ORHANGAZİ EKONOMİK DURUM

2007-11-15 22:44:00

Orhangazi'de Ekonomik Durum Tarım ve Hayvancılık İlçemizde tarım denilince Zeytincilik başta gelmektedir. Dünyanın en kaliteli zeytini Gemlik'te üretilmektedir.Türkiye standartlarında Gemlik tipi zeytin olarak geçmektedir. Arazi Alanı (Hektar) Tarım Alanı             : 14.049 Orman ve Fundalık  : 15.936 Çayır-Mera             : 750 Tarım Dışı Alan       : 16.865 Su Yüzeyleri           : 0 Meskun Araziler      : 0       İlçemizde ekonomi tarım ve sanayiye dayanmaktadır. İlçemizin toplam alanı 476 km2 olup, bunun 140.990 dekarı ekilebilir arazi, 7.500 dekar çayır, mera arazisi, 159.360 dekar orman arazisi, 168.150 dekarı ise tarım dışı arazidir. Tarımda kullanılan arazinin 64.540 dekarlık alanı sulanabilir arazi olup, bunun 27.500 dekarlık kısmı Devlet imkanları ile sulanabildiği halde 37.040 dekarlık alan ise çiftçinin imkanlarıyla sulanabilmektedir.İlçemizde 1999 yılında üretilen başlıca ürünler, zeytin, kırmızı lahana, çeltik, buğday, elma, şeftali, patlıcan, domates, fasulye ve biberdir. Narenciye dışında her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği ilçede bunların dışında dar alanlarda olmak üzere armut, erik, kiraz, fındık, ayva, çilek, salatalık tarımı ve bağcılık ta yapılmaktadır.Hayvancılık genelde aile işletmeciliği olup, 1999 yılı içinde teşviklerle besicilikte gelişmeler görülmüştür. Merkez ve köylerde 3.513 adet sığır mevcut olup, sağılan inek sayısı 1.920 adettir. Bunu 4.259 adet koyun, 4.048 adet keçi takip etmektedir.İlçede hayvan ıslahı çalışmaları tamamen İlçe Müdürlüğünün imkanlarıyla suni tohumlama yapmak suretiyle yapılmaktadır. 1999 yılında ilçe genelinde 1.400 baş sığır tohumlanmış olup, çalışmalar sürdürülmektedir.İlçemizde tarımsal alanda pan... Devamı

ORHANGAZİ SANAYİ VE TİCARET

2007-11-15 22:40:00

İlçemiz ekonomisinde asıl yeri tutan sanayii kuruluşlarıdır. Tekstil ve metal sanayi sektörlerinin etkin olduğu ilçede sanayi sektöründe çalışanlar toplam çalışanların yüzde 39'unu oluşturmaktadır. Sanayi kuruluşları ilçenin dışında İznik Gölünün batısında kuruludurlar.        İlçe ekonomisinde asıl önemli yer tutan sanayi kuruluşları:. Bunlar sırasıyla;   ASİLÇELİK A.Ş. 1979 yılında üretime başlamış, kaliteli çelik, otomotiv, makine imalat ve savunma sanayii gibi sanayii dallarında kullanılan girdi hammaddesi üretmektedir. 691 kişinin çalıştığı fabrikada 260.000 ton sıvı çelik üretilmektedir.   DÖKTAŞ A.Ş. 1977 yılında üretime başlamış, motor blok, kampana, şanzıman Kutusu, aks gibi pik ve sfero parça dökümleri üretmektedir.1436 kişinin çalıştığı fabrikada 125.000  ton üretim yapılmaktadır.   ORMO A.Ş. 1977 yılında üretime başlamış, kamgarn el örgü ipliği imal  edilmektedir. 699 kişinin çalıştığı fabrikada yılda 9.821 ton üretim yapılmaktadır.   KARBOĞAZ A.Ş.   1985 yılında üretime başlamış, sınai gazların üretmektedir.43 kişinin çalıştığı fabrikada ortalama 90 ton üretim yapılmaktadır.   ELSAN ELYAF A.Ş. 1974 yılında üretime başlamış, sentetik elyaf, iplik, halı,battaniye, devamlı iplik imali yapılmaktadır. 228 kişinin çalıştığı fabrikada yılda 4.600 ton elyaf, 3.700.000 m² halı, 2.300 ton sentetik iplik, 121.000 adet battaniye, 1.650 ton sentetik devamlı iplik üretimi yapılmaktadır.   OKİTEKS A.Ş. 1989 yılında üretime başlamış, kamgarn ecru ve boyalı iplik imalatı yapılmaktadır. 298 kişinin çalıştığı fabrikada yılda 1.800  ton üretim yapılmaktadır.   ORAN TEKSTİL A.Ş 1986 yılında üretime başlamış, kamgarn ve straygarn  iplik üretmektedir. 104 kişinin çalıştığı fabrikada 1.400 ton üretim yapılmaktadır.     AKA A.Ş. 1993 yılında üretime başlamış, ... Devamı

