TÜRKİYE'DE GÜNEŞ ENERJİSİ

Türkiye’de Kaynak Varlığı ve Mevcut Durum  

Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelinin belirlenmesi konusunda çeşitli kurum ve kişilerce değerlendirme çalışmaları yapılmış olmasına rağmen, bu çalışmalarda kullanılan değerlendirme yöntemleri ve periyotların farklı olması nedeniyle aralarında bir benzerlik bulunmamaktadır. EİE, güneş enerjisi konusunda geliştirilen sistemlerin ülkemiz genelinde uygulanabileceği yerlerin ve elde edilebilecek enerjinin tesbiti için başlattığı potansiyel belirleme çalışmalarını sürdür­mektedir.  

Uzun yıllara ait meteorolojik gözlemlerin (heliograf ölçümlerin) ortalaması alınarak bulunan Türkiye’nin yıllık güneşlenme süresi 2640 h (saat) olup, maksimum değer 362 h ile Temmuz ayında ve minimum değer 98 h ile Aralık ayında gerçekleşmektedir. Güneşlenme süresi yönünden en zengin bölge 306 h ile Güneydoğu Anadolu olup, bunu sırasıyla Akdeniz (2923 h), Ege (2726 h), İç Anadolu (272 h), Doğu Anadolu (2693 h), Marmara (2528 h) bölgeleri izlemekte ve en düşük değeri   966 h ile Karadeniz Bölgesi göstermektedir.  

Yine meteorolojik gözlemlere (aktinograf ölçümlerine) göre, Türkiye’de aylara göre günlük ortalama güneş radyasyon intensitesinin maksimum değeri 21.1 MJ/m2gün üe Temmuz ayında ve minimum değeri 5.5 MJ/m2gün ile Aralık ayında görülmektedir. Türkiye’nin günlük ortalama güneş radyasyonunun yıllık ortalaması 13.2 MJ/m2gün’ dür. Güneydoğu Anadolu Bölgesi için yıllık ortalama güneş radyasyon intensitesi 14.3 MJ/m2gün olup, bunu Akdeniz (13.9 MJ/m2gün), İç Anadolu (13.7 MJ/m2gün), Ege (13.6 MJ/m2gün), Doğu Anadolu (13.4 MJ/m2gün), Marmara (10.9 MJ/m2gün) bölgeleri izlemektedir. Yıllık ortalama güneş radyasyonunun en düşük değeri 10.3 MJ/m2gün ile Karadeniz bölgesinde bulunmaktadır.  

Enerji üretimi amacına yönelik olarak yürütülen fizibilite çalışmaları sırasında, güneş enerjisi konusunda ülkemizdeki mevcut meteorolojik verilerin yeterli olmadığı tesbit edilmiştir. Bu amaçla EİE, Devlet Meteoroloji İşleri (DMİ) ile işbirliği içerisinde bir proje başlatmıştır. Bu proje kapsamında Antalya, İzmir, Didim, Ankara ve Adana’ya birer adet bilgisayar destekli güneş enerjisi gözlem istasyonu kurularak veri (saatlik bazda toplam ve difüz güneş enerjisi, güneşlenme süresi ve sıcaklık) toplanmaktadır. Antalya’daki istasyon, beş yılı doldurması nedeniyle İsparta’ya taşınmıştır. DMİ ise benzer istasyonları Ankara, Antalya, Konya, Şanlıurfa ve Samsun’a tesis ederek veri toplamaktadır. Ancak bu tür istasyonların sayısının artırılması gerekmektedir. EİE ve DMİ tarafından toplanacak enerji amaçlı verilerin ışığı altında ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli daha sağlıklı bir şekilde belirlenebilecektir.  

Halen ülkemizde kurulu olan kollektör miktarı yapılan son tahminlere göre 2.5-3 milyon m civarındadır. Çoğu Akdeniz ve Ege Bölgelerinde kullanılmakta olan bu sistemlerden yılda 120 bin TEP (ton eşdeğer petrol) ısı enerjisi üretilmektedir. Sektörde 100′den fazla üreticinin bulunduğu ve 2000 kişinin istihdam edildiği tahmin edilmektedir. Yıllık üretim hacmi 400-500 bin m olup bu üretimin bir miktarı ihraç edilmektedir. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir kollektör üreticisi durumundadır.  

4.3 Dünya Teknolojisinde Ulaşılan Düzey  

Güneş enerjisinin kullanım alanları özel amaçlara göre değişebilmektedir. Bu enerjinin kullanımındaki temel amaç, ekonomik rekabet koşullarında olabildiğince fosil yakıtların yerini almasıdır. Güneş enerjisi;  

■        konutlarda ve iş yerlerinde,  

■        kırsal yörelerde ve tarımsal teknolojide,  

■        sanayide,  

■        ulaşım araçlarında,  

■        iletişim araçlarında (radyo, TV, telefon), sinyalizasyon ve otomasyonda,  

■        elektrik enerjisi üretiminde  enerji isteminin bir kısmının karşılanmasında ve  

■    askeri alanda özel amaçlarla kullanılabilir.  

  Güneş Enerjisinin Toplanması ve Depolanması  

Güneş enerjisinin kullanılabilmesi için öncelikle toplanması gerekir. Bu toplama işlemi ısıl (güneş ısıl kollektörler) ve elektriksel (fotovoltaikler) olmak üzere iki değişik yolla yapılmaktadır. Basitlik ve ucuzluk gibi nedenlerden ısıl toplama yöntemi yeğlenmektedir. Isıl özelliğinden yararlanarak güneş radyasyonunu toplamada kullanılan ısıl güneş kollektörlerinin; düz yüzeyli ve yoğunlaştırmasız güneş kollektörleri, odaklayıcı ve yoğunlaştırmalı güneş kollektörleri, güneş havuzları olmak üzere üç tipi vardır. Güneş enerjisini elektriksel olarak toplayan fotovoltaikler ise ışık özelliğinden yararlanmakta ve ışık enerjisinin fotonlannı fotoelek-triksel olay gereğince elektrik enerjisine dönüştürmektedirler.  

En yaygın biçimde düz yüzeyli ısıl güneş kollektörleri kullanılır. Bunlar doğrudan gelen direkt güneş radyasyonunun yanında kırılma ve yansımalarla dağılmış diffuz güneş radyasyonunu da değerlendirirler. Düz yüzeyli kollektörler 100oC’u aşmayan uygulamalarda kullanılır. Güneşi izlemesi gerekmeyen, güneye yönelik ve güneş radyasyonu üzerine dik çarpacak biçimde eğimli yerleştirilen bu kollektörlerin mevsimlik ayarlanması gerekir. Güneşli su ısıtıcılarda görülen kollektörler bu tiptir. Böyle bir kollektör absorbe edici (soğurucu) plaka, sırt ısı izolasyonu, üst saydam (cam veya plastik) örtü ve dış kasadan oluşmaktadır.  

