HALKLAR VE HAVA OLAYLARI

2011-11-04 10:14:00

HALKLAR VE HAVA OLAYLARI Balıklar suyun ortasında toplanırsa, deprem beklenir. ( Japonya) Balık sürüleri kıyıdan uzaklaşırsa, deprem beklenir.( Japonya ) Balıklar fırtınadan önce suyun üzerine sıçrar.( Almanya, Fransa ) Turnabalığı, ırmağın dibinde kımıldamadan durursa, ya rüzgar çıkar, yada yağmur yağar. (A.B.D.) Ormanın aşağılarına inen fil, yağmuru ve güneşi haber verir. ( Kamerun ) Kurbağa tarlada öterse, üç saat sonra yağmur yağacaktır.(Hindistan) Kurbağa ötünce, yağmur gelecek demektir.( Japonya, Kore, Tayland, filipinler, İran ) Kedi tırnaklarını bir yerlere geçirince, hava değişecek  demektir. ( İngiltere) Yalanan kedi, yağmuru haber verir.( Hollanda) Kedi, dağa karşı pençelerini yalarsa, güneş çıkar.( İran ) Kedi, pencerede durursa, yağmuru bekle.( A.B.D.) Fare, su taşkınından önce yamaçta delik açar. ( Angola ) Keçi aksırırsa, bardaktan boşanırsana yağmur yağar. ( İspanyolca konuşulan ülkeler) Koyunlar, fırtınadan biraz önce başlarını birbirine çarpar.( Fransa) Karayılan ıslık çalınca, yağmur yakındır.( İspanya ) İnek, duvarları yalarsa, hava açacaktır.  ( Norveç ) İnek aç kaldıkça ne kadar bağırırsa, yağmur yağmadan önce  gökgürültüsü de o kadar artar. (Hindistan) Sülükler sudan çıkıp, taşların ve bitkilerin altına saklanırsa, çok   geçmeden fırtına patlar.    (Almanya) Sırtı kaşındığı için yere yatan at, yağmurun yağacağını gösterir.( Norveç, İsveç) Sincap çok ceviz toplarsa , kış da çok sert olacak demektir. ( Rusya, Norveç, A.B.D., Yunanistan, İsveç, Finlandiya, v.b) Tavşanın tüyü sık olursa, kış sert olur.( Almanya ) Köy... Devamı

ALTIN MADENCİLİĞİ VE HALK SAĞLIĞI

2011-04-06 22:12:00

ALTIN MADENCİLİĞİ VE HALK SAĞLIĞI Dünyanın hemen her yerinde altın işletmeciliğinin gerekliliği ya da sakıncaları tartışılıyor. Bu tartışmaların bir yanında işletmeye konu olan yörelerde yaşayanlar, bazı bilim insanları ve sivil toplum insanları; karşı yanında işletmeci şirketler, yine bazı bilim insanları, bazı siyasetçiler, bir çok medyacı, az da olsa bazı sivil toplum örgütleri yer alıyor. İşletmelerin çevre sorunları yaratma etkisi, dünya ekonomisinde altının bir meta olarak değeri, vb belitler bir yana bırakıldığında tartışmaların çoğun insan sağlığı, daha da doğrusu siyanürün zararları çevresinde geliştiği görülüyor. Bu, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de böyle.   Bir yandan, dikkatler siyanürün zehirleyici etkisine, çoğu zaman toplu kıyımlarda, toplu intiharlarda kullanılmış oluşunun toplumsal bellekte bıraktığı olumsuz izlenime de çağrışımlar yapılarak, çekiliyor; bu tür işletmelerde ne yazık ki sık sık ortaya kazalarla siyanürlü akışkanların çevreye yayılışı ile hayvan ve bitki topluluklarına verilen zararlar göz önünde yaşanıyor; siyanürün insan sağlığına kısa sürede ya da ağır ağır gelişen öldürücü etkisi tartışılıyor. Bir yandan da, zehirlenmelerle ölümler içinde siyanürün yok mertebesinde göründüğü istatistikler, siyanürün doğada hızla parçalanıyor oluşu, toplumsal yaşamımızda bir çok başka kaynaktan doğaya altın işletmecilerinin saldığından daha çok siyanür salınışı, vb olgular karşı belitler olarak ileri sürülüyor.   Oysa, siyanür bu tür işletmelerde kullanılan biricik kimyasal değil ve siyanürün yarattığı doğrudan etkileme riskinden daha önemli tehlikenin, siyanürle altın işle... Devamı

