TÜRKİYE’NİN GENEL ENERJİ DURUMU

2011-01-25 07:17:00

TÜRKİYE’NİN GENEL ENERJİ DURUMU

 

1970-1997 yillari arasinda yerli birincil enerji kaynaklari üretimi 14 493 Btep'den 1.9 kat artarak 27 687 Btep'e ulasmistir. Bu dönemde linyit üretimi 6.8 kat artarak, en büyük katkiyi saglamistir. 1997 yili linyit üretimi 11 759 Btep olup, toplam üretimin % 42.5'ini kapsamaktadir. Üretim büyüklügü siralamasinda linyitten sonra gelen kaynaklar, üretimdeki paylari ile birlikte; odun % 19.9, petrol % 13.1 ve hidrolik enerji % 12.4 biçiminde yer almaktadir. 1970 yilina göre 1997 yilinda petrol üretiminin azalmis olmasi bir sorundur. 1997 yili petrol üretimi, 1970 yili üretiminin % 97.6'si kadardir. Yerli petrol üretimi 1971'den 1990 yilina kadar, 1970 düzeyinin altinda kalmis ve 1976-1984 arasinda önemli azalma görülmüs, ancak 1990 yilinda 1970 yili üretimi asilmistir. Petrol üretimi 1995 yilindan sonra yine 1970 düzeyinin altinda kalmaya baslamistir.

 

 Ticari olmayan enerji grubunda yer alan, özde tezege dayali hayvan ve bitki artiklarindan saglanan enerji üretimi 1970'den 1982 yilina kadar artis göstermis, daha sonra düsme trendine girmistir. Hayvan ve bitki artiklarindan saglanan enerji üretiminin, 1970 yilina göre 1997 yilinda % 29 oraninda azalmis olmasi olumlu bir gelismedir. 1970-1997 arasinda yerli üretim kaynaklarina, 1976 yilindan baslayarak dogal gaz, 1984 yilindan baslayarak jeotermal enerji ve 1986 yilindan baslayarak günes enerjisi eklenmistir. Eklenen bu üç kaynaktan 1997 yilinda yapilan yerli üretim toplam birincil enerji üretiminin % 1.8'i kadardir. 1970-1997 yillari arasinda birincil enerji tüketimi 3.8 kat artis göstermis ve 18 849 Btep'den 71 367 Btep'e yükselmistir. 1997 yilinda tüketimde yillik artis hizi % 2.8 olmustur. Ancak, 1990-1997 dönemindeki yillik artis hizinin en yüksek degeri % 9.8 ile 1996 yilinda görülmüstür. 1994 yilindaki % -2.2'lik azalmadan sonra, 1995 yilinda % 7.7'lik artisla yeni bir trend baslamisti. Son yillarin artis hizi, gelismis ülkelerin % 1-2'yi geçmeyen artis hizlarina göre büyük olmakla birlikte, dünya ortalamasinin altinda enerji tüketen ve sanayileserek kalkinmayi amaç edinen Türkiye için zorunlu oldugu bir gerçektir. Ancak, 1997 yilinda artis hizinin frenlendigi gözlenmistir.

 

Türkiye'de enerji üretim ve tüketim gelisme trendlerinin farkli olusu nedeniyle, 1970 yilinda % 76.9 olan üretimin tüketimi karsilama orani, 1997 yilinda % 38.8'e düsmüstür. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi tarafindan yapilan gelecege yönelik projeksiyonlarda bu oran düsme trendi içinde kalmaktadir.

    

Petrol tüketiminin % 9.1'i, dogal gaz tüketiminin % 2.3'ü, taskömürü tüketiminin %15.8'i yerli üretimle karsilanmistir. Linyit tüketimin tamami yerli üretime dayanmaktadir. Türkiye'nin bilinen sinirli kaynaklarinin yanisira, yatirim ve teknoloji kisitlarindan da yerli enerji üretimi sinirlanmaktadir.