Güneş radyasyonu, absorbe edici plaka tarafından tutularak su veya hava gibi bir akışkana transfer edilir. Isıtılacak akışkanın cinsine göre absorbe edici plakada boru veya özel kanallar bulunur. Isıl geçirgenliği ve özgül ısısı yüksek olması gereken absorbe ediciler, plakalı ısı eşanjörleri (reküperatörler) gibidir. Güneş radyasyonu çarpan yüzeyleri, yüksek absorptiviteli olabilmesi için mat siyaha boyanır ya da daha iyisi özel bir işlemden geçirilerek radyasyon seçici bir tabaka ile kaplanır. Absorbe edicinin ön tarafında tek ya da çift saydam örtü, arka tarafında sırt ısı izolasyonu bulunur. Burada tanıtılan klasik yapılı düz yüzeyli kollektörlerin verimleri çalışma sıcaklık farkına bağlıdır. Geliştirilmiş düz yüzeyli kollektörler ise ısı borusu (heat pipe) kullanılarak oluşturulmaktadır. Isı borusu, yapıldığı malzemenin ısıl geçirgenliğine ve sıcaklık farkına bağlı olmaksızın yüksek ısı kapasiteli ve ısıyı tek yönde geçiren bir elemandır.  

Yüksek sıcaklık uygulamalarında odaklı ve yoğunlaştırmalı güneş kollektörleri kullanılır. İçbükey aynaya benzeyen bu kollektörler değioik parabolik biçimlerde yapılır ve yalnızca direkt güneş radyasyonunu değerlendirirler. 100-200°C sıcaklıklı uygulamalarda, mevsimlik ayarlanma isteyen, güneşi izlemesiz, uzunlamasına silindirik odaklı kollektörler kullanılır. Bu tür kollektörlerin 200oC’u aşan uygulamalarda kullanılanlarının gün boyu güneşi izleyecek biçimde hareketli olmaları gerekir. Çanak tipi odaklı kollektörler ise her sıcaklık kademesinde güneşi izlemek zorundadır. Çanak tipi kollektörlerle 3000oC’u aşan sıcaklıklar elde olunmaktadır. Söz konusu odaklı kollektörlerden farklı bir yapıya sahip yüksek sıcaklıklı, güneşi izlemesiz kollektörlerin bir çeşidi vakum borulu (evacuated tube) kollektörlerdir.  

Geniş yüzeyli kollektörler denilen güneş havuzları 100oC altındaki sıcaklıklarda büyük miktarlarda ısı toplanmasında kullanılır. En tanınmışları tuz gradyenli konvektif olmayan güneş havuzlandır. Bir su havuzu biçiminde olan bu havuzlarda birbirleri ile karışmayan üç tabaka yer alır. Havuzun tabanında çok tuzlu, orta kesiminde tuzlu ve üstünde tatlı su bulunur. Havuz tabanı ısı absorbe edecek yapıdadır. Bu ısı bir eşanjörle çekilerek kullanılır. 150 kW güçlü ve 0.74 ha alanlı böyle bir güneş havuzu İsrail Ein Borek’de termik elektrik üretimi amacıyla kullanılmak­tadır. Bu tür güneş havuzlarının dışında bir de sığ güneş havuzları vardır. Bunlar birkaç cm kalınlıkta su dolu plastik döşek olarak ve 50-200 m2‘lik modüller biçiminde kurulmaktadırlar.  

Güneş enerjisinin depolanması, bir değişim ya da çevrimle elde olunan ikincil enerjinin depolanması biçiminde gerçekleşmektedir. Depolama işlemleri ısıl, mekaniksel, kimyasal ve elektriksel yöntemlerle yapılır. Isıl depolamada, özgül ısı kapasitesi yüksek ve kolay bulunur ucuz materyaller kullanılır. Su, yağ, çakıl taşı yatakları bunlar arasındadır. Isıl depolama için gizli ısı kapasitesiteli, parafın gibi faz değişim materyallerinden de yararlanılır. Mekaniksel depola­mada güneşle çalıştırılan bir pompa ya da kompresör tarafından basılan yüksek basınçlı akışkan uygun bir ortamda toplanır. Kimyasal depolamada hidrat tuzlardan yararlanılır. Elektriksel depolama bataryalarla yapılır. Bu amaçla kurşun-asitli akümülatörler, nikel-kadmiyum tipi kuru bataryalar ve sodyum-sülfür bataryaları kullanılır.  

Güneş Enerjisi Teknolojisinin Uygulamaları  

Güneş enerjisinin kontrollü uygulamaları; kullanım suyu ısıtma, yüzme havuzu ısıtma, kaynatma ve pişirme, bitkisel ürünlerin kurutulması, su distilasyonu, aktif olarak yapılarda hacim ısıtma ve serinletme (iklimlendirme), soğutma, pasif ısıtma ve serinletme, toplam enerji sistemleri ile ısı ve elektriği birlikte üretme, sulama suyu pompajı, endüstriyel işlem ısısı üretme, elektrik üretme, fotokimyasal ve fotosentetik çevrimler gerçekleştirme biçiminde sıralanabilir. Her uygulamanın özelliğine göre kullanılan kollektörler değişik olmaktadır. Bazı uygulamalarda enerji depolamaya gerek duyulurken, bazı uygulamalarda kesintili veya alternatif üretim koşullan yeterli görülerek, depolamaya gereksinim duyulmamaktadır.  

Güneş enerjisi teknolojileri, ısıl sistemler ve elektriksel sistemler olarak da sınıflandırılabilir. Isıl sistemlerin düşük ve yüksek sıcaklık uygulamaları vardır. Düşük sıcaklık ısıl sistemler grubunda, hem direkt hem difüz güneş ışınımını kullanarak, düşük sıcaklıkta ısı enerjisi üreten üniteler yer alır. Bu grubun en temel uygulaması düzlemsel güneş kollektörleridir. Düzlemsel güneş kollektörleri evler, yüzme havuzları ve sanayi tesisleri için sıcak su sağlar. Ayrıca, evlerin ve ticari binaların ısıtılmasında kullanılabilir. Bu konudaki Ar-Ge çalışmaları sürmekle birlikte, tamamen ticari ortama girmiş durumdadırlar. Yüksek sıcaklık ısıl sistemler odaklı kollektör uygulamaları olup, pişirmeden güneş termik santrallarına ve güneş fırınlarına dek çeşitli uygulamaları kapsar.  