ORHANGAZİ İDARİ YAPI

2007-11-15 22:39:00

Merkez Belediye Sayısı  : 1 Belde Sayısı                  : 5Köy Sayısı                     : 20 Orhangazi'nin Beldeleri: Çakırlı, Narlıca, Sölöz, Yeniköy, Yenisölöz Orhangazi'nin Köyler: Akharım, Bayırköy, Cihanköy, Çeltikçi, Dutluca, Fındıklı, Gedelek, Gemiç, Gölyaka, Gürle, Hamzalı, Heceler, Karsak, Keramet, Mahmudiye, Ortaköy, Örnekköy, Paşapınar, Üreğil, Yenigürle   Kaynak:orhangazirehberi.com... Devamı

ORHANGAZİ COĞRAFİ KONUM

2007-11-15 22:38:00

Orhangazi İlçesi, Marmara Bölgesinin doğusunda, Gemlik Körfezi ile İznik Gölü çevresinde kurulmuştur. Kuzeyinde Yalova ile Karamürsel İlçesi, Batısında Gemlik, Güneyinde Yenişehir, Doğusunda İznik İlçeleri bulunmaktadır. Kuzeyinde Samanlı Dağları, güneyinde Katırlı Dağları ile çevrili, çanak şeklindedir. Çıplaklaşmış Samanlı Dağlarına rağmen Katırlı Dağları ormanlıktır. İlçe merkezinin denizden yüksekliği 125 m.dir.   İlçenin genel yüzölçümü 476 km2 dir. Bunun % 29.3'ü tarım arazisi, % 1.5'i çayır, mera, % 3.3'ü meskun mahal, % 30.9'u ormanlık alan ve % 34.7'si ise İznik Gölünün bir bölümüdür. Marmara Bölgesinin tüm özellikleri ilçede de aynen hüküm sürer. Yazlar kurak ve sıcak, ilkbahar, sonbahar ve kış ayları ılık, yağışlı geçer. Yıllık yağış ortalaması 701 mm.'dir.   KAYNAK:orhangazirehberi.com Devamı

ORHANGAZİ TARİHÇESİ

2007-11-15 22:37:00

Yerleşim ünitesi olarak Orhangazi; ikinci Osmanlı Padişahı Orhan Bey tarafından 1362 yılında kurulmuştur. Orhan Bey burada kendi adına bir camii ve hamam yaptırarak civarda bulunan Türk aşiretlerini buraya yerleştirmiştir.Pazarköy adını alan bu yerleşim merkezi o sıralarda İznik'e bağlıydı.   1879 yılında Pazarköy bucak merkezi olmuştur. 1893 yılında ise Orhangazi adı ile Bursa İline bağlı İlçe merkezi olmuştur.İstiklal savaşı sırasında ilçe Yunan işgaline uğrayıp, tarihin en karanlık ve talihsiz dönemini yaşamıştır. 1920 - 1922 yılları arasındaki işgal 2 yıl sürmüştür. 10 Eylül 1922 tarihinde işgalci Yunan kuvvetleri ilçeyi terk etmişlerdir. Her tarafı yakıp, yıktıkları için Kaymakamlık bir süre Gürle Köyünde göreve devam etmiştir.   KAYNAK:orhangazirehberi.com Devamı

TÜRKİYE'DE TURİZM

2007-11-15 21:15:00

TURİZM   İnsanların gezmek, görmek, eğlenmek ve dinlenmek amacıyla yaptığı gezilere turizm denir. Bu geziyi yapan kişilere de turist adı verilmektedir.   İç turizm: Vatandaşların kendi ülkeleri içinde yaptıkları gezilere denir. Dış turizm: Bir ülkeden başka ülkelere yapılan gezilere denir.   Dünya’nın çeşitli ülkelerindeki doğal güzellikler ve tarihi değerler insanlara çekici gelmektedir.   Turizme konu olan çekicilikler şunlardır: ·         Bazı hastalıkları tedavi edici kaplıca ve içmecelerin bulunması ·         Tabii manzaranın güzel olması ·         Spor sahalarının ve denize girmeye uygun plajların bulunması ·         Tarihi kalıntıların bulunması ·         Kaliteli malların pazarlandığı merkezler olması ·         Kutsal ibadet yerlerinin varlığı   Türkiye’de turizmi etkileyen faktörler ·         Deniz turizmine ve kış turizmine elverişli iklim koşulları ·         Doğal ve tarihi zenginlikler ·         Turizm alt yapısının (ulaşım, tanıtım, konaklama) yetersizliği ·         Folklor zenginliği   Türkiye’nin turistik değerleri ·         Yazların sıcak ve uzun geçmesi ·         Deniz suyu sıcaklığının yeterli olması (Karadeniz kıyıları hariç) ·         Zengin bitki toplulukları ·         Yeryüzü şekillerinin çeşitliliği (mağara, peribacası, traverten) ·         Tarihi değerler... Devamı