 

Türkiye'de 1997 yilinda üretim ve tüketimi birbirine esit olmak üzere, bir önceki yila göre yenilenebilir kaynaklardan hidrolik enerjide % 1.7 azalma, jeotermal enerjide % 10.5 artis, günes enerjisinde ayni durumu koruma, hayvan ve bitki artiklarinda % 1.4 azalma görülmüstür. Odun üretim ve tüketimi de ayni düzeyini korumustur. 1997 yilinda rüzgar enerjisi üretim ve tüketimi yoktur. Siralanan yenilenebilir kaynaklardan saglanan enerji, toplam enerji arzi içinde % 38.7'lik pay kapsamaktadir. Özellikle tezege dayali hayvan ve bitki artiklari degerlendirme disi tutulacak olursa, yenilenebilir enerjinin toplam enerji arzi içindeki payi % 33.2 düzeyindedir. Hidrolik enerjinin tek basina yerli üretimdeki payi % 12.4 iken, klasik biomas (odun + hayvan ve bitki artiklari) payi % 25.4'dür.

 

1997 yili verilerine göre, yenilenebilir enerjinin Türkiye'nin genel enerji tüketimindeki payi ise % 15 kadardir. Hayvan ve bitki artiklari degerlendirme disi tutuldugunda bu pay % 12.9'a düsmektedir. Hidrolik, jeotermal ve günes enerjisinin tüketimdeki toplam payi % 5.2 olmustur. Hidrolik kaynaktan saglanan enerji ise, günes ve jeotermalden saglananin 13 katidir. 

 

Türkiye'de son yillarda talebi ve/veya tüketimi hizli artis gösteren kaynak dogal gazdir.1975 yilinda listede yer almayan dogal gaz, 1976 yilinda sembolik yerli üretimle enerji bütçesine girmis ve 1986 yilindan baslayan ithalati ile tüketimi hizla gelismistir. 1997 yilinda birincil enerji kaynaklari tüketimi içinde dogal gazin payi % 12.8'e çikmistir. 1997 yilinda tüketilen dogal gaz 10.1 milyar m3 olup,1998 yilinin talebi 13.4 milyar m3'e yükselmistir. 2000 yilinin talebi ise 20.8milyar m3 olarak kestirilmektedir. Ancak, bunun nasil gerçeklestirilebilecegi sorundur.

                                

Sanayinin tüketimi 20 055 Mtep, konut ve hizmet sektörünün tüketimi ise 19 015 Mtep'dir.Tüketilen enerjinin % 23'üne karsilik olan 16 334 Mtep enerji; elektrik santrallari, kok ve briket fabrikalari, petrol rafinerileri ile iç tüketim ve kayiplarda harcanmistir. Bu deger düsüldügünde toplam nihai enerji tüketimi 55033 Mtep olmaktadir. Nihai enerji tüketiminin ise % 36.4'ü sanayi sektörüne gitmistir.

                                

Önemli enerji tüketim sektörlerinden bir digeri de ulastirma sektörüdür. Ulastirma sektörünün 1997 yili enerji tüketimi 11 339 Mtep olup, toplam birincil enerji tüketiminin % 15.9'u, toplam nihai enerji tüketiminin de % 20.6'sini kapsamaktadir. Ulastirma sektörü enerji tüketiminin % 99.5'i petrol ürünlerinden karsilanmaktadir.

                                

Yerli linyit üretiminin 50.5 milyon tona ve yerli taskömürü üretiminin 5 milyon tona çikmasi öngörülmektedir. Linyit üretiminin 337.2 milyon tonu santrallar, 13.3milyon tonu da isitma için yapilacaktir. Yerli petrol üretiminin 2.7 milyon tonda kalmasi, yerli dogal gaz üretiminin 612 milyon m3 olmasi beklenmektedir.

                                       

2000 yilinda 43.8 milyar kWh olarak öngörülen hidroelektrik üretim imkanlı bir hedeftir. Hidrolik enerji toplam birincil enerji tüketiminin % 4.1'inikarsilayacaktir. Klasik biomas 2000 yilinda da yaklasik bugünkü degerini koruyarak, birincil enerji üretiminin % 22.4'ünü, birincil enerji tüketiminin de% 7.7'sini karsilamaya devam edecektir.

 

2000 yili için jeotermal enerjiye ve günes enerjisine ayrilan pay toplam 553 Btep ile genel enerji üretiminde % 1.8 ve birincil enerji tüketiminde % 0.6 olup, çok küçük düzeylerde kalmaktadir. Oysa, rüzgar santrallari kurulmaya baslanmis oldugundan, 2000 yilinda 1.5 milyar kWh rüzgar enerjisi üretmek olanakli olup,öngörülen hidrolik enerji üretiminin % 3.6'si kadar bir kazanim saglanabilir.Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarindan yararlanim, bu kaynaklarin küçümsenmeden tesvik edilmesine baglidir.

 

Alıntıdır.

664
0
0
Yorum Yaz