
Yorum Yaz