TÜRKİYE'DE TİCARET

2007-11-15 21:12:00

TİCARET Üretilen mal ve hizmetlerin alınıp satılmasına ticaret denir. İç ve dış ticaret olmak üzere ikiye ayrılır.   1. İç Ticaret   Ülke sınırları içinde, bölge ve bölümler arasında yapılan ticarete iç ticaret denir. Türkiye’de çok canlı bir ticaret vardır. Bunda etkili olan faktörler şunlardır:   Sanayi kuruluşlarının dengesiz dağılımı    Bölgeler arasında yetişen tarım ürünlerinin farklı olması    Nüfusun dengesiz dağılımı   Hayvansal maddelerin her yerde üretilememesi   Ülkemizde bazı il merkezleri ticaret şehirleri özelliği kazanmışlardır. Bunlar, İstanbul, Bursa, İzmit, İzmir, Denizli, Adana, Gaziantep, Diyarbakır, Ankara, Konya, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum ve Malatya gibi illerdir. Bu merkezlerde ticaretin gelişmesinde, ulaşım yolları üzerinde bulunmalarının büyük etkisi olmuştur. İhracat (Dış satım): Bir ülkenin başka ülkelere yaptığı satışlardır.   İthalat (Dış alım): Bir ülkenin başka ülkelerden aldığı mallara denir.   2. Dış Ticaret   Bir ülkenin başka ülkelerle yaptığı alışverişe dış ticaret denir. Dış ticaretin para karşılığına dış ticaret hacmi denir. Gelişmiş ülkelerde dış ticaret hacmi fazla, gelişmemiş ülkelerde düşüktür. Yine, gelişmiş ülkelerde ihracat, genelde ithalattan daha fazladır. Bu ülkeler dışarıdan daha çok hammadde alıp dışarıya işlenmiş sanayi ürünleri satarlar. Az gelişmiş ülkeler ise dışardan daha çok işlenmiş sanayi ürünleri alıp, dışarıya tarım ürünleri veya ham maddeler satarlar.   TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARET   Türkiye’de, Cumhuriyetin ilk yıllarında çok az olan dış ticaret hacmi, artan nüfus ve canlanan ekonomiye bağlı olarak artış göstermiştir. 1980'li yıllara kadar Türkiye’de, ·         Dış ticaret hacmi düşük, ihracatta tarım ve maden ürünleri, ithalatta ise daha çok işlenmiş sanayi ürünleri önemliydi. ·        ... Devamı

TÜRKİYE'DE ULAŞIM

2007-11-15 21:11:00

ULAŞIM İnsanların ürettikleri çeşitli ham ve işlenmiş maddelerin, haberlerin bir yerden başka bir yere nakledilmesine ulaşım veya ulaştırma denilmektedir.   BAŞLICA ULAŞIM YOLLARI   1. Kara Yolları Ülkemizde en yaygın olan ulaşım türüdür. Yük taşımacılığının % 70'i, yolcu taşımacılığının da %90'ı karayolu ile yapılmaktadır. Özellikle 1950'li yıllardan sonra, karayolu yapımı artmış ve ulaşım araçları çoğalmıştır. Ülkemizdeki en işlek karayolları, Edirne, İstanbul, Ankara, Adana arası ile İstanbul, Bursa, İzmir arası ve İzmir, Aydın, Denizli arasıdır. Modern karayolu olan otoyollar ülkemizde sadece Edirne, İstanbul, Bolu ve Ankara arasında,Adana, Hatay çevresinde ve İzmir çevresinde bulunur.   2. Demir Yolları Türkiye’de İlk demiryolu hattı 1866 yılında İzmir - Aydın arasında kurulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryoluna önem verilmiştir. Ancak, 1950'li yıllardan sonra, karayollarına daha çok önem verildiğinden demiryolu yapımı azalmıştır. Şu anda, ülkemizde 8200 km uzunluğunda demiryolu ağı vardır. Bu uzunluk yeterli değildir. Sözgelimi, Almanya’da 43 bin, Fransa’da 34 bin, İtalya’da 29 bin km lik demiryolu ağı bulunmaktadır.   3. Deniz Yolları Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve iki önemli boğaza sahip olması, denizcilik alanında gelişmesi bakımından çok önemlidir. Dünya ticaretinde en fazla kullanılan yol deniz yoludur. Bu nedenle, ülkemizde deniz yolunun ve limanların geliştirilmesi gerekmektedir. 8333 km kıyı şeridine sahip olan ülkemizde, bölgeler arasında düzenli ve tarifeli yolcu ve yük taşımacılığı henüz gerçekleşmemiştir. Dünya deniz ticaret filosundaki payımız %1'e dahi ulaşmamıştır. Fakat son yıllarda sanayi ve ticaretin gelişmesiyle, limanlarımızdaki indirilen - bindirilen yükte 8 – 10 katlık artışlar olmuştur.   Türkiye'de Başlıca Limanlar   4. Hava Yolları Ülkemiz ulaşımında en az payı olan ulaşım sektörüdür. Çünkü ha... Devamı