 Güneşli Su Isıtıcılar  

Güneşli sıcak su (GSS) sistemi güneş kollektörü, depo tankı, bağlantı elemanları ve yardımcı donanımdan oluşur. Bu tür servis sistemleri değişik tiplerde olabilir. Suya ısı transferinin ve sıcak su akımının zorlanmış konveksiyonla veya doğal konveksiyonla sağlanmasına göre pompalı veya termosifon akımlı sistemler ayırt edilir. Pompalı sistemlerde çift tank kullanılabilir. Her iki sistemin direkt ve indirekt tipleri vardır. Düz yüzeyli kollektör depo tankına direkt bağlı ve güneş enerjisini toplama ile depolama için aynı akışkan kullanılıyorsa, bu sisteme direkt sistem denilmektedir. Bununla beraber soğuk iklimlerde olduğu gibi, donmayan ısı transfer akışkanı ile toplama ve depolama arasında sıvıdan-suya ısı eşanjörü kullanılıyorsa, sistem indirekt sistem olmaktadır. Ülkemiz piyasasında direkt sisteme açık sistem, indirekt sisteme kapalı sistem adı verilmiştir.  

Ülkemizde güneşli sıcak su ısıtıcılar ile ilgili olarak, Nisan 1994 tarihli ve TS 3680 numaralı “Güneş Enerjisi Toplayıcıları-Düz” adlı standart ile Aralık 1994 tarihli ve TS 3817 numaralı “Güneş Enerjisi-Su Isıtma Sistemlerinin Yapım Tesisi ve İşletme Kuralları” adlı iki temel standart bulunmakta olup, her ikisi de uyulması zorunlu olmayan biçimde yürürlüktedir. Bu sistemlerde kullanılacak hortum bağlantıları için ayrı bir standart düzenlenmiştir. TS 3680 numaralı standart düz yüzeyli güneş enerjisi kollektörlerinin tanımına, sınıflandırılmasına ve özelliklerine, numune alma, muayene ve deneyleri ile piyasaya sunum biçimine ilişkindir. TS 3817 numaralı standart ise, güneş enerjili su ısıtma sistemlerinin projelendirilmesinde, uygulanmasında ve işletilmesinde uyulması gereken kurallara aittir. Tesisatla ilgili çeşitli standartlara atıf yapan hükümler içermektedir. Ancak, temel standartlar tüm teknolojik yenilik­lere açık olmadıkları gibi, sistemi bütünsellik içinde ele almamakta ve istemi karşılamada yetersiz kalmaktadırlar. Nitekim, yerli imalatçılarımız son bir-iki yıl içinde yurt dışına kollektör dışsatımını geliştirmiş olmalarına karşın, yabancı müşterilerin istemlerini standart dışı üretimle karşılamaktadırlar.  

Isı taşınımının doğal konveksiyonla gerçekleştiği termosifon sistemi ile ısı taşınımının zorlanmış konveksiyonla gerçekleştiği pompalı sistemin kendine özgü sistem özellikleri bulunmaktadır. Doğal konveksiyonlu sistemlerin verimleri %50 ve daha çok olabilirse de, zorlanmış konveksiyonlu sistemlerden %10 kadar daha azdır. Örneğin ortalama verimi %65 olan bir pompalı sistem, kollektörü ve deposu aynı kalmak üzere termosifon sistemine dönüştürül­düğünde verimi %55 düzeylerine inmektedir. Çift depo tanklı sistemler, sıcak su servis ünitesi ile güneşli aktif yapı ısıtma ünitesinin bütünleşik olduğu sistemler, yüzme havuzu ısıtma sistemleri gibi özel sistemler de söz konusudur.  

Kollektörler  

Su ısıtıcı kollektör, temelde akışkanın geçeceği kanalları içeren absorbe edici, üst cam örtü, sırt izolasyonu ve dış kasadan oluşmaktadır. Radyasyonu soğuran ve ısıyı akışkana transfer eden absorbe edici alüminyum, bakır, paslanmaz çelik ve özel plastik gibi kondüktivitesi yüksek bir malzemeden yapılmaktadır.

Depolar 

Güneşli sıcak su sistemlerinin diğer ana yapı elemanı depolardır. Depo su yardımıyla ısının depolandığı ünitedir. En iyi güneş kollektörü bile, uygun olmayan bir depo ile kullanılacak olursa, güneşli sıcak su servis sisteminin toplam verimi çok düşebileceğinden, depolar, üzerinde önemle durulması gereken elemanlardır. Güneş enerjili sistemlerde kullanılması gereken depolara ilişkin bir Türk Standardı bulunmamakla birlikte, temel yapılarının basınçlı kapların genel özelliklerine uygun olması, su ile temas eden iç kısımlarının diğer su ısıtıcılar için hazırlanmış standartlara benzer özellikler taşıması gerekmektedir. Boyler kazanları da depolar için örnek oluşturmaktadır. Depoların büyüklükleri sıcak su gereksinimine ve depolanmak istenilen ısı enerjisine göre belirlenir.  

 http://ec.europa.eu/energy/res/sectors/images/solar_2.jpg

Güneş Yapıları  

Güneş yapılan (solar building) güneş mimarisinin konusunu oluşturmaktadır. Güneş mimarisi, binaların, güneş enerjisinden faydalanılarak, tamamen doğal yollarla, kışın ısıtılması, yazın serinletilmesi ve iç mekanlarının aydınlatılmasını sağlayacak şekilde dizayn edilmeleridir. Güneş evleri aktif ve pasif sisteme dayalı biçimde yapılmaktadır.  

Aktif sistemde düz yüzeyli kollektörle toplanan ısı enerjisi bir sıvı akışkan tarafından pompalı sirkülasyonla alınmakta, eşanjörle sıcak su kazanına ve istenirse bir sorpsiyonlu klima cihazının ısıl jeneratörüne aktarılmaktadır. Sistemde pompalar, fanlar, kontrol vanaları, termostat ve diğer otomasyon aygıtları ile ısı deposu yer almaktadır. Aktif sistemli güneş evlerinin güneşli ısı pompası kullanılan tipleri de vardır.  

Pasif güneş mimarisinde, bina kabuğunda yapılan değişikliklerle ısıtma gerçekleştirilir. Bu tür sistemlerde çeşitli mimari özelliklerden ve inşaat bileşenlerinden yararlanarak hacim ısıtması yapılır. Binanın güney duvarı bir beton-taş kollektör biçiminde yapılarak toplanan ısı enerjisi doğal hava sirkülasyonu ile yapı içerisine yollanır. Bu duvar aynı zamanda ısı deposu olmaktadır. Güneydeki duvarın kollektör olarak yapılması yerine, duvar üzerine hava ısıtıcı kollektör yerleştiren düzenlemeler de bulunmaktadır. Pasif sistemlerde kollektör-yapı içi arasındaki hava akımı doğal sirkülasyonla sağlanabileceği gibi basit fan da kullanılabilir. Pasif sistemle serinletme için çatı tipi evaporatif havuzlardan yararlanılır.  

Bütün bu teknikler mimarlarca ticari olarak uygulanmakta ve genellikle enerji tasarrufu çalışması olarak göz önüne alınmaktadır. Aktif sistemin pahalı oluşuna karşın, pasif sistem ucuz ve kolay uygulanabilir karakterdedir. Güneş evlerinin çatılarına fotovoltaik paneller de yerleştirilmektedir.  