SELLER VE NEDEN OLDUĞU SAĞLIK SORUNLARI

2010-10-02 10:35:00

Dünyada en sık görülen doğal afet seldir. Tüm “doğal nedenli olağandışı durumlar” a bağlı mal kayıplarının % 40’ı sel nedeniyledir. Sellerin sayısı ve olumsuz etkisi artsa da, ölüm sayısı yıldan yıla azalmaktadır. Ancak yine de tüm dünyada “doğal nedenli olağandışı durumlara” bağlı ölümlerin yarısından fazlası sellere bağlıdır. Ülkemizde ölüme yol açan doğal nedenli olağandışı durumlar arasında seller 2. sırada yer almaktadır. 1903-2004 yılları arasında ülkemizde 100 ve üstü insanın etkilendiği veya 10 ve üstü ölüme yol açmış 27 sel incelendiğinde, meydana gelen sellerden 94.657 kişinin etkilendiği, 1252 kişinin yaşamını yitirdiği görülmektedir. Bu 27 selin yol açtığı toplam zarar 1.971.291.860.000 TL. olarak bildirilmektedir.   Sellerin yol açtığı toplam maddi zarar açısından doğal nedenli olağandışı durumlar arasında 2. sırada olduğu görülmektedir. Ülkemizde seller etkilediği toplam kişi sayısında ise 3. sıradadır. hastalıklar daha çok ortaya çıkar.   1. dönem : İlk üç gün, bulaşıcı/salgın hastalık pek görülmez. 2. dönem : Dördüncü günden dördüncü haftaya kadar olan bölümdür.Bulaşıcı hastalıkların görülmesi, sık karşılaşılan bir durumdur. Genellikle sel bölgesinde, selden önce tek tek bulunan hastalıkların salgın yaptığı görülmektedir. 3. dönem : Dördüncü haftadan sonrasıdır. Kuluçka süresi uzun olan hastalıklar, bu dönemde görülür.   Hangi hastalıklar görülür?   Suyla bulaşan enterotoksijenik E-Coli enfeksiyonları, Şigellozis, Hepatit-A, Leptospirozis hatta Giardiazis salgınları görülme r... Devamı

KOCAELİ İLİNDEKİ SICAK SU KAYNAKLARI

2008-10-25 20:20:00

KOCAELİ İLİNDEKİ SICAK SU KAYNAKLARITuzla İçmeleriUlaşımTuzla İçmeleri her ne kadar Kocaeli ilinin Gebze ilçesine bağlı ise de İstanbul'dan da ulaşım kolaydır. Otelleri, lokanta ve gazinoları ve sıhhi tesisatı itibariyle en ileri ülkelerdeki benzerleriyle boy ölçüşecek derecede olan Tuzla içmeleri Bizans zamanından beri bilinen şifalı sulardandır. Tuzla da biri Büyükiçme, diğeri Küçükiçme olmak üzere iki kaynak bulunmaktadır. Kimyasal Bulguİki kaynak arasındakı başlıca fark litrede içerdikleri tuz miktarıdır. Reaksiyonları nötr olan sular mushil sulardandır. Radyoaktivite her ikisinde de 10 Eman'a yaklaşmaktadır. İçilmesi kolay olan Tuzla içme sularında klorür ve sülfat anyonları ile sodyum, kalsiyum ve magnezyum katyonları fazladır. Büyükiçmede Lityum da bulunmaktadır. SağlıkŞimdiye kadar yapılan tıbbi araştırmalara göre içmeler karaciğer, safra yolu, mide, kalın barsak hastalıklarına ve böbrek iltihaplarına karşı iyi gelmektedir. Barsaklarda yaşayan parazitlerle bunların yumurtalarını düşürmede Tuzla suları büyük fayda sağlar. Yeniköy Yazlık IlıcasıUlaşımKocaeli şehrinin 15 kilometre güneyinde ve Kocaeli - Karamürsel yolundan 1,5 kilometre içeridedir. Kimyasal BulguLitresinde 4,5 miligram bromür bulunmaktadır. Reaksiyonu kalevidir. Suyun sıcaklığı 30,5 derecedir. Radyoaktivitesi 4,5 Eman'dir. Su kükürtlü ve kalevi oligometalik sınıfına girmektedir. SağlıkCilt hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir. Maşukiye Şifalı SularıUlaşımKocaeli'nin Derbent bucağına bağlı Maşukiye koyunden gidilir. Kimyasal BulguCilt suyunun sıcaklığı 20 derece, mide suyunun sıcaklığı ise 21 derecedir. Cilt hastalıklarına iyi gelen suya Maşukiye kükürtlü suyu adı verilmiştir. Su toprak kalevili karbonatları içeren hafif kalevi reaksiy... Devamı

