bayrak bayrak

(*SİTE İÇİ COĞRAFYA KONULARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ*)

KOPENHAG KRİTERLERİ - COĞRAFYACI - Blogcu



COĞRAFYACI

ENGİN ŞALLI BURSA-ORHANGAZİ ÇOK PROGRAMLI LİSESİ COĞRAFYA ÖĞRETMENİ

18/11/2007 - KOPENHAG KRİTERLERİ

Kategori: Avrupa Birligi

HER SÖZÜN BAŞI, KOPENHAG KRİTERLERİ

 

Avrupa Birliği, özellikle Kosova krizinden sonra, genişlemeye ilişkin uzun vadeli planlarını orta vadeye çekme kararı aldı. Bunun temelinde ise Kosova krizi veya benzeri olayların önüne ancak daha geniş bir Birlik bünyesinde sağlanacak barış, güvenlik ve demokrasi ortamı sayesinde geçilebileceği fikrinin ağır basmasıydı. Avrupa Birliği, genişlemeye yönelik olarak temel prensipleri Kopenhag zirvesinde tespit etmiş ve aday ülkeler için tam üyelik yolunu da bu ülkelerin Kopenhag kriterlerini yerine getirmeleri şartına bağlamıştır. Tam üyelik siyasi olarak, aday ülkelerin tüm organlarıyla demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve azınlık haklarının korunmasını garanti altına almasını gerektiriyor.

 

Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanlarının Haziran 1998 Cardiff Zirvesinde kabul ettikleri karar uyarınca, Avrupa Birliği Komisyonu geçen yıl aday ülkeler hakkında İlerleme Raporları hazırlamaya başlamıştır. Bu Raporların ikincisi Brüksel’de Komisyon Başkanı Prodi tarafından açıklandı. Bu rapor Türkiye’nin, ilk defa tam üyeliğe resmen aday gösterildiği belge olarak da büyük önem taşımakta. Komisyon, Türkiye’nin tam üyeliğe hazırlanabilmesi amacıyla, 1997 Lüksemburg Zirvesinde diğer adaylar için yaptığı gibi, Türkiye’ye de tam üyelik öncesi stratejiler önermekte. Rapor’da bu ortaklığın özetle aşağıdaki unsurlardan oluşması görüşüne yer verilmekte:

 

-Siyasi diyaloğun derinleştirilmesi ve Ortak Dış ve Güvenlik Politikası çerçevesinde Avrupa Birliği’nin ortak tutumları ve faaliyetlerine ortak olunabilmesi imkanı,

 

-Tam üyelik öncesi mali yardım kaynaklarının tümünün tek bir çerçeve içinde eşgüdümünün sağlanması,

 

-Bütün Topluluk Programlarına tam katılma olanağı,

 

-Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlanmasına yönelik bir ulusal program ile birleştirilmiş bir katılma ortaklığının oluşturulması,

 

-Katılma Ortaklığının uygulanmasını izlemek amacıyla Avrupa Anlaşmaları kapsamında işleyecek bir mekanizmanın kurulması,

 

-Türkiye’nin mevzuat ve uygulamalarının Avrupa Birliği’ninki ile uyumlaştırılmasını teminen, Avrupa Birliği’nin müktesebatının analitik sürecinin incelemesinin başlatılması.

 

Bu unsurlar, Türkiye’nin Avrupa Birliği Komisyonu tarafından, artık diğer adaylar gibi, resmi aday olarak değerlendirildiğini açıkça göstermekte. Avrupa Birliği’nin Komisyonu’nun bütün bu önerilerinin AB’nin Helsinki Zirvesinde kabul edilmesi, başka bir deyişle, Türkiye’ye tüm unsurlarıyla resmi adaylık statüsünün tanınması, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yepyeni bir dönem başlatacak.

 

SİYASİ KRİTERLER

 

Kopenhag zirvesinde tam üyeliğe kabulün ön şartı olarak belirlenen siyasi kriter tam üyeliğe kabulü, aday ülkelerin tüm organlarıyla demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve azınlık haklarının korunmasını garanti altına alacak bir yapıya sahip olmalarına bağlamaktaydı. Komisyon, orta ve doğu Avrupa ülkelerine ilişkin önceki görüşlerinde Slovakya dışındaki tüm bölge ülkelerin siyasi kriterlere uyum sağlayabildiğini ancak yine de bu ülkelerden bazılarının demokrasi, insan hakları ve azınlıklar konusunda daha fazla çaba sarfetmeleri gerektiğini belirtmekteydi. Bununla birlikte, Komisyon’un 1998 yılı rapporunda Türkiye’ye ilişkin olarak bu ülkenin siyasi kriterlerin hiçbirini yerine getirmediği belirtilmekteydi.

 

Komisyon, örneğin, Slovakya’nın Eylül 1998’deki genel seçimlerle iktidara gelen hükümetle birlikte bir çok siyasi reform gerçekleştirdiğini, buna bağlı olarak ülkede adil bir mahalli seçim düzenlendiğini, ilgili Uluslararası kuruluşlarla işbirliğine gidilerek azınlıkların kendi dillerini kullanmalarına yönelik bir kanunun Temmuz 1999’da yürürlüğe sokulduğunu ve yargı bağımsızlığına ilişkin anayasa değişikliklerinin hazırlandığını takdirle karşıladığını belirtmekte. Komisyon tüm bu reform hareketleri neticesinde Slovakya’nın da Kopenhag kriterlerine uyum sağladığını ilan ediyor.

 

İnsan hakları konusunda ise, Komisyon, aday ülkelerin çoğunda temel hak ve özgürlüklerin garanti altına alındığı görüşünde. Bu ülkelerin insan haklarına ilişkin uluslararası anlaşmalara taraf olmaya başlamaları da olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu hususta Türkiye’nin geçen yıl hazırlanan raporda belirtilen konumuna göre pek bir ilerleme kaydetmediği ve Türkiye’nin özellikle insan hakları ve azınlık hakları hususlarında zayıf kaldığı belirtilmekte ve ayrıca ordunun MGK vasıtasıyla siyaset üzerinde yarattığı etkiye dikkat çekilmekte. Öcalan hususunda ise Birliğin idam cezasının uygulanmamasını ümit ettiği ifade edilmekte. Ancak, tüm bu olumsuz tablonun yanında siyasi kriterlere uyum yolunda bazı yasal düzenlemelerin de hazırlandığına da dikkat çekiliyor.

 

Aday ülkelerde, çoğulcu ve demokratik hükümet sistemlerinin işleyişine yönelik olumlu gelişmelerin yaşandığı belirtiliyor. Bunun en önemli kanıtı da Macaristan, Letonya ve Estonya’da yapılan şeffaf seçimler olarak gösteriliyor. Bu hususta Romanya’nın gerek ülke içinde yaşadığı grev dalgalarında gerekse de Balkanlar’daki kriz dönemlerinde demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine saygılı tutumu Komisyon’un dikkatini çekmiş.

 

Komisyon’un önemli bir tespiti de tüm aday ülkelerde yolsuzluk ve rüşvetin artış kaydetmiş olması. Bunun başlıca sebebi ise kamu sektöründeki maaşların düşüklüğü ve ekonominin üzerindeki yoğun bürokrasi. Komisyon, bu ülkelerde yolsuzluk ve rüşvete karşı devreye alınan politikaların da çok başarısız olduğunun altını çizmekte.

 

Komisyon, Romanya’da bakımevlerinde bulunan yüz bin civarındaki çocuğun içerisinde bulunduğu şartları son derece olumsuz bularak hükümeti de bu konuda çözüm üretmekte aciz kaldığı için eleştirmekte. Komisyon bu hususta atılacak en önemli adımın ise çocuk bakımevlerinde asgari standartların yasal düzenlemelerle belirlenmesi ve bu standartlara ulaşılması için de devletin bakımevlerine yönelik mali yardımlar yapması olarak belirtmekte.