Bu tür sistemler, binaların, ısıtma, soğutma ve aydınlatma ihtiyaçlarının tamamını güneşten sağlayamamalanna karşın, ısıtma amacıyla, binaların yıllık enerji ihtiyaçlarının %50′den fazlasını karşılayabilmektedir.  

Türkiye’nin yıllık enerji tüketiminin %35-40′nın konfor ısıtması amacına hizmet ettiği dikkate alınırsa, bu sistemlerin, sadece ısıtma bazında sağlayabileceği enerji tasarruf oranı gözardı edilemeyecek kadar yüksektir. Ayrıca, pasif sistemlerin, soğutma ve aydınlatma konularında sağlayabilecekleri tasarruf oranlan da hesaba katılırsa, bir binanın toplam enerji tüketiminde yapılabilecek tasarruf daha da artacaktır.  

Ülkemizin, güneş kuşağında bulunmasına karşın, pasif güneş sistemleri konusunda, bu kuşağın dışında kalan ülkeler kadar ilerleme kaydedememesi büyük bir eksikliktir. Bugüne kadar, bu konudaki çalışmalar, birkaç kurum bünyesinde yapılmış olan bilimsel araştırmadan öteye geçmemiştir. Bunlardan bazıları, ısıtma amacıyla dizayn edilmiş olan İzmir Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Binası, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa ettirilmiş olan Güneş Evi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Gümüşsüyü Kampüsü’nde bulunan Güneş Evi’dir. İTÜ Makine Fakültesi’nde bulunan Güneş Evi’nde halen, DPT ve İTÜ Araştırma Fonu destekli iki ayrı proje yürütülmektedir.  

Türkiye’de en son inşa edilen Erciyes Güneş Evi, 144 m iç kullanım alanına sahip olup, çatı kısmında bulunan hava kollektörlerinden elde edilen sıcak hava ile ısıtılan aktif tip güneş evidir. Erciye Güneş Evi 1996 yılında tamamlanmış olup, bina geçmiş iki yıl itibariyle %80-85 oranında güneş enerjisi ile ısıtılmıştır. Ayrıca, bu binadaki 3Om ‘lik bir birim deneysel amaçlı olarak güneş enerjisi ile sıvı kollektörler kullanarak döşemeden ısıtılmaktadır. Erciyes Üniversitesi “Enerji Dönüşümleri Araştırma ve Uygulama Merkezi” bünyesinde laboratuvar ve ofis olarak kullanılmaktadır. Halen DPT ve Erciyes Üniversitesi Araştırma Fonu destekli iki proje yürütülmektedir.  

Özellikle Avrupa ve ABD’de, birçok üniversite ve araştırma kuruluşlarında sürdürülmekte olan bilimsel çalışmalar yanında, ticari anlamda uygulamaya geçildiği ve bu konuda uzmanlaşmış birçok ticari kuruluşun pasif güneş sistemleri kurmakta olduğu görülmektedir. Bunlara örnek olarak, Almanya’da DOMUS, ve ABD’de ise “Enertia Building Systems” gösterilebilir. ABD’de bugüne kadar 17,000 binanın pasif sistem olarak dizayn edildiği belirtilmektedir. Ayrıca, bu ülkelerde pasif sistemlerin özendirilmesi ve yaygınlaştırılması amacına yönelik olarak devlet politikaları geliştirilmiştir. Örneğin, ABD Enerji Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan “Federal Energy Management Program (FEMP)” çerçevesinde bu sistemlerin yaygınlaştırılması amacıyla bir dizi çalışmalar yapılmaktadır. Buna ek olarak, ABD’de bir adım daha atılarak, pasif sitemler konusunda bilimsel çalışmalar ve ticari uygulamalar yapan kurum ve kuruluşların aynı çatı altında toplanıp, birbirleri ile daha kolay iletişim sağlamaları ve organize bir şekilde çalışmalar yaparak, ortak projeler geliştirmeleri amacıyla, “Pasif Güneş Endüstrileri Konseyi” (Passive Solar Industries Council : PSIC) kurulmuştur.  

Güneş Mimarisinin temel özellikleri şöyle açıklanabilir:  

■        Güneş Mimarisi, enerji ihtiyaçları için doğrudan “Güneş Radyasyonunu” ya da “Güneş enerjisi türevlerini” kullanır.  

■        Bu mimari tarz, iklim verilerini esas alır ve radyasyonla birlikte sıcaklık, rüzgar, nem gibi faktörleri tasarımın önemli kriterleri olarak değerlendirir.  

■        Güneş Mimarisi, “pasif ve aktif güneş sistemlerinden, ayrı ya da bir arada yararlanır.  

-    Sistemin aktif hale dönüştürülmesi ile gelişmiş “Güneş teknolojilerinden” en iyi biçimde yararlanır. Güneş pilleri ve Güneş kollektörlerini, mimari bir eleman olarak değerlendirir.  

■       Doğal ısıtma ve soğutma sistemlerini kullanarak, binaların gereksiz ve aşın ticari enerji tüketimlerini önler.  

■       Çevre değerlerini, mimarinin öğeleri olarak ele alır ve biçimlerini bu değerlerle birlikte oluşturur.  

■       Çevreye verilen zararları en aza indirir.  

■       Yapay ve sağlığa zararlı malzemeler yerine zararsız, yerel ve doğal malzemeler kullanır.  

■       Ekolojik döngüleri ve değerleri dikkate alarak planlama ve tasarım uygular.  

■       Ekonomiktir. Doğal malzemeleri ve doğal enerjileri kullandığı için pahalı olmayan bir sistemdir.  

Diğer Isıl Sistemler 

Güneş enerjisi tarımsal ve endüstriyel ürünlerin kurutulması, acı ve tuzlu suların damıtılması, yemek pişirme ve endüstriyel pişirme, güneş motorları, yüksek sıcaklık uygulaması olarak metal ergitme (güneş fırınlan) alanlarında da kullanılabilmektedir.  

Güneş enerjisinin tanm alanındaki en önemli uygulamalan, ürün kurutma ve seralardır. Kabinet tipinde ya da zorlanmış hava akımlı depolu biçimde yapılan tarımsal kurutucularda düz yüzeyli kollektörler kullanılır. Güneş imbikleri de denilen, deniz suyundan ya da acı sulardan tatlı su ve tuz minerali üreten güneşli distilasyon üniteleri yine düz yüzeyli kollektörlü düşük sıcaklık uygulamalarıdır. Güneşle ısıtılan seralar ise pasif yapıda olabileceği gibi, hava hareketini sağlayan aktif bileşenler de içerebilir. Dünyada kırsal yörelerde sınırlı bir biçimde kullanıl­maktadır.  