TÜRKİYE'DE SANAYİ

2007-11-15 21:03:01

SANAYİ Hammaddenin mamül ve yarı mamül duruma getirilmesi faaliyetlerine üretim, üretim tekniğine de sanayi ya da endüstri denir. SANAYİNİN KURULMASI İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR   1. Hammadde Sanayide üretim yapılabilmesi için hammaddenin olması gerekmektedir. Ülkemizde hammadde kaynakları ile sanayi kuruluşları arasında son derece sıkı bir ilişki mevcuttur. Örneğin, unlu gıda sanayii İç Anadolu’da, dokuma sanayii Adana, İzmir, Denizli çevresinde, zeytin yağı sanayii Ege kıyılarında, boya, plastik ve lastik fabrikaları rafineri kenarlarında yaygınlık göstermektedir.   2. Sermaye Sanayi tesisleri büyük sermayelerle kurulmaktadır. Bu nedenle, sermayenin, yani paranın biriktiği veya fazla olduğu bölgelerde sanayinin kuruluşu daha kolay olmaktadır. Sermaye birikimi fazla olduğundan Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde sanayi yatırımları daha fazladır. Türkiye’de sanayinin gelişmesinde en büyük etken sermayedir. Sermayemiz yeterli olmadığından, ülkemizde yabancı sermayenin girmesi için kolaylıklar sağlanmaktadır.   3. Enerji Fabrikaların çalışması için enerji gerekmektedir. Bunun için, taşkömürü, petrol, linyit gibi kaynaklardan yararlanılır. Ülkemizde petrol, taşkömürü, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının çoğu dışarıdan temin edildiğinden önemli bir döviz çıktısına neden olmakta, bu durum sanayileşme hızını azaltmaktadır.   4. İş Gücü ve Teknik Eleman Sanayi tesislerinin çalışması ve üretimin artması yönünden iç gücüne ihtiyaç vardır. Ülkemizde iş gücü ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilmekte, hatta dış ülkelere bile gönderilmektedir. Fakat, ülkemizde bazı sanayi kollarında teknik eleman henüz tam olarak yeterli değildir.   5. Ulaşım Sanayinin ihtiyacı olan hammadde ve mamul maddenin taşınması faaliyetlerine ulaşım denir. Hammaddenin fabrikalara taşınması ve üretildikten sonra pazarlara taşınması yaygın ulaşım ağıyla mümkündür. Ülkemizde, sanayi tesisleri, genelde önemli ulaşım yolları kenarlarında ve limanlara yakın y... Devamı

