MESCİD-İ NEBEVİ

2008-03-13 19:55:00

MESCİD-İ NEBEVİ Resulullah (s.a.s)'ın Medine'ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği mescit. Bu mescit, Mescid-i Resul, Mescid-i Şerîf, Mescid-i Saadet ve Mescid-i Nebevî adlarıyla da anılmaktadır. Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa'dan sonra yeryüzündeki mescitlerin en faziletlisidir.   Resulullah (s.a.s), Hicret yolculuğunda kısa bir müddet Medine'nin dışında bulunan Kuba köyünde kalmıştı. Bu esnada Kuba mescidi adıyla bilenen mescidi inşa ettirmişti. Buradan yola çıkıp, Medine'ye girdiği zaman, Resulullah (s.a.s), misafir edip ağırlama şerefine nail olabilmek için herkes birbiriyle yarışa girmişti. Kendisini davet edenlere Resulullah (s.a.s); "Bırakın deve serbestçe yürüsün. O bizi Allahın razı olacağı bir yere kadar götürecektir" diyordu. Deve bir süre yürüdükten sonra, iki yetim kardeşe ait boş bir arsaya çöktü. Buraya evi en yakın olan Ebu Eyyub el-Ensarî, Resulullah (s.a.s)'ın eşyalarını alıp sevinçli bir halde evine taşıdı.   Resulullah (s.a.s)'ın devesinin çöktüğü bu arsa sahipleri olan Neccaroğullarından Sehl ve Suheyl hibe etmek için ısrar ettilerse de Resulullah (s.a.s) bunu kabul etmedi ve on dinar gibi sembolik bir meblağ karşılığında burayı satın aldı. Bu bedeli Hz. Ebu Bekir (r.a) ödedi.   İbn Sa'd, Resulullah'ın Medine'ye hicretinden önce Esad ibn Zurare'nin arkadaşlarıyla burada namaz kıldığını, ayrıca cuma namazlarını da burada kıldırdığını nakletmektedir. Etrafı çevrili olan bu arsanın hemen bitişiğinde, cahiliye insanlarının gömülü bulunduğu bir mezarlık vardı. Resulullah bu mezarlığın kaldırılmasını istedi. Böylece mescidin inşa edileceği arsa genişletilmiş oldu. Ayrıca burada bulunan su birikintisi de yok edildi (Nesaî, Mesâcid, 12; İbn Sa'd Tabakatül-Kübrâ, Beyrut, t.y, I, 239).   Bu arsa üzerinde hemen bir mescit bina edilmeye başlandı. Ensar, Muhacir ve diğer gönüllü kimselerin de katıldığı kalabalık bir işçi-usta topluluğu tarafından yürütülen çal... Devamı

DENİZ VE GEMİ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

2007-12-06 15:39:00

"Deniz" ve "Gemi" ile İlgili Hadis-i Şerifler » Hz. Peygamber (a.s.) Efendimiz uykudan gülümseyerek uyanınca Ümmü Haram: "Ey Allah'ın Resulü! Sizi güldüren şey nedir?" diye sordu. O da: "Ümmetimden bazı insanlar deniz üstünde hükümdarların tahtlarına kuruldukları gibi (yahut tahtlarına kurulmuş hükümdarlar gibi) binerek Allah yolunda deniz harbine gider halde gösterildi de ona gülüyorum" buyurdu. [Sahih-i Müslim Hadis No: [Arapça]: 3535] » Hz.Ömer, Habeşistan'dan gemiyle hicret edip Medine'ye gelenlerden olan Hz. Esma'ya: "Hicret faziletinde biz sizi geçtik. Biz Allah Resulü'ne sizden daha layık ve daha yakın bulunuyoruz" dedi. Bunun üzerine Esma öfkelendi ve durumu Allah Resulüne bildirdi. Bunun üzerine Allah Resulü (S.A.V) : "Bu hususta Ömer bana sizden daha layık ve yakın değildir. Onun ve arkadaşlarının "bir" hicreti; ey gemi ahalisi, sizin ise "iki" hicretiniz vardır" buyurdu. Esma dedi ki: "Bir de gördüm ki bunu işiten Ebu Musa ve bütün "gemi arkadaşları" birbiri ardınca bana geliyorlar ve bu hadisi benden soruyorlardı. Onların gönüllerinde, Resulullah'ın onlar için söylediklerinden daha büyük ve sevindirici dünyada hiçbir şey yoktu" [Sahih-i Müslim Hadis No: [Arapça]: 4558] "Deniz" ve "Gemi" ile İlgili Âyetler »  İki deniz bir değildir. Birinin suyu tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır. Herbirinden taze balık eti yersiniz, takındığınız süsler çıkarırsınız. Allah'ın lutfuyla rızık aramanız için gemilerin onu yararak gittiğini görürsün. Belki artık şükredersiniz. [Fâtır Suresi: 12] » O iki doğunun ve iki batının Rabbi'dir. Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? (Tatlı ve tuzlu sulu) iki denizi birbirine karışmamak üzere salıvermiştir. Aralarında karışmalarını engelleyecek bir sınır vardır. Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? İkisinden de inci ve mercan çıkar. Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? Denizde yüce dağlar gibi yükselen g... Devamı