Güneşli kaynatıcılar ve yemek pişiriciler, güneşli sterilizörler ise genelde odaklı kollektörlü olup, güneş ışınlannın yoğunlaştırılmasıyla elde olunan yüksek sıcaklıklı ısıyı kullanırlar. Bu kollektörler çoğu kez çanak biçimindedir. Ancak, pişiricilerin düz yansıtıcılı plakalarla donatılmış ısı kutusu tipleri de vardır. Çift camlı, kutu tipli ocaklar güneşli saatlerde yemek pişirilmesini sağlayabilirler. Hindistan, Çin gibi bazı ülkelerde yemek pişirmek için güneş enerjisi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sistemler kömür ve odun tüketimimi azaltsa da elektrik ve doğal gazın yerine geçemezler.  

Güneş enerjisi ile mekanik enerji üretmek için, sıcak hava motorlanndan (Stirling ve Ericsson çevrimli) ve güneş buhar güç sistemlerinden (Rankine ve Brayton çevrimli) yararlanılmaktadır. Bu motorlar ve türbinlerle sulama pompaları başta olmak üzere çeşitli iş makineleri çalıştırılabil-mektedir. Güneşli su pompalan, güneşli sıcak hava motorlanyla (Stirling motorlan), özel buharlı güç çevrimine dayalı güneş kuvvet makineleriyle çalıştırılmaktadır. Stirling motorlu tesislerde çanak tipi odaklı kollektörler kullanılırken, buharlı güç çevrimine dayalı olanlarda klasik düz yüzeyli, vakum borulu, ısı borulu ve uzunlamasına silindirikal odaklı kollektörler kullanılmaktadır.  

Güneş enerjisi teknolojisinin gelişim süreci içerisinde yüksek sıcaklık üretmeye yönelik güneş fırınları önemli yer tutmuştur. 1955-1965 dönemindeki teknoloji ile Fransa Pireneler’de kurulan 1 MW güçlü Mont-Louis Güneş Fırını, gelişmiş ve örnek bir fırın olarak gösterilmektedir.  

Güneşli Soğutma  

Güneşli soğutma ters ısı çevrimine dayalı bir ısıl uygulama olarak diğer ısıl uygulamalardan ayrılmaktadır. Güneş enerjisince zengin yörelerde soğutma gereksinimi büyük olmaktadır. Bozulabilir gıdalar ile ilaç ve aşıların soğuk depolanmasına, buz üretimine yönelik güneşli soğutma (solar refrigeration), özellikle izole alanlar ve kırsal yöreler için ilginçtir. Güneşli soğutmanın endrüstriyel amaçlı kullanımı da söz konusudur. Soğutmada güneş enerjisi kullanımı için potansiyel yöntemlerin geniş bir dağılımının olduğu söylenebilir.  

Genelde enerji tüketiminin küçümsenemeyecek bir bölümü soğuk üretimine gitmektedir. Sıcak iklim bölgelerindeki elektrik tüketimi içerisinde soğutma uygulamalarının payı %40′lara ulaşabil­mektedir. Konvansiyonel soğutucularda çevrim için gerekli mekanik güç, çoğunlukla bir elektrik motorundan ve sınırlı biçimde bir içten yanmalı motordan sağlanmaktadır. Çevrimi ısı girdisine dayalı soğutuculara gelince, elektrik veya petrol türevlerinden ve daha çok tüplenmiş gaz yakıttan üretilen ısı kullanılmaktadır.  

Güneşten Elektrik Üretimi ve Elektrik Santralları  

Güneş enerjisinden elektrik üretimi direkt ve indirekt olarak ikiye ayrı yöntemle gerçekleştirilir. Direkt yöntem kapsamında fotovoltaik, termoelektrik ve termoiyonik çeviriciler yer alır. Güneş enerjisinin indirekt biçimde elektriğe dönüştürülmesi ise, güneşten yararlanılarak üretilen buhar ve bunu değerlendiren bir buhar güç çevrimi ya da güneş enerjisiyle elde olunan hidrojen ve bunun kullanıldığı termik elektrik üreteci ve yakıt pili ile olmaktadır.  

Güneş elektrik santralları PV (fotovoltaik) tipi ve termik elektrik tipi olarak ikiye ayrılmaktadır. Güneş enerjisinden elektrik üretimi ilk kez 1954 yılında Amerika’da Bell Telefon Laboratuvarlannda üretilen PV güneş pilleri ile gerçekleştirilmiştir. Güneş enerjisi girdili buhar makine ve buhar türbin sistemleri ile güneş fırınlarının çok öncelerde yapılmasına karşın, güneş termik elektrik santrallarının kurulması 1970′lerin sonlarını bulmuştur.  

Güneş termik elektrik santralları, heliostat tarlalı ve merkezi güç kuleli, parabolik oluk tipi odaklı kollektör tarlalı ve dağınık parabolik çanak kollektör tarlalı tiplerde olmaktadır. Büyük çapta elektrik üretimi için parabolik oluk kollektörlü sistemler ile merkezi güç kuleli sistemlerin uygun olduğu görülmüştür. Parabolik çanak tipi kollektörlü sistemler daha çok otoprodüktör üniteler için uygun görülmektedir.  

 http://techfreep.com/images/solarfarm.jpg

Güneş Termik Santralları  

ABD California Barstovv yakınında 10 MW’lık Solar-1 adlı güneş termik elektrik santralı ilklerin en büyüğüdür. O dönemde Güney Fransa’da 2.5 MW’lık Themis Santralı, Sovyetler Birliği Azak Denizi kıyısında 5 MW’lık SES-5 Santralı, İspanya Almeria’da 1.2 MW’lık CESA-1 Santralı, İtalya Adrano’da 1 MW’lık EURELIOS Santralı ve Japonya Nio’da 1 MW’lık Güneş Işığı Santralı, ilk güneş termik elektrik santrallandır. Bunların hepsi merkezi güç kuleli santrallardır.  

Termik güneş güç santrallarının temel teknolojisi, bir akışkanın güneş radyasyonu ile ısıtılarak buharlaştırılması ve buharın bir turbo-jeneratör devitimi için kullanılması kuralına dayanır. Termik güneş elektrik teknolojisi doğrusal ve noktasal yoğunlaştırıcı sistemler olarak iki gruba ayrılabilir. Parabolik oluk, doğrusal yoğunlaştırıcı grubuna girerken, merkezi güç kuleli sistem ve parabolik çanak noktasal yoğunlaştırıcı sistem grubuna girmektedir. Ünite güçleri 0.5-200 MW arasında olan veya büyük çapta elektrik üretimi amaçlanan koşullarda, parabolik oluk sistemler ile merkezi güç kuleli sistemler üzerinde durulmaktadır. Parabolik çanak tipi sistemler, şimdilik otoprodüktör güçler için 10-100 kW’lık ünitelerde uygun görülmektedir.  