TÜRKİYE'DE HAYVANCILIK

2007-11-15 20:57:00

HAYVANCILIK Tarımın bir kolu olan hayvancılık ; ekonomik değeri olan hayvanların yetiştirilmesi, çeşitli şekillerde yararlanılması ve pazarlanması olayıdır. Kırsal kesimlerde hayvancılık tarımın sigortası durumundadır. İklimdeki karasızlıkların tarımı olumsuz yönde etkilemesinden dolayı. Tarım hayvancılık birbirini destekler. Örnek : Şeker fabrikaları çevresinde besi hayvancılığının gelişmesi. Doğu Anadolu Bölgesinde iklim ve yer şekillerinin tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilemesinden dolayı bölgede birinci ekonomik faaliyet hayvancılıktır. Türkiye hayvan varlığı fazla olan bir ülkedir. Ancak hayvanlarımızın et, süt, yumurta, yapağı verimleri düşüktür.   HAYVANCILIĞIMIZI GELİŞTİRMEK İÇİN; Hayvan Soyları İyileştirilmeli (Islah edilmeli) Yerli ırklar et-süt verimi yüksek olan ırklarla melezleştirilmeli veya iyi cins hayvan ithal ederek sayısını artırmalıyız. İyi cins hayvan yetiştirmek amacıyla Cumhuriyetin ilk yıllarında çalışmalar başlatılmıştır. İyi cins hayvan yetiştiren çiftliklere hara denir. Örnek : Bursa-Karacabey, Eskişehir-Çifteler.   Mera Hayvancılığı Yerine Ahır Hayvancılığı Geliştirilmeli Mera hayvancılığı otlaklarda yapılan hayvancılık şeklidir. Masrafsızdır. Ancak verim düşüktür. Bundan dolayı yem kullanımı fazla olan , fakat verimi yüksek olan ahır hayvancılığına önem verilmelidir. Otlaklar Korunmalı Otlaklarımız tarımda makinalaşma ile sürekli olarak daralmaktadır. Ayrıca otlaklarda aşırı otlatma sonucu otlaklar bozulmaktadır. Bu olumsuzluklar sonucunda hayvanlarımız yeterince beslenememektedir. Hayvancılığı geliştirmek için bu olumsuz durumlar önlenmeli. Yem üretimi artırılmalı. Erken kesim önlenmeli (süt kuzu-süt dana) Salgın hastalıklarla mücadele edilmeli Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalı. Türkiye’de genelde mera hayvancılığı gelişmiştir. Bundan dolayı hayvancılımızın coğrafi dağılışında daha çok iklim etkilidir. Ayrıca et ve süt üretimi de iklimin etkisi altındadır. HAYVANCILIĞIMIZIN COĞRAFİ ... Devamı

TÜRKİYE'DE TARIM

2007-11-15 20:52:00

TÜRKİYE'DE TARIM İnsanların  toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine  tarım denir. Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları: Topraklarımızdan faydalanma oranı daha çok iklim ve yer şekilleri özelliklerine bağlıdır. Ülkemizde yüksek dağlık kesimler geniş alan kaplar. Dik yamaçlar çoktur. Buralarda topraktan faydalanma çok kısıtlıdır. Buna göre ülkemiz arazisinin  % 36 ‘sı ekili-dikili alan, % 32’si çayır ve otlak,  % 26 ‘sı orman ve % 6’sı diğer alanlar (yerleşim birimleri , tarıma elverişsiz çıplak kayalıklar gibi) dır.  Not: Tarımdaki makineleşmenin etkisiyle çayır ve otlakların alanı   daralırken, tarım alanlarımız genişlemektedir. Bölge Yüzölçümüne Göre Ekili Dikili Alanların Oranları: 1.        Marmara Bölgesi: %30 2.      İç Anadolu Bölgesi: %27 3.      Ege Bölgesi: %24 4.      G.Doğu Anadolu Bölgesi: %20 5.      Akdeniz Bölgesi: %18 6.      Karadeniz Bölgesi: %16 7.      Doğu Anadolu Bölgesi: %10   Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler: 1.  Sulama: Türkiye tarımında en büyük sorun sulama sorunudur.  Tarımda sulama ihtiyacının en fazla olduğu bölgemiz G.Doğu Anadolu Bölgesi iken , bu sorunun en az olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir. Akarsularımızın derin vadilerden akması ve rejimlerinin düzensiz olmasından dolayı sulamada yeterince faydalanamıyoruz. Bunun için mutlaka akarsular üzerindeki  baraj  sayısı artırılmalıdır. Sulama Sorunu Çözüldüğünde; Üretim artar. Nadas olayı ortadan kalkar. Tarımda iklime bağlılık büyük oranda azalır. Üretimde süreklilik sağlanır. Üretim dalgalanmaları önlenir. Daha önce sebze tarımı yapılmayan bir yerde sebze tarımı da yapılmaya başlanır. Tarım ürün çeşidi artar. Köyden ... Devamı