 

Komisyon’un siyasi kriterler kapsamında önem verdiği bir diğer husus da azınlık hakları. Örneğin, Estonya Parlamentosu vatandaşlık kanununda bir değişiklik yaparak uyruksuz çocukların Estonya vatandaşlığına vatandaşlığına kabulüne yönelik düzenlemeler yapmış ve Slovakya Parlamentosu ise azınlık dillerinin kullanımına yönelik bir kanun çıkartmış. Sonuç itibariyle, Komisyon, aday ülkelerin siyasi kriterlere uyum yolunda doğru adımlar attığını bunun tek istisnasının ise Türkiye olduğunu belirtmiştir.

 

EKONOMİK KRİTERLER

 

Aday ülkelerin tam üyeliğe kabul yolundaki durumlarını inceleyen Komisyon raporundaki Kopenhag zirvesinde belirlenen ekonomik kriterlere uyum kapsamındaki değerlendirmeler tüm Dünya’da etkisini hissettiren Asya, Rusya ve Kosova krizleri dikkate alınarak kaleme alınmış. Tüm iktisadi verilerin yanı sıra ekonomik kriterler açısından en önemli husus Avrupa Birliği’nin aday ülkelerin en büyük ticaret ortağı konumunda olması. 1993 ve 1998 yılları arasında Birlik ile aday ülkeler arasındaki toplam ticaret hacmi tam iki katına çıkarak 180 milyar Ecu’ye ulaşmış.

 

Mevcut durumda onüç aday ülke Avrupa Birliği’nin toplam ticareti içerisinde % 10 payla ABD’den sonra (%20) ikinci sırada. Avrupa Birliği’nin 1998 yılında aday ülkelerle arasındaki ticaret fazlası 33 milyar Ecu civarında. Bu miktarın %35’i Polonya, % 25’i ise Türkiye ile yapılan ticaretten kaynaklanmakta. Komisyon, Birliğin Dünya’nın geri kalanıyla arasında mevcut 13 milyar dolarlık ticaret açığının aday ülkelerle arasında mevcut olan ticari ilişkilerle kapatıldığını ve hatta artıya geçtiğini belirtmiş. Komisyon’un yorumuna göre Türkiye’nin bu hususta Gümrük Birliği’nden kaynaklanan büyük bir avantajı bulumakta.

 

Avrupa Birliği işler durumda bir pazar ekonomisine sahip olmayı şu temel faktörlere bağlı olarak değerlendirmekte:

 

-Arz ve talep arasındaki dengenin pazar güçlerinin özgür davranışları neticesinde sağlanması; fiyatların ve ticaretin serbestleşmesi,

 

-Pazara girişlerin (yeni şirketlerin kurulması) ve pazarın terk edilmesinin (iflaslar) önünde hiçbir engelin bulunmaması,

 

-Hukuki sistemlerin ve özellikle de mülkiyet haklarına yönelik mevzuatın işler durumda olması; kanunların ve sözleşmelerin uygulanabilir olması,

 

-Makro-ekonomik istikrarın (özellikle fiyat istikrarının) tesis edilmiş olması,

 

-Temel ekonomi politikalarının belirlenmiş ve istikrarlı olması.

 

Bu faktörlere göre yaptığı değerlendirme sonucunda Komisyon, Polonya, Macaristan, Kıbrıs, Estonya, Slovenya ve Çek Cumhuriyeti’nin işler durumda pazar ekonomisine sahip ülkeler olarak değerlendirilmesi gerektiğine ve son dönemlerde gerçekleştirdiği reformlar göz önünde bulundurulduğunda Letonya’nın ve Malta’nın da bu gruba dahil edilebileceğine işaret etmiştir. Bunun dışında, Slovakya ve Litvanya’nın önümüzdeki yıl içerisinde -planlanmış reformları gerçekleştirdikleri taktirde- bu kategoriye dahil olabilecekleri görüşünde olan Komisyon, Bulgaristan’ın da biraz yavaş da olsa pazar ekonomisini tesis yolunda ümit verdiğini belirtiyor. Bu durumda, büyük bir istikrarsızlığın hakim olduğu Romanya konusunda ise Komisyon tam bir tedirginlik içerisinde olduğunu ifade ediyor. Komisyon Raporu’nda Türkiye’nin pazar ekonomisinin bir çok temel özelliğini taşıdığına ve makro-ekonomik istikrarın sağlanmasına yönelik olumlu sonuçların alındığına değinmektedir.