Gelecek için güneşle merkezi ısıtma ve yerel olarak elektrik üretme, yani kombine ısı - güç üretimi (kojenerasyon) uygulamaları üzerinde çalışılmaktadır. 100 - 1000 konutun ısı ve elektrik gereksinimini karşılamayı amaç edinen bu projelerde uzunlamasına silindirikal odaklı kollektörler, yüksek sıcaklıklı su deposu, turbojeneratör, alçak sıcaklıklı su deposu, ısı dağıtım ve elektrik dağıtım sistemleri yer almaktadır. Sistemdeki kollektörler, güneş termik elektrik santrallarında olduğu gibi bir kollektör tarlası biçiminde tasarlanmaktadır.  

Gelecek için yeryüzü güneş santrallarından başka, uzaya yerleştirilecek kollektör uydusu ve dünya bağlantılı jeosenkronize güneş santrallan kurulması amaçlanmaktadır. Dünyadan 36 bin km uzaklıkta ve 10 bin MW güçlü bir uzay santralından üretilecek elektrik enerjisi, santralın 1 km çaplı anteninden mikrodalgalarla dünyaya iletilecek, dünyadaki 7 km çaplı bir anten bu enerjiyi %55-75 tesirlilikle alıp, doğru akım verebilecektir. Bu proje Amerika Apollo Uzay Programı’nda yer almıştır.  

Güneş enerjisi temiz bir kaynaktır. Bugün dünyanın en önemli çevre sorunu, atmosferdeki C02 artışından ve sera etkisinden kaynaklanan küresel ısınmadır. Oysa, tanıtılan santrallar C02 emisyonu olmayan santrallardır. Bunların C02 emisyonundan sağladıkları tasarruf literatüre göre 1000-2500 ton CO2/MWyıl kadardır. Ülkemiz koşullarına göre yapılan değerlendirme, güneş santrallan ile C02 şahmından tasarrufun kömür santrallarına göre 3750 ton C02/MWyıl, petrol santrallarına göre 3000 ton C02/MWyıl ve doğal gaz santrallanna göre 2275 ton C02/MWyıl olacağını ortaya koymuştur. Ayrıca, NOx ve SOx ile uçucu kül atımını engellemek gibi yararlan da vardır.  

Güneşin temiz kaynak olması, olumsuz çevre etkilerinin hiç bulunmaması demek değildir. Teknoloji, insanların çevrelerini değiştirmek için uyguladıkları tekniklerin tümü olduğundan, bu enerji teknolojilerinin de çevrede bazı değişiklikler oluşturması, bu değişikliklerin içinde olumsuzlukların da bulunması kaçınılmazdır. Sıralanacak olumsuzluklar, yok denecek düzeyde kalmaktadır. Yine de güneş termik santrallarına ait odaklı kollektör tarlalarında veya heliostat tarlalarında aşırı radyasyon yoğunlaşması ve ışık kirliliği görülebilmektedir.  

 http://www.ts2.pl/upload/Image/Satellite-equipment/Solar-Panels/solar_power_system_1.jpg

 

Güneş Pilleri ve Fotovoltaik (PV) Santrallar  

Elektrik üretimi için bir diğer olanak da güneş pilleridir. Güneş pilleri, güneş enerjisini doğrudan elektrik enerjisine çeviren düzeneklerdir. Güneş pilleri 40 yılı aşkın bir süredir uzayda güvenilir olarak kullanılmaktadır. Yeryüzünde kullanılması 19701i yıllarda başlamıştır. Güneş pili geniş alanlı bir yarı iletken pn diyottur. Yarı iletkene giren ışığın yeterli düzeyde enerji taşıyan fotonlannın, kristalin n ve p bölgelerinde serbestleştirdikleri yük taşıyıcılar, diyodun pn ekleminde oluşan elektrik alanı etkisiyle ayrı kalarak diyot uçları arasında bir gerilim oluşturur. Diyot uçları bir iletkenle birleştirilerek yüklendiğinde ise diyottan akım çekilir.  

Güneş pillerine dayalı PV güç sistemleri, akım ve voltaj gereksinimlerine bağlı olarak düzenlenmiş PV modüller, sistemde depolamaya gereksinim varsa aküler ve kontrol alt sistemi ile DC/AC dönüşümünü sağlayan invertörlerden oluşur. Son 20 yılda PV teknolojisindeki gelişmelere ve PV pazarının büyümesine paralel olarak maliyetler düşüş eğilimine girmiştir. Uluslararası Enerji Ajansı’nın 17 ülkeyi içeren değerlendirmesine göre, 1990-1995 döneminde her yıl %25 artışla 53 MWe gücünden 180 MWe gücüne ulaşılmıştır.  

Elektronik sanayiinde çok önemli bir rol oynayan silisyum, gelişmiş teknolojisi ile günümüzde güneş pili üretiminde en yaygın kullanılan yan iletkendir. Teknolojik olarak tek kristal-çok kristal (c-kristal) ve incefılm (a-silisyum) olarak üretilen güneş pilleri ile oluşturulan ticari fotovoltaik modüllerde günümüzde

sırasıyla %15-17.5, 12-14 ve 5-8 verim elde edilmektedir. Çok katlı (tandem) güneş pillerinde elde edilebilecek teorik verim ise %40 dolaylarındadır.  

Güneş pili üretimi, yüksek teknoloji gerektiren bir yapım tekniği istemekte, dolayısiyle pahalıya mal olmaktadır. Ancak, gelişen teknoloji ile bu mal oluşlar geçmişte çok hızlı bir düşme göstermiştir ve maliyetlerin azalma eğilimi devam etmektedir. Bu alanda yapılacak Ar-Ge yatırımları, devletlerin bu alandaki çalışmaları desteklemeleri ile geliştirilecek teknikler sonucu, fiyatların daha da düşeceği kesindir. Bugün bu pillerin fiyatları 5-6 $/Wp‘e dek düşmüş durum­dadır.  

Güneş pili sistemlerinin maliyeti, temel olarak iki kısımda incelenebilir. Bunlardan ilki, güneş pili modüllerinin maliyetidir, ikinci kısım ise invertörler, elektronik denetim aygıtları, depolama, kablolama, arazi, altyapı hazırlama gibi sistem destek elemanlarının maliyetidir. Genelde, güneş pillerinin maloluşu, toplam sistemin maloluşunun yaklaşık yansı kadar olmaktadır.  

Ancak güneş pili sistemleriyle ilgili maliyet karşılaştırmalarında çevre etkileri dikkate alınma­maktadır. Ulusal enerji kaynaklarının yetersizliği konu olduğunda, şebekeye bağlı münferit PV sistemlerinin genelde önemli bir tasarruf potansiyeli oluşturduğu, bu konuda yapılan çalışmaların sonuçlarından anlaşılmaktadır. Örneğin, Almanya’da yapılan bir çalışmada, bireysel tüketicilerin evlerinin çatılarına koydukları güneş pilleri ile ürettikleri elektriğin üçte birini kendilerinin tükettikleri, geri kalanını ise enterkonnekte sisteme vererek ulusal elektrik enerjisi üretimine katkıda bulundukları saptanmıştır. Sonuç olarak, Almanya şartlarında, binalarda güneş pilleri kullanıldığında üçte bir oranda tasarruf doğmaktadır.  