TÜRKİYE'DE YERLEŞMELER

2009-05-03 20:16:00

TÜRKİYE’DE YERLEŞMELERİnsanların, çok farklı türdeki konutlarda, yaşamlarını toplu ya da dağınık şekilde sürdürmelerine yerleşme denir.Yerleşmeyi etkileyen faktörler1. İklim: Yerleşmeyi etkileyen en önemli faktördür. Dünya'da Orta kuşak karalarında iklim şartları uygun olduğundan, nüfus fazla iken çöllerde, kutup bölgelerinde bataklıklarda ve yüksek dağlık alanlarda, iklim şartları uygun olmadığından, nüfus çok azdır. Yine, Ekvatoral bölgede O -1000 m yükseltiler arasında, aşırı nemli ve bunaltıcı bir iklim etkili olduğundan, Amazon ile Kongo havzalarında da nüfus azdır.2. Yeryüzü şekilleri: Dağlık, çok engebeli ve yüksek sahalar, yerleşmelerin kurulmasını ve gelişmesini önemli ölçüde engellemektedir. Buna karşılık düz ovalık alanlarda tarım, ulaşım, sanayi faaliyetleri daha çok geliştiğinden nüfus fazladır. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde nüfus yoğunluğunun az, Marmara ve Ege bölgelerinde fazla olması buna örnektir.3. Toprak: Verimsiz toprakların bulunduğu yerler, nüfusça tenha iken (Tuz Gölü çevresi), verimli toprakların bulunduğu yerler nüfusça zengindir. (Çukurova ve Ege ovaları gibi)4. Ekonomik Kaynaklar: Ekonomik kaynakların fazla olduğu, sanayi, ticaret faaliyetlerinin yoğun olduğu, maden ve enerji kaynaklarının çok bulunduğu yerlerde nüfus yoğunluğu artmaktadır. Ülkemizde Marmara Bölgesi ile Zonguldak, Karabük, Ereğli, Batman gibi merkezlerin nüfusça yoğun olmaları ekonomik kaynakların çok olmasındandır. Ekonomik kaynakların yetersiz olduğu bölgelerde, halk geçimini temin etmek için göç etmekte ve nüfusları azalmaktadır. Türkiye'de Kırsal YerleşmeÜlkemizde, nüfusu 10.000'in altında olan yerleşmelere denmektedir.Kır yerl... Devamı

2000 NÜFUS SAYIMI SONUÇLARI

2007-11-15 20:42:02

2000 Yılı Nüfus Sayımı Sonuçları Ülkemizde Cumhuriyetin ilanından 1950 yılına kadar olan dönemde, ölüm hızının azalması ve doğum hızının artması ile yıllık nüfus artış hızı yükselmiştir. 1923 ve 1955 yılları arasında Türkiye’nin nüfusu, yaklaşık iki kat artarak 13 milyondan 24 milyona ulaşmıştır. Nüfus artış hızının en yüksek olduğu döneminde 28,5 ile 1955–60 dönemidir. 1950’li yıllardan sonra doğurganlık azalmaya başlamıştır. Ancak, doğurganlıktaki azalma hızı, ölüm hızlarında meydana gelen azalmadan daha az olduğu için nüfus büyümeye devam etmiştir. 1955 ile 1985 yılları arasında, nüfus yeniden ikiye katlanarak 24 milyondan 51 milyona ulaşmıştır. 1985 yılından sonra nüfus artış hızı düşme eğilimine girmiştir. Yıllık nüfus artış hızımız; 1980–1985 döneminde binde 24,9, 1985–1990 döneminde binde 21,7 iken 1990–2000 döneminde bu hız binde 18,3’e düşmüştür. Nüfusumuz yaklaşık son 75 yılda beş kat artmıştır. 22 Ekim 2000 tarihinde 14. Genel Nüfus Sayımı uygulanmıştır. Nüfus sayımı, yerleşim yeri bazında nüfus büyüklüğünün ve nüfusun sosyal, demografik ve ekonomik niteliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Ulusal ve yerel plan ve programların hazırlanmasında temel veri seti nüfusun büyüklüğü ve nitelikleridir. Bu bilgiler, ulusal bilgi sistemimizde sadece nüfus sayımlarından elde edildiğinden, sayımlarda derlenen veri kalitesi, plan ve programların başarısını doğrudan etkilemektedir.2000 Genel Nüfus Sayımında sayımın hazırlık çalışmalarına büyük önem verilmiş ve sayımdan sonra, önceki sayımlara göre çok daha geniş kapsamlı kalite kontrol çalışması yürütülmüştür. Ayrıca, verinin değerlendirilmesinde optik veri giriş sistemi kullanılarak geçmiş sayımlara göre daha kısa zamanda hata indeksi daha düşük veri üretilmiştir.2000 Genel Nüfus Sayımının değerlendirme çalışmaları seçim kararının alınması ile hızlandırılmış ve olağanüstü tedbirlerle değerlendirme süresi planlanandan yaklaşık iki ay öne çekilmiştir. 2000 Genel Nüfus S... Devamı