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->
Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

BENİM HAKKIMDA

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.

coğrafyacı

BANNERİ SİTENİZE EKLEME KODU

SON YAZILARIM

MERKÜR
UMMAN DENİZİ
HABUR ÇAYI
OLİVİN
PREHNİT
İNSAN HAKLARI HAFTASI
NATO’YA ÜYE ÜLKELER
AVRUPA BİRLİĞİ’NE ÜYE ÜLKELER
BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU’NA ÜYE ÜLKELER
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI’NA ÜYE ÜLKELER
GEDİZ NEHRİ
VENÜS
HOTAN
ALFRED WEGENER
ULUSLAR ARASI ORGANİZASYONLARA ÜYE ÜLKELERİN SAYILARI
LAHN NEHRİ
RODONİT
TREMOLİT (AKTİNOLİT)
DİNLER VE İNANÇLAR
DÜNYADA KONUŞULAN DİLLER

Gazeteler
Feedjit Live Website Statistics

BAĞLANTILARIM

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
COĞRAFYAM NET
ZÜLFİKAR ÖĞRETMEN FORMU
COĞRAFYA SAATİ
COĞRAFYA KULÜBÜ
COĞRAFYA SEVGİSİ
COĞRAFYA TUTKUDUR
COĞRAFYA TV
TÜRK COĞRAFYA KURUMU
ÜLKELER NET
COĞRAFYALAR COM
COĞRAFYAM ORG
COĞRAFYACIYIZ COM
E-COĞRAFYA
PROF.DR.RAMAZAN ÖZEY
COĞRAFYA DERSİM
NÜFUS PİRAMİTLERİ
COĞRAFYAMIZ NET
TÜRKCOĞRAFYA COM
FİZİKİ COĞRAFYA COM
COĞRAFYACI NET
COĞRAFYAM VE HAYAT
COĞRAFYA ÖĞRETMENİM
COĞRAFYA DÜNYASI
ATLAS DERGİSİ
COĞRAFYALİSE COM
SOSYAL DERSLERİ
DÜNYA DEPREMLERİ
MEB COĞRAFYA TV
COĞRAFİ ŞEKİLLER
TÜBİTAK
BİLİM TEKNİK
SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
ARİFİYE Ö.L.MEZUNLARI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
EĞİTİM HABER
ÖĞRETMEN SAYFASI
ÖĞRETMEN SİTELERİ
ÖĞRETMENİN PUSULASI
ORHANGAZİ REHBERİ
ORHANGAZİ BELEDİYESİ
ORHANGAZİ GEN.TR
ORHANGAZİ WEB.TR
GEOBİLİM.COM
GENÇ BİLİM
BULUTSU ORG
İLİMSEL COM
COGRAFYADERSANESİ.BLOGSPOT
Esma-ul Husna
sitene ekle

KATEGORİLERİM

ARKADAŞLARIM

zulfikar22
alsancakkoyu
reef
gercekyasamdan
herneysem
karakurum
rahmetli645
acizm1988
GÜVEN AKBULUT
vatanseverpatriot
vakanuvis
güven akbulut
cografiegitim
gazgaz1
sakary54
cografyamiz
marasili
ankakusum
polatalemdarkurtlarvadisi
bilgisayaregitimlerimiz
yahsieli
bloghertelden
cografyaci10
hilalliler
cografyapaylasim1
sarozfatihi

ARKADAŞLARIMIN BANNERLERİ

COGRAFYAMİZ
vakanuvis
gerçek yaşamdan
EĞİTİM VE ÖĞRETMEN FORUMU