Türkiye’de Öncelikle Yapılması Gereken Uygulamalar  

Türkiye’de genel enerji planlaması kapsamında yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kombine ve entegre kullanımı planlanmalıdır. Jeotermal enerji ve rüzgar enerjisi kaynağın bulunduğu yörelerde kullanılırken, güneş enerjisi Doğu Karadeniz Bölgesi dışında tüm bölgelerimizde geniş ölçüde kullanıma uygundur. Güneş enerjisinin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kullanımına öncelik verilmelidir. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklan konusunda hizmet verecek mühendislik, müşavirlik ve müteahitlik firmalarının kurulması ve gelişmesi teşvik edilmelidir.  

Türkiye’de güneş enerjisinin tüm kullanım alanları ile yaygınlaştırması gerekmektedir. Güneşli su ısıtıcılann, standart kaliteden aşağı olmayacak tiplerle kullanımlannın yaygınlaştırmaları, bu alanda tüketiciyi koruyacak, üreticiyi teşvik edecek önlemlerin alınması gerekmektedir. Güneş enerjisinin diğer kullanım alanlannın tanıtımına yardımcı olacak pilot uygulamalar ve demon-strasyon çalışmalan yapılmalıdır. Ülkemizde güneş enerjisinin ısıtma ve iklimlendirmede kullanımını geliştirmek ve yaygınlaştırmak için kent planlamasından bina yapımına dek çeşitli yerlerde uygulamaları belirleyecek bir yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.  

Güneş mimarisi uygulamaları ile güneş evlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Güneş mima­risinin etkin bir şekilde başlatılması için, aşağıdaki koşullar gereklidir.  

■     Güneş mimarisi için “altyapı” hazırlanması  

■     Güneş mimarisi için gerekli “teknoloji” geliştirilmesi  

■     Ar-Ge faaliyetlerinin organize edilmesi  

■     Güneş mimarisinin yürütülmesi için araştırma ve uygulama kurumlan oluşturulması  

■     Güneş mimarisi eğitimi için yeni düzenlemeler getirilmesi  

■     Güneş mimarisi uygulama örnekleri gerçekleştirilmesi  

■     Güneş mimarisi önündeki yasal engellerin kaldırılması ve yasal mevzuatın düzenlenmesi  

■     Güneş mimarisine teşvikler sağlanması, kredi öncelikleri verilmesi  

■     Güneş mimarisi için sivil toplum örgütleri kurulması ya da teşvik edilmesi.  

Yukarıda belirlenen işlerin yapılabilmesi için. TÜBİTAK, üniversiteler, devlet kurumları, meslek odaları ve halk arasında işbirliği gerekmektedir. Bu işbirliklerinin sağlanması ise örgütlenme modeli ile yakından ilgilidir. TÜBİTAK, ülkenin gelişmesini sağlayacak böyle bir konuda öncülük etme görevi yüklenirse, bu sorumluluğu, yeni bir “örgütlenme modeli” kurarak ya da kurulmasını teşvik ederek yerine getirmelidir.  

Ülkemizde bozulabilir tarımsal ürünlerin sağlıklı koşullarda üreticiden son tüketiciye dek ulaştırılmasında gerekli soğutma zincirindeki yetersizliklerin giderilmesi açısından, güneş enerjisiyle soğutma teknolojisinin geliştirilmesi önemlidir. Teknoloji zaman içinde endüstriyel soğutma boyutuna da uzanabilir. Güneşli soğutma teknolojisinin geliştirilmesi ve güneşli soğutucuların yerli teknoloji ile kullanıma sokulmaları için seçilecek sistemlere öncelik verilerek Ar-Ge çalışmaları yürütülmeli, gerekli teknoloji transferleri yapılmalı ve bu tür sistemlerin üretilerek piyasaya çıkarılması teşvik edilmelidir.  

Su buharı kompresyonlu güneşli soğutma, hava kompresyonlu güneşli soğutma, katı absorp-siyonlu güneşli soğutma, sıvı absorpsiyonlu güneşli soğutma, adsorpsiyonlu güneşli soğutma, freon veya amonyak buharı kompresyonlu güneşli soğutma, buhar (freon veya amonyak) jet güneşli soğutma sistemleri arasında yapılan karşılaştırma en uygun sistemin sıvı absorpsiyonlu, ikinci derecede uygun sistemin buhar-jet ve üçüncü derecede uygun sistemin buhar kompresonlu (freon veya amonyak) fotovoltaik panel elektrik motoru tahrikli sistem olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle sıvı absorpsiyonlu ve buhar jet sistemlerinin yaygın ve ekonomik kullanım için ülke koşullarına uygun olarak geliştirilmeleri gerekir. Ülkemizde yapılan sınırlı çalışmalarda çeşitli sıvı absorpsiyonlu sistemler üzerinde durulmuşsa da, yeterince bir ulusal teknoloji birikimi oluşturulduğu söylenemez. Buhar jet sistemi üzerinde ise hiç durulmamıştır.  

Güneş termik elektrik santralları konusunda hızla gelişen teknolojileri takip etmek için kısa dönemde teknoloji transferine, uzun dönemde de yerli teknoloji oluşturulmasına gidilmeli ve bu konuda Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra, santral ön fizibilitelerine de başlanmalıdır. Güneş - doğal gaz hibrid termik santrallarınınn Güneydoğu Anadolu’da kurulması uygun olacağından doğal gaz dağıtım hatlarının projelenmesinde bu kriter göz önünde tutulmalıdır.  

Bugün güneş pilleri konusunda pek çok ülkede devlet desteği ile gerçekleştirilen uygulamalar Türkiye’de de yapılmalıdır. Bu uygulamalar, enterkonnekte sistemin erişemediği gözetleme istasyonu, fener kulesi, petrol boru hattı ve benzeri alışılmış PV enerji sistemlerinin dışında; balık çiftlikleri, otel ve lokantalar, şebekeye bağlı ev ve sanayi tesisleri ile başlangıçta küçük çaplı PV elektrik santrallannı kapsamalıdır. Devlet bunun tanıtımını yapmalı, bireysel katılımcıları özendirmeli, PV enerji ticaretini ve üretimini teşvik etmelidir. Türkiye, sahip olduğu yüksek güneş enerjisi potansiyeli ile, yalnızca, gelişmiş ülkelerin bir pazarı olarak değil, beyin gücü ve teknolojisi ile bu konuda önemli çalışmalar yapan bir ülke konumunda olmalıdır.  