TÜRKİYE'DE DIŞ GÖÇLER

2007-11-15 20:42:01

Türkiye'de Dış Göçler Bir ülkeden diğer bir ülkeye yapılan göçlere dış göç denir. Dış göçlerin başlıca nedenleri:• Ekonomik nedenlerle çalışmaya gidilmesi• Tabii afetler• Savaşlar• Etnik nedenler • Sınırların değişmesi• Uluslararası anlaşmalarla sağlanan nüfus değişimiDış göçlerin sonuçları• Göç eden ülkede nüfus artar, göç veren ülkede ise azalır.• Ülkeler arasında ekonomik ilişkiler gelişir.• Ülkeler arası kültürel ilişkiler gelişir.Dış göçler ve TürkiyeÜlkemize 1923 – 1989 yılları arasında çoğu Balkan ülkelerinden olmak üzere 2,2 milyon göç olmuştur. Bu sayı nüfusumuzun % 5'ini oluşturur.1950'den sonra, başta Almanya olmak üzere yurt dışına işçi gitmeye başlamıştır. Bugün Fransa, Belçika, Hollanda, İngiltere, İsveç, ABD, Avustralya, Libya, S. Arabistan, Kuveyt ve Orta Asya ülkelerinde işçilerimiz bulunmaktadır. Yurt dışındaki nüfusumuz 4 milyonu geçmiştir.1992 yılı yurt dışındaki Türk nüfusunun dağılışıTürkiye'den yurt dışına göç sonucunda;• Ülkemize giren işçi dövizi artmıştır.• Ülke turizminin gelişmesini sağlamıştır.• Türk ticaretinin yaklaşık % 20 sine kaynak oluşturmuştur.• Artan nüfusun işsizlik sorununa kısmen çözüm bulunmuştur. Devamı

TÜRKİYE'DE İÇ GÖÇLER

2007-11-15 20:42:00

Türkiye'de İç Göçler İnsanların, doğdukları yerden başka yerlere geçici ya da sürekli olmak üzere taşınmasına göç denir.Göçler ikiye ayrılırA. İÇGÖÇLER Ülke içerisinde, nüfusun yer değiştirmesine iç göç denir. İç göçlerle bir ülkenin toplam nüfusunda değişme olmaz. Sadece, bölgelerin ve illerin nüfusunda artma ya da azalma meydana gelir.İç göçler, sürekli ve mevsimlik göçler olmak üzere ikiye ayrılır.1. Sürekli İç Göçler Ülke içerisinde yer değiştiren insanların, göç ettikleri yerlere yerleşmesiyle gerçekleşir.Türkiye'de, Cumhuriyetin başlangıcından günümüze kadar, özellikle kırsal alanlardan kentlere doğru hızlı bir göç olayı görülmektedir.1927'de kent nüfusu % 24, kır nüfusu % 76 iken 1997'de bu oran kentte % 65, kırda % 35 olarak gerçekleşmiştir. Yani, 70 yılda kent nüfusu % 40 oranında artarken, kır nüfusu aynı oranda azalmıştır. Kır nüfusunun doğurganlık oranı kent nüfusundan daha fazla olduğu halde, oran olarak azalması kırdan kentlere doğru göç olgusunun varlığını gösterir.Türkiye'de iç göçler 1950 yılma kadar fazla etkili olmamış ve kır - kent nüfus oranlarında önemli bir değişiklik olmamıştır. İç göçler 1950'den itibaren, ulaşım ağının gelişmesi ve kırsal alanlara kadar ulaşmasına, sanayileşmenin artmasına bağlı olarak artış göstermiştir. Bunun sonucunda, kırsal nüfus oran olarak devamlı azalma, kent nüfusu da devamlı artma göstermiştir.İç göçün nedenleri • Kırsal alanlardaki hızlı nüfus artışı• Miras yoluyla tarım alanlarının daralması ve ailelerin geçimini karşılamaması• Tarım alanlarının yetersiz gelmesi ve erozyonun artmasıyla toprağın verimsiz hale gelmesi• Tarımda makineleşmenin artması ve buna bağlı olarak tarımsal işgücünün azalması • Kırsal kesimde iş imkânlarının sınırlı olması• Ekonomik istikrarsızlık ve sosyal problemler• Eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği• iklim ve Yerşekıllerının olumsuz etkileri• Kentlerde sanayinin gelişmiş olmasından dolayı iş imkânları... Devamı

NÜFUS YOĞUNLUĞU

2007-11-15 20:37:00

Türkiye'de Nüfus Yoğunluğu 1997 yılı nüfus verilerine göre, toplam nüfusun bölgelere dağılımı1. Marmara 15.936.0002. iç Anadolu 10.525.0003. Ege 8.325.000 *4. Karadeniz 8.284.0005. Akdeniz 8.109.000 ,6. D.Anadolu 5.945.000 Yoğunluğunun bölgelere dağılımı1. Marmara 2362. G. Doğu Anadolu 963. Ege 894. Akdeniz 665. iç Anadolu 646. Karadeniz 587. D.Anadolu 36 2. Tarımsal Nüfus YoğunluğuBir ülkede veya herhangi bir sahada, tarım ve hayvancılıkla geçinen nüfusun, tarımsal alana bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğuna tarımsal nüfus yoğunluğu denir. Bu yöntem, aritmetik nüfus yoğunluğuna göre, daha gerçekçidir. ...1950'den 1990 yılına gelinceye kadar tarımsal nüfus yoğunluğunda 18 kişilik bir azalma gerçekleşmiştir. Bunda, tarım alanlarının 15.9 milyon nektardan, 28.7 milyon hektara çıkmasının ve kırsal kesimden kentlere göçün artmasının etkisi olmuştur. 1950'de 5.2 milyon olan kent nüfusu, 1990'da 31.5 milyona çıkarken, kırsal kesimde bu kadar büyük artış olmamıştır.Türkiye'de tarımsal nüfus yoğunluğu bölge ve iller arasında farklılık gösterir. Bunda yer şekillerinin dağlık ve ovalık olmasıyla, tarımda çalışan nüfusun miktarı etkili olmaktadır.Genel olarak, tarımsal nüfus yoğunluğu, dağlık alanlarımızda fazla, geniş tarımsal ovalarımızda ise düşüktür. Bazı ülkelerin ise aritmetik yoğunlukları şu şekildedir:Çin'in nüfusu Japonya'dan fazla olduğu halde, yüzölçümü de geniş olduğundan nüfus yoğunluğu daha az olmuştur.Rize, Artvin ve Hakkari gibi kır nüfusunun fazla, buna karşılık tarım topraklarının az olduğu sahalarda, tarımsal nüfus yoğunluğu artmaktadır. Konya, Şanlıurfa ve Edirne gibi geniş tarım alanlarının bulunduğu illerde ise tarımsal nüfus yoğunluğu azalmaktadır.Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgeleri dağlık olduğundan tarımsal nüfus yoğunluğu artarken, İç Anadolu'da ovalık alanlar fazla olduğundan tarımsal nüfus yoğunluğu azalmaktadır. 3. Fizyolojik Nüfus YoğunluğuToplam nüfusun, ekili - dikili alanlara bölünmesiyle ortaya çıkan ... Devamı

KOZAN KÖYÜ FOTOĞRAFLARI

2007-11-14 21:04:00

Sakarya İli Geyve İlçesine Bağlı Kozan Köyü benim köyümdür.Köyüm ile ilgili bazı fotoğrafları da burada zaman buldukça yayınlayacağım. DEDEKAYA SARIKAYA SARIKAYA DEDEKAYA ... Devamı

TOPLAM KALİTE SUNUM VE DÖKÜMANLARI

2007-11-14 20:52:00

Bursa Milli Eğitim Müdürlüğünün hazırladığı TKY ile ilgili sunum ve dökümanlar.Bize bu kursu ve dökümanları veren İbrahim Ataman ve Nurettin Eşiyok Hocalarıma da teşekkürler.   http://www.4shared.com/file/28725337/c72420bc/TKY.html Devamı

11.SINIF COĞRAFYA DERSİ SUNUMLARIM

2007-11-14 20:06:00

Suyun Verimli Kullanımı http://www.4shared.com/file/27425840/6a88ce7e/SuyunVerimliKullanm.html   Doğal Unsurların Üretim,Dağıtım ve Tüketim Süreçleri Üzerindeki Etkisi http://www.4shared.com/file/27876013/2d72dadc/DOAL_UNSURLARIN_RETM_DAITIM_VE_TKETM_SRELER_ZERNDEK_ETKS.html   Beşeri Unsurların Üretim,Dağıtım ve tüketim süreçleri üzerindeki etkileri http://www.4shared.com/file/28288360/cc201095/BEER_UNSURLARIN_RETMDAITIM_VE_TKETMSRELER_ZERNDEK_ETKS.htmlŞifre:cografyam.NET   Besin Zinciri ve Enerji Akışı http://www.4shared.com/file/27162682/1a37c29e/BESN_ZNCR-ENERJ_AKII.html   Madde Döngüleri http://www.4shared.com/file/26114893/4f89663b/MADDE_DNGLER.html   Hidroelektrik Potansiyel http://rapidshare.com/files/63537655/H_DROELEKTR_K_POTANS_YEL.rar   Nüfus Politikaları http://rapidshare.com/files/65894496/NueFUS_POL_T_KALARI.ppt   Şehirler ve Etki Alanları http://uploaded.to/?id=gt8y89        ... Devamı

AY YILDIZIM

2007-09-26 11:19:00

Devamı