SU VE ÖZELLİKLERİ

2008-12-17 20:28:00

SU VE ÖZELLİKLERİSUYUN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİİnce tabakalar halindeyken renksiz olan su, derin tabakalar halinde mavi, lacivert renklerdedir. Bunun nedeni güneş ışığının bir kısım renklerinin su tarafından absorplanması (emilmesi) dir.Suyun fiziki özelliklerinden donma ve kaynama noktası, celcius sıcaklık skalası için standart alınmıştır. Suyun donma noktası veya buz, su ve buharın dengede bulunduğu sıcaklık 0°C veya 273.16°K (Kelvin) ve 760 mm.Hg basınca altında suyun kaynama sıcaklığı 100°C olarak kabul edilmiştir.+3.98°C’ daki havasız bir kg su 1 lt olarak kabul edilir.Buna göre +3.98°C sıcaklıktaki suyun yoğunluğu l gr/cm³tür.(+3.98°C da su genleşme olarak en büyük değerini alır. Yani bu sıcaklıktaki birim hacimde suyu alır,ısıtır ya da soğutursak diğer, örneğin +20°C’ daki birim hacimdeki sudan daha fazla oranda genleşir, hacmi artar.1 gr suyun sıcaklığını 17°C dan 18° C a çıkarmak için verilen ısıya 1 kalori (cal) denir. Su katı, sıvı ve gaz hallerindeyken moleküller özelliklerini korur. Bu nedenle suya belirli ve saf madde denilebilir.Su 0°C nin altında katı 0°C ile 100°C arasında sıvı ve 100°C nin üzerinde gaz halindedir. Doğada yalnız H O olarak suya rastlamak oldukça güçtür. Çözücü özelliği çok fazla olan su temas ettiği her şeyi az çok çözer. Onlarda beraber bulunur. SUYUN KİMYASAL ÖZELLİKLERİSu oldukça kararlı bir bileşik olduğu için meydana geliş ısısı yüksektir. Metallerle ve ametallerle reaksiyona girerek bunların oksitlerini meydana getirir. Sonuçta hidrojen açığa çıkar.1- C+H O → CO +H2 Ametallere örnek2-2Fe+3H O → Fe O + 3H Metallere örnek Su halojenlerle reaksiyona girerek bunları indirger ve oksijen açığa çıkarır.2H o+2Br → 4HBr + O Halojenler... Devamı

GERİ DÖNÜŞÜM VE KATI ATIKLAR

2008-08-16 20:31:00

GERİ DÖNÜŞÜM VE KATI ATIKLAR Katı atıklar ve geri kazanım konusunda bunları biliyor musunuz?• Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de özellikle büyük yerleşim birimlerinden insanların karşılaştığı en büyük çevre sorunu çöplerdir.• Evsel katı atıkların % 68 ’ini organik atıklar, kalan kısmını ise kâğıt, karton, tekstil, plastik, deri, metal, ağaç, cam ve kül gibi maddeler oluşturmaktadır.• Ülkemizde günde yaklaşık 65 bin ton çöp üretilmektedir.• Ülkemizde ve dünyadaki katı atıkların yönetiminin üç temel ilkesi vardır. Bunlar az atık üretilmesi, atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesidir.• Çöplerin toplanmasından tutun da, depolanması veya bertaraf edilmesine kadar tüm hizmetlerin bir plan çerçevesinde ele alınması ve öncelikle bu atıkların değerlendirilmesi veya geri kazanılmasına, "çevre ile uyumlu atık yönetimi" denilmektedir.• Uygun şekilde depolanmamış çöpler yeraltı ve yüzeysel su kirliliğine, haşerelerin üremesine, çevreye kötü kokuların yayılmasına, görüntü kirliliğine ve çeşitli hayvanlar vasıtasıyla taşıyıcı mikropların yayılmasına neden olmaktadır.• Çöpü kaynağında azaltmazsak, bir gün çöp dağları arasında nefes alamaz hale gelebilriz.• Gelecek kuşakların çöp dağları altında ezilmesini istemiyorsak, bilinçli tüketim yapıp az çöp çıkarmak zorundayız.• Ülkemizde ilk çöp faciası 28.04.1993 tarihinde İstanbul’un Ümraniye ilçesinde meydana gelmiştir. Yaklaşık 20 yıldır çöp dökümü yapılan sahada usulüne uygun bir döküm yapılmadığı için kayma olmuş... Devamı

OZON TABAKASI

2008-02-29 09:54:00

  Ozon tabakası, atmosferde yeryüzüne ulaşan güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyan kalın bir tabakadır. Son 50 yıl içerisinde bu tabakanın tahrip edilmesi sebebiyle güneşin zararlı ışınları bizlere ulaşabilmekte ve deri kanseri, katarakt gibi sağlık problemlerine sebep olmakta ve bağışıklık sistemini etkilemektedir. Özellikle hayatın ilk 20 yılında güneşin zararlı etkilerine karşı korunma büyük önem taşımaktadır. Güneşte kalmak zorunda iseniz deri kanseri gibi sağlık problemlerine yakalanma riskini, kendinizi koruma deneyimi kazanarak azaltabilirsiniz.   Ozon tabakasındaki incelme ve deri üzerindeki etkileri; •Ozon tabakası ve UV radyasyon artışının sebepleri, •Deri ve UV radyasyonun deri üzerindeki olumsuz sağlık etkileri, •Güneşin zararlı ışınlarından kaynaklanan diğer olumsuz sağlık etkileri, •Kendimizi korumak için alınacak tedbirler, başlıkları altında ele alınacaktır. Ozon Tabakası Nedir ? Ozon (O3) üç adet Oksijen atomundan oluşan şeffaf bir gazdır.Ozon tabakası ozon gazından oluşan ve atmosferin yukarı seviyelerinde başka bir deyişle yer yüzeyinden 10-50 km yüksekte bulunan bir tabakadır. Bu tabakanın temel rolü Ultraviyole (UV) ışınları olarak adlandırılan güneşin zararlı ışınlarına karşı bizleri korumaktır.Ozon tabakası yeryüzüne ulaşan bu zararlı ışınlara karşı korumak için bir filtre gibi davranır. Ultraviyole (UV) Işınları Bilindiği gibi güneş yeryüzündeki hayatın varolması için çok önemlidir. Isınmamızı sağlar ve bize ışık verir. Güneş radyasyonu veya ışınlarını gösterir. Bu ışınlardan bazıları Ultraviyole ışınları olarak adlandırılır. Bilim adamları UV ışınlarını; Aynı karakteristiklere sahip olmadıkları ve canlılar üzerindeki etkilerinin farklı olması sebebiyle UV-A, UV-B ve UV-C olmak üzere üç kategoriye ayırmışlardır. •UV-A: En yaygın ve sağlığımız için en az tehlikeli olan ışınlardır. Ozon tabakası bu ışınların geçmesine izin verir. •UV-B: Oldukça teh... Devamı