Otoprodüktörler ile ilgili yasa, şirket ve benzeri kuruluşların kendi elektriğini üretmesine ve fazlasını devlete satmasına izin verirken vatandaşın kendi elektriğini üretip fazlasını devlete satmasına elverişli değildir. Güneş pillerinden 1-5 kW gücünde santralların kurulacağı düşünüldüğünde, gündüz üretilen fazla elektriğin devlete satılması sözkonusu olacaktır. Bu konu ile ilgili yasal düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır.  

 

 http://www.sunvention.com/bilder/solar_power_village.jpg

Güneş pili ile ilgili bilimsel ve teknolojik Ar-Ge çalışmaları devlet ve özel sektörce desteklenmeli, özendirici, isteklendirici önlemler alınmalıdır. Bu konuda gerek ulusal gerekse uluslararası ortak projelerin oluşturulmasına önem verilmeli, bunun için kolaylıklar sağlanma­lıdır. Güneş pillerinin geliştirilmesi ve uygulamalarının yaygınlaştırılmasına ilişkin çalışmalarda yer alınmalı ve bu yöndeki teknolojilerin bir an önce uygulamaya konulması için gerekli özendiricilikler sağlanmalıdır. Ancak, güneş pili teknolojisi hızla gelişen bir teknoloji oldu­ğundan, teknolojiler çabuk eskimekte ve yeni teknolojiler uygulamaya konurken eski teknoloji kullanan üretim makineleri ucuz fiyatla gelişmekte olan ülkelere satılmaktadır. Bu yönüyle, özellikle ülkemiz için yeni olan bu alandaki uygulamalara girerken,

eskimiş üretim makinelerini alarak boşuna kaynak israfından ve bu alanda bir hurdalık oluşturmaktan kaçınılması gereklidir.  

Konuya ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler, tanıtım/eğitim ve uygulama ile ilgili olmak üzere, iki boyutta düşünülmelidir. Tanıtım/eğitim ile ilgili görüşlerimiz yukarıda verilmiştir. Uygulama ile ilgili olarak elektrik üretim ve dağıtım şirketlerine (TEAŞ/TEDAŞ) görev düşmektedir. Çatıya veya başka bir serbest alana monte edilecek PV modüllerin bina statiği veya dış görünüm gibi konulara uygunluk sağlayıp sağlamadığı belediyelerce, güneş pilleri ile üretilen ve şebekeye verilen enerjinin frekans ve harmonik yönleriyle uyumu, ayrıca kurulan tesisatın ilgili yönetmeliklere uygunluğu TEAŞ/TEDAŞ tarafından proje üzerinde incelenerek kontrol edilmeli ve izin verilmelidir.  

Öncelikli Uygulamalar ile ilgili Eğitim, Öğretim ve Ar-Ge Etkinlikleri  

Güneş enerjisi konusunda üniversitelerde çeşitli dersler kapsamında bir ölçüde bilgi verilmektedir. Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü bu alanda eğitim, öğretim ve Ar-Ge etkinliklerinin toplandığı özel bir kurum durumundadır. Ankara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniverstesi, Çukurova Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi güneş enerjisi konusunda araştırma çalışmaları yapan üniversiteler arasında yer almaktadır. Diğer üniversitelerde de sınırlı bazı çalışmaların bulunduğu bilinmektedir. Adı geçen üniversitelerin Fen Bilimleri Enstitüleri kapsa­mında verilen derslerde güneş enerjisi konusu yer almaktadır. Örneğin, Ankara Üniversitesinde Fen Bilimleri Ensititüsü yüksek lisans ve doktora programı kapsamında okutulmak üzere “Güneş Enerjisi” adlı bir ders verilmektedir. Ayrıca, aynı ensititü “Alternatif Enerji Sistemlerinin Tasarımı” kapsamında öğrencilere güneş enerjisi uygulamalarına ilişkin projeler yaptırmaktadır. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde Enerji Sistemleri ve Çevre Araştırma Enstitüsü’nde güneş enerjisi ile ilgili araştırmalar sürdürülmektedir. Elektrik İşleri Etüt İdaresi tarafından da güneş enerjisi konusunda araştırma çalışmaları yürütülmekte, eğitime katkıda bulunmak üzere demonstrasyon çalışmaları yapılmaktadır.  

Güneş enerjisi konusunda üniversitelerde yapılan çalışmaların büyük bölümünde ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerde tarımsal ürünlerin kurutulması, su ve hava ısıtıcı kollektörlerin geliştirilmesi konularına daha fazla ağırlık verildiği görülmüştür. Yapıların ısıtılmasında güneş enerjisinin kullanılmasına ilişkin araştırma projeleri bunların ardından gelmekte ve sınırlı kalmaktadır. Güneş motorları (sıcak hava motorları, güneş-buhar güç çevrimleri) üzerindeki çalışmalar ise çok sınırlıdır. Güneş enerjisi ile çalışan su pompalan konusu da ülkemizde sınırlı biçimde araştırılmıştır. Yine sınırlı kalmış bir araştırma konusu güneşli soğutuculardır. Güneş enerjisinden elektrik üretilmesi, sınırlı biçimde ve güneş pilleri ile çok küçük güçler için araştırma konusu yapılabilmiştir. Gelecek açısından Türkiye için büyük önemi olmasına karşın, güneş-fosil yakıt termik hibrid santrallar konusu üzerinde ise yerli araştırma yapılmamıştır. Güneş enerjisi ile hidrojen üretimi konusu da gerektiği gibi el atılmamış araştırma konulan arasındadır.  

Konuya İlişkin Yasal ve Kurumsal Düzenlemeler  

Güneş enerjisi konusunda düzenleyici bir yasa bulunmamaktadır. Buna karşın, imar yasasında, yapı yönetmeliklerinde ve belediyelerle ilgili mevzuatta, yapılann güneş enerjisi ile ısıtılması ve iklimlendirilmesi, konut sıcak su talebinin güneş enerjisinden karşılanması gibi uygulamalar için zorluk çıkaran hükümler bulunmaktadır.  

Özel bir güneş enerjisi yasası ya da yenilenebilir enerjilerin tümünü kapsayan entegre bir yasa kapsamında güneş enerjisi uygulamalanna yönelik düzenlemeler getirilmeli, kurumsal altyapılar oluşturulmalıdır. Çıkanlması gereken yasada güneşten yararlanma hakkı kavramından güneş enerjisi uygulamalanna ilişkin özendirmelere, merkezi sistemler için kontrol mekanizmalanna dek çeşitli konular yer almalıdır.  

Bugün için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde güneş enerjisi çalışmalannı yürütmekle görevli makam Elektrik İşleri Etüt İdaresi Güneş Enerjisi Şube Müdürlüğü’dür. Güneş enerjisinin giderek genişleyen bir kapsamı ve kullanım alanları olacağı düşünülerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde Yeni v

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !